Dünya

Uzman isimden çarpıcı Taliban analizi: Trump bir taşla iki kuş vurmak istiyor

ABD Başkanı Donald Trump’ın ABD-Taliban arasında süren barış müzakerelerinin askıya alınmasının arka planına dair değerlendirmelerde bulunan Uluslararası İlişkiler Uzmanı Doğacan Başaran, “Taliban’ın ABD’yle olan görüşmelerinin sona ermesi İran’la olan işbirliğini hızlandırabilir. Dolayısıyla Trump yönetimi, bir taşla iki kuş vurmak üzeredir. Çünkü mevcut durum, hem ABD’ye Afganistan’daki varlığını sürdürme hem de İran’ı bir kez daha ‘terörü destekleyen devlet’ şeklinde itham etme fırsatını vermektedir.” dedi.

Uzman isimden çarpıcı Taliban analizi: Trump bir taşla iki kuş vurmak istiyor
-

 Murathan Seyitoğlu  Yeniakit.com.tr 

Yaklaşık bir yıldır ABD temsilcileriyle Taliban arasında devam eden barış görüşmelerinin Trump yönetimi tarafından sona erdirilmesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan ANKASAM Uluslararası İlişkiler Uzmanı Doğacan Başaran, “ABD-Taliban Müzakerelerinin Sona Ermesi İran-Taliban İlişkilerini Hızlandırır mı?” başlıklı dikkat çeken bir analiz yazısı kaleme aldı.

“İran’ın Taliban tavrı merak ediliyordu”

7 Eylül 2019 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump, sosyal medya sitesi Twitter’daki resmi hesabı üzerinden Kabil’de düzenlenen ve 1’i Amerikan askeri olmak üzere 11 kişinin ölümüyle neticelenen saldırıyı gerekçe göstererek Afganistan’da kalıcı barışın sağlanması için yürütülen ABD-Taliban müzakerelerini sonlandırdığını hatırlatan Doğacan Başaran, şöyle konuştu:

“Bu gelişme, tüm dünyanın ilgisini çektiği gibi, son dönemde Taliban’la yakın ilişkiler geliştirdiği bilinen İran’ın tavrının da merak edilmesine sebebiyet vermiştir.”

“İran, Amerikan işgali esnasında, Taliban’a karşı ABD’yle işbirliği de yapmıştır”

Trump’ın çıkışı sonrasında İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif’in ““İran olarak, yabancı güçlerin ve saldırganların Afganistan’daki yeni durumdan faydalanarak, yeni bir cinayet başlatacağı konusunda uyarıda bulunuyoruz… Bizim açımızdan saldırganlar ve işgalciler yenilgiyi kabul etmeli ve Afganistan’ı bir an önce terk etmeliler.” açıklamasını hatırlatan Doğacan Başaran, sözlerini şöyle sürdürdü:


“Tahmin edileceği gibi Tahran’ın önceliği, Afganistan’daki Amerikan kuvvetlerinin bu ülkeden çekilmesidir. İran, Afganistan’la sınırdaş olması hasebiyle bu ülkedeki Amerikan varlığının kendisini kuşatmaya yönelik projenin bir parçası olduğunu düşünmektedir. Bu sebeple de Trump yönetiminin müzakerelerin sona erdiğini duyurması, İran tarafından kuşkuyla karşılanmıştır. Zira İran, ABD’nin Afganistan’a ilişkin süreçlerden tamamen dışlanmasını istese de müzakerelerin sona ermesinin ABD’nin Afganistan’daki varlığını sürdürmesine vesile olmasından kaygılanmaktadır. Bu nedenle de Zarif, ABD’nin yenilgiyi kabul ederek Afganistan’dan çekilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Aslında İran ile Taliban arasında ciddi ideolojik ve dini farklılıklar bulunmaktadır. Zaten bu yüzden de İran, Taliban’ın iktidarda olduğu dönemde mevzubahis ülkeyi kendi güvenliğine yönelik bir tehdit olarak görmüştür. Çünkü ağırlıklı olarak Peştunlardan oluşan Taliban, dini ve ideolojik konumlanışını Selefilik üzerinden şekillendirmektedir. Bu da İran’ın bahsi geçen dönemde mezhepsel bir tehdit algılamasına yol açmıştır. Hatta bu sebeple İran, Amerikan işgali esnasında, Taliban’a karşı ABD’yle işbirliği de yapmıştır. Bu işbirliğini İran İslam Cumhuriyeti Dini Rehberi Ayetullah Ali Hamaney’in uluslararası politikadan sorumlu danışmanı olan Ali Ekber Velayeti şu sözlerle itiraf etmiştir.”

“Tahran, Taliban’a silah ve maddi yardımlarda bulundu”

İran, geçmişte Taliban’ı tehdit olarak görmüş ve Taliban rejiminin devrilmesini, kendisi için bir fırsat olarak yorumladığına dikkat çeken Doğacan Başaran, şunları söyledi:

“Ancak ABD’nin İran politikasının sertleşmesi ve Irak’ın işgali, İran’ın iki komşusu üzerinden kuşatıldığını düşünmesine neden olmuş ve bu da Tahran yönetiminin Afganistan politikasını; dolayısıyla Taliban’a olan bakışını değiştirmesini sağlamıştır. Bu çerçevede İran’ın Taliban’a olan yaklaşımı farklılaşmış ve taraflar arasında sıcak ilişkiler gelişmeye başlamıştır. Bu kapsamda Tahran, işgal sırasında Taliban’a silah ve barınak tedarik etmiş ve aynı zamanda maddi yardımlarda bulunmuştur.”

“İran’ın Taliban’la derin ilişkileri bulunuyor”

O süreçte Taliban’ın İran’ı eleman temini noktasında da kullandığı ve hatta örgüt yöneticilerinin bu ülkeyi, ABD saldırılarına karşı sığınılacak güvenli bir liman olarak değerlendirdiği de bilinmektedir. Buna ek olarak Taliban’ın Devrim Muhafızları Ordusu’ndan (DMO) eğitim ve danışmanlık gibi konularda yardım aldığı iddiaları da bulunduğunu hatırlatan Doğacan Başaran, “İran’ın Taliban’la olan ilişkilerinde derinleşme yaşanmasına sebep olan bir diğer unsur da terör örgütü Devletü’l Irak ve’ş Şam (DEAŞ) faktörüdür. İran’ın DEAŞ’a karşı Suriye ve Irak’ta Şii milisler aracılığıyla yürüttüğü mücadele, bahsi geçen ülkelerdeki nüfuzunu arttırmasını sağlamıştır. DEAŞ’ın ideoloji olarak Taliban’a rakip olabilecek durumda olması ve bu örgütün ABD eskortluğunda Afganistan’a taşındığı iddialarının bulunması ise İran ile Taliban’ı, ABD ve DEAŞ’a karşı ortak mücadeleye yönlendirmektedir.” şeklinde konuştu.

“Taliban’ın ABD’yle olan görüşmelerinin sona ermesi ise İran’la olan işbirliğini hızlandırabilir”

ANKASAM Uluslararası İlişkiler Uzmanı Doğacan Başaran, sözlerini şöyle tamamladı:

“Gelinen noktada ABD ile Taliban arasındaki müzakerelerin sona ermesi ise Afganistan’dan çekileceğini açıklayan ABD’ye, bu ülkedeki varlığını sürdürme imkânını sunmuştur. Taliban’ın ABD’yle olan görüşmelerinin sona ermesi ise İran’la olan işbirliğini hızlandırabilir. Dolayısıyla Trump yönetimi, bir taşla iki kuş vurmak üzeredir. Çünkü mevcut durum, hem ABD’ye Afganistan’daki varlığını sürdürme hem de İran’ı bir kez daha ‘terörü destekleyen devlet’ şeklinde itham etme fırsatını vermektedir.”

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.