İSLAM

Üç ayları iyi değerlendirelim!

Üç aylar, ilâhî rahmetin oluk oluk aktığı, manevi huzur ve sükûnun gönüllere indiği kıymetli bir zaman dilimidir. Bizler bu mübarek vakitlerde ömrümüzün muhasebesini yapar, yaratılış gayemizi yeniden idrak ederiz.

Üç ayları iyi değerlendirelim!
-

Üç aylar olarak isimlendirilen manevi birçok zenginliği içinde barındıran aylara girmiş bulunuyoruz. Bizleri bugünlere kavuşturan yüce Mevlamıza şükürler olsun.

Birbirinden kıymetli gün ve gecelerin birbirini takip ettiği Recep, Şaban ve Ramazan aylarına Peygamber Efendimiz (sav)’in verdiği kıymeti biliyoruz. Bizlerin de bunun farkında olarak bugünleri ihya etmenin yollarını aramamız gerekiyor.

Sevgili Peygamberimiz (sav): “Recep Allah’ın ayı, Şa’ban benim, Ramazan ümmetimin ayıdır” buyurarak üç ayların faziletini ve önemini bizlere hatırlatıyor.

Dinimizde ayrı bir değeri olan üç ayların, insanî özelliklerin olgunlaşmasında ve iradenin kontrol altına alınmasında rolü büyüktür. Zira Receb ve Şaban aylarının feyzinden ve bu aylarda bulunan Regaib, Mirac ve Berat gecelerinin rahmetinden istifade yolunu tutan bu kişi Ramazan ayında ise her türlü kötülükten kendini uzak tutar ve insanî vasıflarının artmasına gayret eder. Nihayet Kadir gecesinde yapacağı ibadet ve tevbe ile manevî hazza ulaşır.

Üç aylar, ilâhî rahmetin oluk oluk aktığı, manevi huzur ve sükûnun gönüllere indiği kıymetli bir zaman dilimidir. Bizler bu mübarek vakitlerde ömrümüzün muhasebesini yapar, yaratılış gayemizi yeniden idrak ederiz. Kulluk ve ibadete, hayır ve hasenata, iyilik ve güzelliklere her zamankinden daha fazla yönelir, gönül dünyamızı imar ederiz. Hayatın karmaşası içinde ihmal ettiğimiz görev ve sorumluluklarımızı hatırlarız.

Öncelikle yapmamız gereken şey, nefis muhasebesidir. Yani kendimizi hesaba çekmektir. Her şeyin para ile ölçüldüğü, insanlar ve toplumlar arası ilişkilerin bozulduğu, huzurun yerine kargaşanın hâkim olduğu bir dünyada; insanın ruhunu derin acılardan koruyabilmek için, nefis muhasebesine her zamankinden daha çok ihtiyacımız vardır. Dinimizin ısrarla bize tavsiye ettiği bu nefis muhasebesi ihmal edilirse, insanın varlığı anlamını kaybeder. Bunun toplumdaki yansıması da; arsızlık, hayâsızlık, ahlaksızlık, haksızlık, hırsızlık, yolsuzluk, kin ve intikam duygularının yaygınlaşması, merhametsizlik ve sevgisizlik biçiminde ortaya çıkar. Nefsiyle muhasebesini hakkıyla yapanlarda ve iç dünyasına yönelenlerde görülen ilk değişim ise; bütün kötülükleri terk edip insanlığın sıkıntı ve ıstıraplarını yüreklerinde hissetmeleridir.

Kalplerimizden kötü duygu ve düşünceleri silelim. Gönül dünyamızı kirleten haset, kin, düşmanlık, haksızlık ve zulüm gibi kirlere bulaşmaktan sakınalım. Birbirimize, anne ve babamıza, yakınlarımıza sevgiyle ve iyilikle yaklaşalım. Dünyamızı saran kötülük ve düşmanlıklara karşı birlik ve beraberlik içinde olalım. Gönüllerimizde iyilik, merhamet sevgi ve hoşgörü ışığını yakalım. Namazlarımızı kılalım, Kur’an-ı Kerim’i okuyalım, dua edelim, zikir ve tesbihatta bulunalım, özellikle de tevhidi anlatan İhlas suresini okuyarak, manasını tefekkür ederek ihya edelim.

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.