Dünya

Vaatler sonrası Çipras’a çağrı: Gel vazgeç

Batı Trakya Türkleri, Yunanistan Başbakanı Çipras’ın, İskeçe’de müftülük konusunda yaptığı açıklamalara tepki gösterdi.

Vaatler sonrası Çipras’a çağrı: Gel vazgeç
-

Yunanistan Başbakanı Çipras’ın, İskeçe’de müftülük konusunda yaptığı açıklamalara Batı Trakya Türkleri tepki gösterdi. Rodop KİNAL milletvekili İlhan Ahmet ve Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği Genel Başkanı Necmeddin Hüseyin, Çipras hükümetinin ‘Vakıf Yasası’ konusunda sözünde durmadığını, yalan vaadlerle Türkleri uyutmaya çalıştığını söylediler.

Yunanistan'daki Batı Trakya Türklerinin sorunları, Yunan hükümeti tarafından söz verilmesine rağmen çözülmüyor. Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras, 6 Mayıs 2019 tarihinde Batı Trakya'yı ziyaret ederek partisi SİRİZA'nın İskeçe'de düzenlediği toplantıda müftülük ve vakıflar konusunda yaptığı konuşma Batı Trakya Türkleri tarafından tepkiyle karşılandı.

Çipras'ın yaptığı açıklamalara tepki gösteren Rodop KİNAL Milletvekili İlhan Ahmet, “Çipras hükümeti tarafından azınlığımızın dini özgürlüklerine karşı siyasi tarihte benzeri görülmemiş bir müdahale yapılmaktadır” dedi. Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği Genel Başkanı Necmettin Hüseyin de, Çipras'ı uyararak, “240 İmam Yasası'ndan vazgeçin. Türkleri yalan vaadlerle uyutmayın” uyarısında bulundu.

İlhan Ahmet yaptığı yazılı açıklamada, Başbakan Çipras'ın bölgeye yaptığı ziyaretin azınlık için bir kez daha hayal kırıklığı olduğunu öne sürerek, “Çipras'ın açıklamalarıyla, azınlık kurum ve kuruluşları ile temsilcilerinin ekonomi, eğitim ve din alanında azınlık haklarının korunmasına yönelik talep, teklif ve önerilerinin başbakan ve hükümet nezdinde hiçbir şekilde dikkate alınmadığı bir kez daha ortaya çıkmış oldu ” ifadelerine yer verdi.

Derin tahribat sürüyor

Açıklamada, “Mevcut hükümet eliyle sistematik bir şekilde, Azınlık kurum ve kuruluşlarına karşı yapılan derin tahribatın kararlı bir şekilde devam ettirildiğini kaygıyla müşahede ediyoruz.

Azınlığımızın özerk yapısının belirleyici temel yapı taşları olan müftülükler, medreseler, okullar, vakıflar, dernekler gibi kurum ve kuruluşlara karşı SİRİZA hükümeti tarafından, azınlık temsilcileri ve kanaat önderlerinin görüşünü almamak suretiyle, siyasi tarihte benzeri görülmemiş bir müdahale yapılmaktadır” denildi.

İlhan Ahmet'in açıklaması şöyle devam etti: “Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı tarafından önerilen ve kanunlaşan 18/2018 sayı ve tarihli cumhurbaşkanlığı kararnamesinde hükümetin ısrarcı olduğu ve hatta önümüzdeki zamanda yayınlanması beklenen yeni bir kararname ile dini özgürlükler konusunda azınlık karşıtı duruşun sağlamlaştırılacağı bizzat Başbakan Çipras tarafından ifade edilmektedir.

18/2018 sayı ve tarihli kararnamenin 58. maddesinin 2. fıkrasının c bendine göre, Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı bünyesinde Müslüman İdari İşler Bölümü kurulmuştur. Bu maddenin 5. fıkrasının d bendine göre Batı Trakya'daki imamların, hatiplerin ve müezzinlerin camilere atanması; e bendine göre vakıflarımızın denetimi, kontrolü ve idaresi Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı'nın yetkisine geçmektedir.

Din özgürlüğüne müdahale

Yine söz konusu kararnamenin 59. maddesine göre azınlığa ait mevcut vakıf malı yekûnundan olan medreselerle ilgili kapatma, birleştirme ve her türlü tasarruf hakkı Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı'nın yetkisine geçmektedir.

Azınlık tarihinde ilk defa bu kararname ile hükümet eliyle din özerkliğine direkt müdahale edilmekte ve camilerdeki din görevlilerinin belirlenmesinden, vakıflarımızın idare ve denetimine, vakıflara ait olan medreselerin kapatılmasına kadar geniş bir alanda Azınlığın özerklik hakkı sınırlandırılmaktadır.

Tüm bu hususlarda, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nin 18. maddesi ve Uluslararası Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi'nin (2462/1997) açıkça ihlali söz konusudur.

‘Avrupa insan hakları sözleşmesi ihlal ediliyor'

Ayrıca, Avrupa Birliği Temel Haklar Şartı'nın 10. maddesinin (2000/C/364/01) yanı sıra, anayasanın 28. maddesi gereğince hiyerarşik üstünlüğe ve bağlayıcılığa sahip olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 9. ve 13. maddeleri ihlal edilmektedir.

Anayasanın 13. maddesi her ne kadar dini inançların kamusal ve örgütlü bir şekilde ifade edilmesine atıf yapmasa da yukarıda belirtilen uluslararası metinlerdeki hükümlerde dinî özgürlüklerin kollektif olarak kullanma hakkı ön görülmekte ve düzenlenmektedir.

‘Azınlığın görüşü alınmalı'

Bu kararname ile azınlığımızın din özgürlüğü ihlal edilmiş, özerkliği elinden alınmış ve müftülük kurumunun içeriği boşaltılmıştır. Başbakan Çipras'ın azınlığa müjdelediği müftülük seçimi, işte bu yeni kararnameler ışığında etkisiz kalmaktadır.

Azınlığın talep ettiği müftü seçiminin, söz konusu 18/2018 sayı ve tarihli kararname ve yakın zamanda çıkarılacağı başbakan tarafından açıklanan yeni kararname ile belirlenecek din alimleri tarafından oluşturulacak bir seçici heyet tarafından yapılacağı kesinleşmektedir.

Neşredilmesi beklenen yeni tamamlayıcı kararnameyle müftülüklere alınacak personelin dahi Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı tarafından atanması öngörülmektedir. Bu şartlar altında, Azınlığın görüşü ve önerisi alınmadan, sadece Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı'nın takdirine göre belirlenecek seçici heyet tarafından yapılacak olan müftü seçimi, azınlığın beklentilerini karşılamayacağı gibi hiçbir anlam taşımayacaktır.

Bununla birlikte, 25 Nisan 2019 tarihinde meclis genel kurulunda bölge milletvekili olarak dile getirmiş olduğum soru önergemde de dikkati çektiğim üzere 3647/2008 sayı ve tarihli kanunda azınlığımızın talep ettiği değişikliklere gidilmeden yapılacak olası bir vakıf idare heyeti seçiminin de ciddiyetten uzak olup, soruna çözüm getirmeyeceği muhakkaktır.

Hükümetin bu kararlarıyla, müftülük ve vakıflar konusunda özerklik ortadan kaldırılmakta, azınlık kurum ve kuruluşlarının devletleştirilmesinin önü açılmaktadır. Müftülükler idare ve sevk bakımından içeriği boşaltılarak çalışamaz hale getirilirken, camilerde görev yapacak din adamları devlet tarafından atanır olacaktır.

‘Çipras, bugüne kadar sorunlarımıza çare getirmedi'

Sayın Çipras'ın Batı Trakya'ya her gelişi bölgemiz ve Azınlığımız için büyük bir hayal kırıklığından öte olmamaktadır. Görüldüğü üzere Başbakan Çipras, bugüne kadar azınlığımızın herhangi bir sorununa çözüm getiremediği gibi, çiftçimize ve bölgemize hakkettiği tarımsal ve ekonomik desteği de sağlayamamıştır.

Başbakan ve hükümeti, azınlığımızı ve Trakyamızı içi boş vaadlerle kandırmaya devam etmektedir.

Hükümetin, azınlığımıza ve bölgemize karşı her alanda aldığı kısıtlayıcı ve doğrudan müdahaleci tedbirler kabul edilemez muhafazakar bir anlayışın tezahürü olup, sosyalist bir hükümetin yurttaşlarına karşı olması gereken sosyal demokrasi anlayışı ile de bağdaşmamaktadır.

Demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğüne inanan, sosyal demokrat bir milletvekili olarak, azınlığımız ve bölgemiz için yürüttüğüm hak mücadelesine meclis çatısı altında devam edeceğime kimsenin şüphesi olmasın. ”

Çipras'a bir tepki de, Batı Trakya Türkleri Dayanışma derneği genel Başkanı’ndan geldi

Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği Genel Başkanı Av. Necmettin Hüseyin de, Başbakan Aleksis Çipras'ın hafta başında İskeçe'ye gerçekleştirdiği ziyarette, Batı Trakya Türklerini ilgilendiren Müftülük, Vakıf ve Azınlık Okulları sorunları hakkında yaptığı açıklamaya tepki gösterdi.

Necmettin Hüseyin'in basın açıklaması şöyle:

‘240 imam yasasından vazgeçin'

“Sayın Başbakan, basına yansıdığı şekliyle İskeçe'de yaptığı konuşmasında Müftülük ve Vakıf İdare Heyeti seçimlerine değinerek 1920/1991 sayılı yasanın değişmesi gerektiğini düşündüklerini ve inceleme yaptıklarını beyan ederek “Bu yasa, Müftünün Azınlık din adamları tarafından seçilmesini ve Azınlık tarafından olabildiğince büyük ölçüde kabul görmelerini sağlayacak bir süreçle değiştirilmelidir” diyerek Müftülük seçimlerine atıfta bulunuyor.

Fakat yaptığı bu açıklamada aleni şekilde Müftüyü 240 imam yasası ile Hristiyanlar tarafından görevlendirilen heyet ve din adamları seçecektir diyemiyor.

Sayın Çipras, İslam dininde ruhban sınıfı yoktur.

Azınlık din adamlarından oluşan ve sizin tanımladığınız gibi Batı Trakya'da bir heyet yoktur ve olmayacaktır.

240 İmam yasası ile Batı Trakya Türk Azınlığına dayatarak uygulamaya sokmak istediğiniz bu aciz ve vahim tezgahtan vazgeçin.

Evet samimiyseniz, daha önceki toplumun karşısına ilk çıktığınız seçim propaganda dönemlerindeki vaatlerinizi de unutmamış iseniz, gelin Batı Trakya Türklerinin gasp edilen haklarını geri iade edin.

Gelin yaklaşık 40 yıl önce Batı Trakya Türk Azınlığının simge kurumlarından söktüğünüz Türk tabelalarını geri asın.

Gelin Batı Trakya Türk Azınlığının özgür iradesi ile camilerinde yapacağı Müftülük seçimini kabul edin.

Gelin Vakıf mallarının kontrolünü tamamen asıl sahibi olan Batı Trakya Türk Azınlığına iade edin.

Gelin kapatılan Azınlık Okullarının tekrar açılması için talimat verin. O okullarımızda, anaokulu düzeyinde de ana dilimizi  çocuklarımıza biz öğretmeyi biliriz.

‘Türk azınlığın aklı ile alay etmeyin'

Yoksa yıllardır seçim propaganda dönemlerinde olduğu gibi ucu açık, arka planda farklı hesaplar güdülen ve bizlerce de neyi kast ettiğinizi çok net bildiğimiz söylemlerle Batı Trakya Türk Azınlığını kandırmaya çalışmayın. Türk Azınlığın aklı ile alay etmeyin.

Sorumluluğu olan herkesi uyarıyoruz..  Batı Trakya Türk Azınlığı'nın etnik kimliğine, dini inancına, diline, camilerine, okullarına, müftülüklerine, vakıflarına, derneklerine yani uluslar arası hukukun güvencesindeki azınlığımızın hukuki özerkliğine saldırılarınıza son verin diyoruz.

Ben bu vesile ile bir kez daha sayın Çipras'ı Batı Trakya Türk Azınlığına karşı net olmaya, sorunların çözümüne yönelik açık olmaya ve dürüst olamaya davet ediyorum.”

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.