Okur Postası

Ülkelerin gerçek yüzü

Gazetemiz okurlarından Süleyman Alp, "Ülkelerin gerçek yüzü" başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

Ülkelerin gerçek yüzü
-

Süleyman Alp/İstanbul

Türkiye’yi güçsüzleştirmek ve uluslararası arenada zor durumda bırakmak için birçok ülke, el ele vermişçesine ortak kararlar almaya başladı. Aslında klasik, “Haçlı birliğini” oluşturdular dersek, hata yapmış olmayız. Ancak bizim bazı aptal Müslümanların da bu tuzağa düşmeleri işin daha can sıkıcı yanı. Türkiye’ye silah satışlarının engellenmesinden, ekonomik yaptırımlara, “Barış Pınarı Harekatının” kınanmasına ve hatta Türkiye’nin savaş suçu işlediğinin kabulüne kadar birçok ilginç yaptırımlar gündeme geldi. Her şey Türkiye’nin güney sınırında PKK-PYD terör koridoruna müdahale etmesi sonucu başladı. Bunu ısrarla Kürtlere yapılan bir operasyon olarak lanse etmeye çalışanlar, aslında Türkiye üzerinde projeleri olan kişi veya ülkeler. Türkiye’yi mevcut demografik yapıya müdahale ile suçlayanlar, aslında bölgeyi altüst edip bölge demografisi ile oynayanlardır. Asıl konu Arap kemeri, Arap koridoru, Kürt kemeri veya Kürt koridoru değil, “terör koridorunun” Türkiye sınırında hakimiyet kurması ve bunu da ABD’nin, aklı sıra DAEŞ’e karşı kullanma iddiası. Aslında bölgede yıllardır DAEŞ’in bulunmadığını ve gücünü yitirdiğini de herkes biliyor. Ancak taşeron SDG, PKK, PYD adı ne olursa olsun terör örgütü, aslında Türkiye’ye karşı destekleniyor hem de güçlendiriliyor. Kanton yönetim adı altında başlayan özerklik devlet olarak sonlandırılmak isteniyor. Avrupa ve Amerika bu terör gruplarının devlet haline gelmesi için ellerinden geleni yapıyor. Adına da DAEŞ’e karşı, SDG’yi (Suriye Demokratik Güçleri) destekliyoruz diyorlar. Teröre karşı başka bir terörize güç desteklenir mi? Irak sınırında kurulan Kürdistan devletine de ses çıkarmayan Türkiye, şimdi niçin Suriye sınırındaki oluşuma askeri müdahalede bulunuyor? Sebebi çok açık, PKK terör örgütünün 40 yıldan fazladır ülkemizin başına bela olduğunu ve 30-40 bin civarında insanımızı katlettiğini bütün dünya bilmiyor mu? Köylerin basılması, kendilerine destek vermeyen insanların öldürülmesi, bebeklerin dahi katledilmesi, İstanbul, Ankara, İzmir dahil olmak üzere birçok şehrimizde patlayan bombaların tek faili PKK terörü değil miydi? PKK terörünün adını; YPG, SDG, HDP, PYD gibi uyduruk isimlerle değiştirdiğinizde, terör aklanıp paklanmış mı oluyor? “PKK teröristleri, Suriye Demokratik Güçleri” adı altında toplandığında “Aaa iyiymiş, bunlar demokrasi isteyen özgürlük savaşçılarıymış” mı diyeceğiz!!!” El-Kaide lideri Ladin, “Amerikan Demokratik Güçleri” diye bir örgüt kurmuş olsaydı, onu alkışlayacak mıydınız, “Ladin adını değiştirip Michael” yapsa ona pasaport verip Amerika’ya mı alacaktınız yani? Peki bu ayak oyunlarına siz kanmıyorsunuz da bizim inanmamızı niçin istiyorsunuz?

Rusya, Suriye’den aldığı Akdeniz limanlarının diyeti olarak Suriye ile dostluğunu elbette ki sürdürecek. Suriye’ye karşı Türkiye’yi tercih edeceğini düşünmek ise saflık olur. Çünkü güçsüz ve her istediğini yapan bir Suriye her zaman tercih sebebidir. Amerika ise zaten rengi ve devlet politikası belli olmayan bir devlet. Tek amacı bölgeyi sürekli istikrarsızlaştırıp, onların insan ve maddi güçlerinden faydalanmak ve toplumları sürekli sömürmek. 1800-1900 yıllarında olan sömürge devletleri şimdi renk değiştirerek, demokratik devletler haline geldiler. Emperyalizmin, modern sömürgeciliğin ayakta durması için anlatılanlar ve yapılanlar “Modern Zaman Bin bir Gece Masalları” gibi.

İsrail’in ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “One Minute” çıkışını unutmadıklarını ve bunun intikamı için ellerinden geleni yaptıklarını biliyoruz. Dahası güçsüzleşen Mezopotamya’ya yerleşme hayalleri, hâlâ içlerinde olan bir ukde. İngiltere, Fransa ise bölgeden koparabildiklerini koparma peşinde ve Amerika’nın arkasına gizlenmiş bir halde onun izinden yürüyorlar. Kurnaz İngiltere mayın tarlasına ilk basan olmaktansa Amerika’yı önden sürmeyi her zaman yeğliyor. Avrupa’nın küçük ülkeleri de ağabeylerinin peşinden giderek aynı tavrı sergiliyorlar. Ancak şunu bütün dünya bilmeli ki, Türkiye, dünyada, içinde en az ırkçılık barındıran ülkedir. Biz Türk, Kürt, Çerkez, Pomak, Arap, Laz, Rum, Ermeni, Süryani ayrımı yapmadığımız gibi Osmanlı’dan kalan güzel bir hasletle de yabancı ülke insanlarını çok büyük bir misafirperverlik ve dostlukla karşılarız. Bunu ülkemizi ziyaret eden milyonlarca turist çok iyi bilir.

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.