Gündem

Türk Deniz Kuvvetleri'nin görülmemiş harekat temposu ve Yunanistan'ın güçsüzlüğü

Defencereview'te yer alan, "Türk Deniz Kuvvetleri'nin görülmemiş harekat temposu ve Yunanistan'ın güçsüzlüğü" başlıklı makalede, Türk deniz gücünün Yunanistan'a göre teknik açıdan güçlü ve sürekli göreve hazır olduğu belirtildi.

Türk Deniz Kuvvetleri'nin görülmemiş harekat temposu ve Yunanistan'ın güçsüzlüğü
-

Yunanca yayın yapan ve Savunma, güvenlik ve diplomasi konularında makaleler içeren portal Defencereview, uzman görüşleri ve askeri analistlerin yorumlarıyla Türkiye ve Yunanistan'ın Ege ve Akdeniz'deki deniz gücü ile ilgili bir makale yayımladı.

Makalede, Türk Deniz Kuvvetleri'nin Ankara'nın emri ile Ege ve Doğu Akdeniz'de çok yoğun bir deniz varlığı gösterdiği belirtilirken, güvenilir kaynaklardan alınan bilgilere göre Yunan deniz kuvvetleri ve donanma Komutanlığı Türklerin sürekli olarak 16 ile 18 arası su üstü unsurunu yani fırkateyn ve korvetlerinin bölgede bulunduklarını rapor ettiği ifade edildi.

Sitenin özel kaynaklarına dayandırdığı makalede yer alan bilgiler şöyle...

Bu 16 veya 18 gemiden 4 adedi sürekli olarak Libya açıklarında bulunuyor, geri kalanları ise Ege ve Doğu Akdeniz'de Türk araştırma gemilerine refakat ediyor veya tatbikat icra ettiği.

Türk Deniz Kuvvetleri envanterinde 8 adet Pery Sınıfı fırkateyn (4 tanesi modernize edildi) 4 modernize edilmiş Barbaros Sınıfı fırkateyn, 4 Yavuz Sınıfı fırkateyn ve 10 korvet bulunuyor ki bunlardan 4 tanesi Türklerin kendi inşa ettikleri Ada sınıfı korvetler.

Türk Deniz Kuvvetleri'nin Harekat yükünü yapılan analizlere göre Pery Sınıfı ve meko sınıfı fırkateynler ile Ada sınıfı korvetler çekiyor.

Yunan deniz kuvvetleri uzmanlarının yaptığı analizlere göre Türk Deniz Kuvvetleri gemilerini oldukça iyi bir teknik düzeyde tutuyor ve bu nedenle bu kadar yoğun görevlere rahatlıkla yetişebiliyor.

Ayrıca Yunan kurmay subaylarının yaptığı analize göre Türk Deniz Kuvvetleri unsurlarının sürekli denizde olması ve eğitim yapmaları onların teknik ve taktik olarak harbe daha hazırlıklı olmalarını ve denizcilik kültürünü özümsemelerini sağlıyor.

Türklerin yaptıkları faaliyetlerde bir diğer hedefleri ise, genel olarak Yunanistan'ın deniz gücü açısından üstün olduğunu düşündükleri Girit ve Meis bölgeleri. Bu bölgelere yoğunlaşarak bu bölgeleri hareket alanı haline getiriyorlar.

Yunan Deniz Kuvvetleri'nin bunun özellikle Doğu Akdeniz'e yönelik sıkıntıları var. Çünkü yeterince Deniz karakol uçağı yok, ayrıca insansız hava vasıtalarını bölgede kullanamıyorlar.

Ege Denizi'nde özellikle hücumbotlar ve diğer karakol gemileri taktik resmin idamesi için kullanılabilir, fakat Doğu Akdeniz'de ve de Libya bölgesinde büyük su üstü unsurlarına ihtiyaç var. Bu kapsamda Deniz karakol uçaklarının modernizasyon projesinin bir an önce sonuçlandırılması ve mürettebatlarının bu ihtiyaçlara uygun eğitilmesi gerekiyor.

Ne yazık ki sahil güvenlik komutanlığından da bu konuda yeterince yardım alınamıyor, çünkü sahil güvenlik Avrupa Birliği'nden aldığı fonlarla özellikle göçmen krizi ile müdahaleye odaklanmış durumda ve deniz kuvvetleri ile aralarında yeterli iletişimi yok. Bu kapsamda akla gelen çözümler ise sahil güvenliğe sivil kadrolardan da personelin alınması ve böylece Avrupa Birliği'nden daha fazla fon alınması.

star.com.tr

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.