Okur Postası

Ülkeyi devlet yönetiyor ama toplumu başkaları yönlendiriyor

Gazetemiz okurlarından Aydemir Hüdai, "Ülkeyi devlet yönetiyor ama toplumu başkaları yönlendiriyor" başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

Ülkeyi devlet yönetiyor ama toplumu başkaları yönlendiriyor
-

Aydemir Hüdai/İstanbul

Ülkemizi devlet, TBMM ve çeşitli bakanlıklar vasıtasıyla yönetiyor. Fakat toplumumuzu başkaları yönlendiriyor. Bunlar kim? Bu üç sektör maalesef dizi yapımcıları, modacılar, futbol kulüpleri. Bu üç sektör, toplum üzerindeki ağırlıkları, etki alanları, algı operasyonları, beyin yıkama metodları, Milli Eğitim Bakanlığını, Diyanet İşleri Başkanlığını çok geride bırakarak yarış atı gibi hedefine varmaktadır. Futbol kulüpleri milyonlarca gencini, yaşlısını peşinden sürüklemektedir. Sadece Fenerbahçe, Beşiktaş ve Galatasaray’ın 40 milyon taraftarı mevcuttur. Öyle bir yapılanmışlar ki bazen futbol maçını seyrederken birbirleri ile küfürleşiyorlar, birbirlerine giriyorlar, birbirlerine düşman oluyorlar. Hatta yaralanmalar ve ölümler dahi olabiliyor. Halbuki oynanan bir müsabaka bunu düşünemiyorlar. Bu yüzden binlerce polis, güvenlikçi bu müsabakalarda görev alıyor. Bu futbol sektörü o kadar toplumu sarmış ki yedi yaşındaki çocuğun sırtında Fenerbahçe, Beşiktaş, Galatasaray forması hatta daha ileri gidersen Ronaldinho’nun, Messi’nin, Alonso’nun, Maradona’nın ve nice ünlü futbolcunun forması sahne alıyor. Aileler bu hastalığa dur demediği gibi aferin oğlum büyüyünce bunlar gibi olacak diyerek bu hastalığın daha da körüklenmesine sebep oluyor. Hele de bu futbol müsabakalarının içine büyük paralar girince daha da cazipleşiyor. Hatta bu sektörün içine iddaa, spor toto, spor loto gibi kumar sektörü de girince daha ilgi çekici oluyor. Yani iş spordan, futboldan başka bir kılığa bürünüyor. Ticari anonim şirketlere dönüyor. Akabinde mafyatik alanlara kayıyor. Buna ne devlet ne Milli Eğitim Bakanlığı ne de Diyanet İşleri Başkanlığı bir müdahalede bulunuyor. Yetkililer sadece seyrediyor, giden sadece ahlak oluyor. Hele sahadaki oyuncuların anormal saç tipleri, davranışları, gençleri ahlaki yönden yozlaştırıyor, yönlendiriyor. Bu arada bu futbol kulüplerinin başkanları da özellikle bu üç büyük kulübün yani FB’nin, GS’nin, Beşiktaş’ın başkanları da taraftarlarımız diye cahil gençlerin paralarını da suiistimal ediyorlar. Özellikle her biri milyarder olan kulüp başkanları ve yöneticileri kulübün borçları için ellerini ceplerine atmayıp, gözlerini bu gençlerin cebindeki üç kuruşa dikiyorlar. Kulüp borçlandığı zaman devletten yardım yapılandırma ve indirim bekliyorlar ama kendileri çocukları Miami’de, Bahama adalarında tatil yapıyorlar. Yalılarda, villalarda oturuyorlar. Hele bir kulüp başkanı var ki ismini vermeyeceğim. Kendisi ülkenin en güçlü ve zengin adamı taraftarlardan yardım istiyor utanmadan. Ne diyeyim bu futbol hastalığı ülkeyi öyle sarmış ki, alınmasın koca cumhurbaşkanımız bile 25 yılı dolduğu için FB kulübünde yakasına rozet taktırıyor. Engin olmak akıllı olmak değildir. Zenginlik Allah vergisidir. O kimi dilerse zenginliği ona verin. Ben nice zeki ve akıllı insanlar tanıyorum karnını zor doyuruyor. Bu milyoner, milyarder kulüp başkanları yüzbinlerce euroyu, doları yabancı futbolculara veriyorlar. Halbuki bu dövizleri verdikleri oyunculardan ülkemizde binlercesi mevcut. Getirdikleri yabancı oyunculardan binde biri kaliteli çıkıyor. Şunu da zikretmeden geçemeyeceğim; bu kulüp başkanlarının çoğu milli değil. Avusturya başkanı Türkiye’ye gitmeyin turist olarak başka ülkelere gidin diye afiş astırırken, Viyana belediye meclisinde camilerde ezan okunmasın diye karar alınırken, Beşiktaşımızın eski Başkanı Fikret Orman ve Trabzonspor Başkanı takımlarını Avusturya’ya kamp yapmaya gönderdiler, adamlara döviz kazandırdılar. Halbuki Türkiye’de Balıkesir’de Kaz Dağları var, Erzurum’da Palandöken dağları var hem de oksijeni ve havası var.

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.