Okur Postası

Ülkedeki hıyânetler ne zaman bitecek?

Gazetemiz okurlarından Kuşadası’ndan Kubilay Ertekin, ‘Ülkedeki hıyânetler ne zaman bitecek?’ başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

Ülkedeki hıyânetler ne zaman bitecek?
-

İçinde yaşadığımız vatana ihanet eden nankör ve hainlerin ihanetleri o kadar çok ki, nereden ve hangisinden başlamak gerektiğini kestirmek gerçekten çok zor. Özellikle 960 ve 980 yıllarında habis midelerini Rus votkası ve rublesiyle dolduran, kıblesi Moskova olan bir sürü müfsit ve bozguncular şimdi Rusya’ya cephe almış ve onlarla alışverişe ölümüne karşı çıkıyorlar. Çünkü o zamanlar Moskova’da korkunç bir dinsizlik ve komünizm diktası hüküm sürüyor, bunlar da Lenin ve Stalin hayranı oldukları için Komünizm adına ülkemizi yangın yerine çeviriyor, bir sürü Marksist militan ortalığı yakıp yıkıyordu…

Başta TARİŞ olmak üzere tahrip ve talan ettikleri devlet kurumlarımızın haddi hesabı yoktu. Şimdi aynı sakim ve habis zihniyetin artığı bir ifrit bakın ne haltlar ediyor!?

“Eğer Türkiye, NATO’ya rağmen Rusya’dan silah almaya devam ederse, bu durumda fevkalade ciddi olumsuzlukların yaşanacağı, ülkenin sıkıntıya gireceği kesindir!” Höst! (28.8.2019) Kim bu herif? Cevap; uzun yıllar ülkede Laisizm-Kemalizmler ve devrimler maskesi altında Lenin ve Stalin adına militan yetiştirip, ODTÜ’de “Faşist ve gerici” (!) iktidarlar için atış eğitim yaptıran mahut siyasi yapının müseccel kemik yalayıcıları ve müfrit Moskofçulardan birisidir. Halbuki bunlar yıllarca bu ülkede inanç ve milli irade düşmanlığı yapan, devlet-millet aleyhine Marksist-Leninist haşere üreten yoldaşlardandı…

Pekiyi bunlar o zaman niçin Moskofçu idi ve şimdi neden muhalifler!? Çünkü o yıllar Ruble ve votkalar, yağlı kemikler Moskova’dan geliyor, bütün dünya çalışanlarının tek kurtuluş ümidi Marksizm’di(!). Ayrıca o yıllarda Rusya böylesi bir açılımın sahibi de değildi. Fakat sonradan akıllı insanlar o ideolojinin çıkmaz bir yol olduğunu gördüler ve köprülerin altından çok sular aktı. Başta Gorbaçov, sonra da Putin ülkeyi değiştirdi ve pek çok Batı ülkesinden daha çok Batıcı oldular. O yüzden bizdeki azılı inanç ve milli irade düşmanı Marksistlerin feleği şaştı ve bunlar hâlâ aynı yerde otladıkları ve aynı batıl, fasit ideolojiyi savundukları için, şimdiki Rusya ise Türkiye ile dost olunca bizdeki eski müseccel Marksistler düşmanları arasına o yıllarda can ciğer dostlarını da düşman safına katmak zorunda kaldılar. Artık eskisi gibi oradan mama, Ruble ve votkalar falan da gelmiyor. İşte devlet, millet ve inanç düşmanlığı böylesine iğrenç ve korkunç bir illet ve hastalıktır…

Bizler bunların derdinde iken şimdi de devletin kurumlarından yeniden bir “HERO” alçaklığı çıkmak üzere. Bildiğiniz üzere bu HERO, bir cezaevinden gelişip-güçlenerek onca milletin ve görevlilerin gözünün önünde ta mahkemeye kadar gelmiş ve devlete meydan okumuştu. Şimdi de benzer cezaevinde her türlü bozgunluk medyanın serbest olduğu halde inanç ve milli iradenin, özellikle devletin bekası için ölümüne mücadele eden (Yeni Akit)’in yasak olması (30.09.2019 basından aklın ve mantığın alacağı bir şey değildir. İnsan merak ediyor. Tıpkı diğer alanlarda olduğu gibi buralarda bozguncu muhalefetle FETÖ, PKK hıyanetinin ve müfsitlerin kontrolü altına mı çalışıyor!? Bu işlerin sorumlusu oldukları halde işi savsaklayan ve sorumsuz davrananları, sol ideoloji müfsitlerinin kısa bir dönemde ve işbaşına geldikleri günden beri binlerce işçiyi nasıl kapı dışarı ettiklerinden bari ibret almalıdırlar. Meşhur sözdür. “İbret almayanlar, ibret olmaya mahkumdurlar.” Bu konularda mevcut zihinler sahiplerine karşı iyi niyetle pek çok şeyler söylendi ve yazıldı. Daha da söylenebilir ama şimdiye kadar muhtelif konularda bu ve benzeri uyarıların defalarca yapıldığı için fazlasına gerek ve lüzum olmadığı kanaatindeyim.

Ümit ederim ki tekrar ibret olmadan ibret alırlar… Bu arada hamakat kesimine ve lüpçü-hazırcılara bir şey hatırlatmak isterim. CHP’nin bu millet için en büyük musibet olduğunu ve kurulduğundan beri millete yaptığı ve yaptırdığı onca zulümleri unutup onların pembe yalanlarına kanarak siyasi destek veren ve imdi de kapılarında salya sümük ağlayarak gözyaşı dökenlere OH olsun! demiyor içinde bulundukları bu sakim ve sakat zihniyetten uyanıp o asalaklıktan (zira gerçeklerde, milli-manevi değerlere ve ideallere değil, onca uçuk ve siyasi vaatlere oy vermekte bir bakıma asalaklık ve hazırcılıktır) bundan vazgeçmelerini ve gerçekten kişilik sahibi olup inanç ve milli irade düşmanlarına tekrar destek olma hamakatinde bulunmamalarını (naçizane) önemle tavsiye ederim.

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.