Okur Postası

Vatandaşı dinlemeyen siyasiler, gönül fatihleri olamazlar

Gazetemiz okurlarından Alaettin Köksal, "Vatandaşı dinlemeyen siyasiler, gönül fatihleri olamazlar" başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

Vatandaşı dinlemeyen siyasiler, gönül fatihleri olamazlar
-

Yazımıza bir hadisi şerifle başlayalım. “Ya öğreten ol, ya öğrenen, ya dinleyen ol, ya dinleten,  sakın beşincisi olma (bunların dışında kalma) helak olursun.” Yazmaya çalıştığım bu makalemizi, özelikle devletin genel ve yerel yöneticileri okumalıdır. Vatandaşını dinlemeyen yöneticiler, gönül fatihleri olamazlar. Ülkenin kalkınması, milletin milli ve manevi değerlerimizin korunması için mücadele eden makam ve mevki sahipleri, hangi partiden, mezhepten, meşrepten ve ırktan olurlarsa olsunlar, insanların gönül dünyasında yerleri olmuştur ve olacaktır.

Milli ve manevi davası olmayan partilerin ve siyasetçilerin, bugüne kadar ülkeye ve millette hiçbir faydaları olmamıştır ve olmayacaktır. İktidar olma hırsıyla, siyaset kurumunu, yalanların pazarlandığı, kin, nefret, husumet ve kıskançlıkların dövüştürüldüğü bir meydan olarak görenler, kuru gürültüden ve gerilim çıkarmaktan başka, ülkenin ve milletin lehinde faydalı olacak plan ve projelerle halkın karşısına çıkamamışladır, çıkamayacaklardır.

 Vatandaşların fikir ve düşüncelerini birkaç cümle içinde hülasa etmek sanıldığı kadar kolay bir iş olmadığından, yazmak konuşmaktan çok daha zordur. Vatandaşlarımızın iktidar ve muhalefet partileri hakkındaki düşüncelerini ve isteklerini özetleyerek siz değerli okuyucularımıza arz etmeye çalışacağım.

1-Tüm siyasi partilerimizin ülkenin ve milletin maddi ve manevi selameti için milli ve yerli davaları olmalı ve bu davalar üzerinden siyaset yapmalıdırlar. Dıştan içimize sokulan, maneviyattan yoksun, milli ve yerli olmayan,  ilkesiz ve tutarsız davalarla, milletin karşısına çıkan siyasiler ve siyasi partiler, gönül fatihleri olamadıklarından iktidar olamazlar.

2-Bilerek/ bilmeyerek meşru olmayan yollarla, darbelerle, öyle veya böyle, bir şekilde iktidar olmaya çalışanlara, milletimiz itibar etmez ve etmeyecektir. Vatandaşı dinliyormuş gibi yapmak, yüzüne karşı yalandan tebessüm etmek, sonrada bildiğini okumak vatandaşı istismar etmek olur ki, bu ikiyüzlü tavır ve davranışa milletimiz itibar etmez. Unutulmasın ki, İktidar tarafından tayin edilen genel yöneticilerin, seçimle işbaşına gelen genel yerel yöneticilerin olumsuz tavırları, halkı küstürdüğünden, insanların iktidar partisine olan olumlu tavırları, olumsuzluğa dönüşmektedir.

3- Birçok zorluklara rağmen, Sayın Cumhurbaşkanımızın ülkenin maddi ve manevi kalkınması yönündeki milli ve yerli duruşunu hazmedemeyen bir kısım iç ve dış çevrelerin küstah saldırılara karşı milletimizin ekseriyeti Sayın Erdoğan’ın yanında yer aldıklarını ve alacaklarını ifade etmektedirler. Lakin parti içinden gelen saldırılara karşı etkileyici tedbir alamadıklarını, seçerken ve atama yaparlarken gerekli hassasiyeti göstermediklerinden şikâyet etmektedirler. 

4- AK partisinin tayin ettiği bürokratlar, seçtiği vekiller ve belediye başkanları halkı dinlemez ve bilgilendirmezse halkın telefonlarına çıkmaz, makamını halka zulüm aracı olarak kullanırsa, halk da şikâyet edeceği bir merci bulamazsa veya bulursa, yaptığı şikâyetler dikkate alınmazsa, AK partisi kendi kendini vurmuş olur.  Sandık vurgunu yedikten sonra “Kendim ettim kendim buldum” şarkısını okumanın hiçbir faydası olmayacaktır.

5- Ülkenin milli ve manevi menfaatlerini daha ileri seviyelere çıkarmak için iktidar olmak isteyen siyasi partiler ve destekleyicileri yalan konuşmaktan, iftira etmekten doğruları saptırmaktan, milleti aldatmaktan, yapamayacakları şeyleri söylemekten desteksiz ve belgesiz konuşmak sakınmalıdırlar. İktidar partisini, sandık yoluyla deviremeyenler dış ve iç destekle darbelerle, siyasi ve ekonomik krizlerle, gezi parkı benzer sokak eylemleriyle devirmeye çalışanlar, milletin hür iradesini saygısızlık etmiş olurlar, milletimiz de bu saygısızlığı asla affetmez.

6-  AK partisi, birilerinin dayatması veya telkinlerine aldanarak,  yapılmaması gereken işleri yapmamalıdır. Yapılması gereken işleri de, birilerinin zamanı değil diyerek ertelememelidir. İdam cezası hukuk sistemimizde konulması gerekiyorsa konulmalı, Ayasofya açılacaksa açılmalı, İstanbul sözleşmesi iptal edilecekse edilmelidir.  Devletin işleyişine zarar veren, adil yargılama yapmayan, AK partisinin yıpratılmasına yol açan resmi ve sivil bürokratlar ve yerel yöneticiler görevlerinden derhal uzaklaştırılmalıdır.

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.