Okur Postası

Vekil olarak Allah yeter, insana Allah yeter

Gazetemiz okurlarından Osman Demir, "Vekil olarak Allah yeter, insana Allah yeter" başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

Vekil olarak Allah yeter, insana Allah yeter
-

Osman Demir

O hanginizin ameli daha güzel olacak diye sizi yaratandır.

Dünya hayatı, bir oyun ve eğlence ve oyalanmadan ibarettir, esas olan ahret yurdudur, keşke bilseniz” (Ankebut 64). “Hayır hayır, sizler peşin olan dünya hayatını tercih ediyor, ahreti ise unutuyorsunuz”. İşte dünyaya gelme nedenimiz ve durumumuz.

Rabbim nasip etti, daha evvel takvim yapraklarında ya da dini bir kitapta geçmesiyle tek tek parça parça çok az bir kısmını okuduğum, çoğu defa da hadis mi, ayet mi diye karıştırdığım Rabbimizin ayetlerini 45 yaşımdayken düşüne düşüne baştan sona okudum. Son zamanlarda, bir arayış içindeydim, ama öyle çok geniş kapsamlı ve içerikli değildi arayışım. Geleneksel bir dindarlık anlayışım vardı. Namazımı genellikle kılar, orucumu hep tutardım. Kitapçılara gidip dini ve tasavvuf kitaplarına bakıyordum, içimde bir arzu bir istek vardı, onu bahşedene hamdolsun, şükürler olsun, acıkmış susamış gibiydim, doyuracak bir şey bir kitap arıyordum. Sonunda Kur’an-ı Kerim’in mealini, orijinal Arapçası olmadan, hemen her evde olan, hem Arapça hem Türkçe büyük ve kalın kabuklu, 2-3 kg ağırlığında ve büyük olmayan, sadece meal ve kolay bir kitaptan baştan sırayla Fatiha suresi, Bakara suresi, Ali İmran, Nisa... başlayarak okumaya başladım. Almak ve anlamak üzere okuyordum. Kur’an meali okuma metodolijisi adlı kitabı henüz okumamıştım ama Muhammed İkbal’in; “Şu anda ve bizzat sana iniyor gibi oku”. SÖZÜNE UYARAK OKUYORDUM. Oldukça etkilenmiştim, sanki gerçekten Rabbimle konuşuyor gibiydim. Bir alışta 2-3 yaprak, veya 100 ayet kadar okuyordum. Hiç okumadığım günler de oluyordu, birkaç seans okuduğum da oluyordu. Ama hiçbir zaman 3-4 günden fazla ara verdiğim olmadı. Kendime göre ideal bir ritimde okudum. 2 ay kadar bir zamanda bitirdim. Bazen 2, bazen 2,5, bazen de 3 ayı buldu bir okuyuşum. Ancak 4 ay hiç olmadı. İdeal süre olarak bu süreyi uygun görüyorum, kendiliğinden de öyle gelişti.  İlk okumalar dediğim ve 5-6 okumayı bulan bu ilk kısımda genellikle hep bu sürede okudum. Hiç sevap kazanayım düşünmedim, hep Rabbim ne diyor ve Onun sözlerini okuyup, anlamaya, Onunla konuşmaya çalışayım diye okudum. Okurken ayetlerden etkilenip tekrar tekrar okuduğum oluyordu. Bazen de sonraki ayete geçmek dakikalar alabiliyordu. İşte onlardan bir tanesi;

KULLARIM SANA BENDEN SORARLAR, ONLARA SÖYLE, BEN ONLARA ÇOK YAKINIM, BANA DUA EDENİN DUASINA İCABET EDERİM” (Bakara 186).

Aman Allahım, seni yaradan Rabbin bakın ne diyor. Ben sana çok yakınım diyor. Bu ne büyük bir lütuf, bunu bilmemek ne büyük bir kayıp. Allah’ın yakın olduğuna herkes, tüm dünya, cümle alem ırak ve uzak olsa ne olur ki? O bize bu kadar yakınken, biz nerdeyiz acaba, ona yakın olabiliyor muyuz, yoksa nerdeyiz?

Ya da bize bu kadar yakınken ve arada hiç ara yokken, ya bizim aradığımız, peşinden koştuğumuz aracılar neyin nesi? ARA YOK Kİ ARACI OLSUN. Rabbim bana çok yakın, beni biliyor, beni duyuyor. Gerçekten VEKİL OLARAK ALLAH YETER, İNSANA ALLAH YETER.

Ne kadar pozitif, ne kadar huzur ve mutluluk verici, güven ve güç verici. Sanki insan daha ne ister ki diyesi geliyor. “Allah size yardım ederse, size galip gelebilecek olan kimdir ki? O sizi bırakırsa size yardım edecek, kurtarabilecek kimse olamaz. O halde müminler Allah’a güvenip dayansınlar”? (Ali İmran 160).

Bu ayetleri hakkıyla anlayıp ve iman eden ümitsizlik, karamsarlık, ya da Allah’ın berisinden bazı yardımcılar arar mı? Ve sizden güçlüsü olabilir mi?

Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki, idaresi ve yönetimi ALLAH’IN ELİNDE OLMASIN” (Hud 56).

Allah birine bir iyilik hayır diledi mi, onu hiç kimse engelleyemez, eğer birine de bir kötülük dokundurursa, onu da Ondan başka giderebilecek, hiç kimse, hiçbir güç yoktur” (Yunus 107, Enam 17).

İşte insana güç kuvvet veren, onu kale gibi yapan bir ayet daha.

İnsanlar imtihandan geçirilmeden, sadece iman ettik demekle bırakı verileceklerini mi sanıyorlar”. (Ankebut 2).

Yoksa insan, kendi keyfine başıboş bırakılacağını mı sanıyor”(Kıyame 36).

“ŞÜPHESİZ GÖKLERİN VE YERİN YARATILMASINDA,

GECE İLE GÜNDÜZÜN BİR BİRİ ARDINCA GELMESİNDE,

İNSANLARA YARAR ŞEYLERLE DENİZDE AKIP GİDEN GEMİDE.

ALLAH’IN GÖKYÜZÜNDEN SU İNDİRİP ONUNLA YERYÜZÜNÜ ÖLMÜŞKEN DİRİLTMESİNDE, DİRİLTİP DE ÜZERİNDE HAREKET EDEN HAYVANLARI YAYMASINDA, RÜZGARLARI DEĞİŞTİRMESİNDE, GÖK İLE YER ARASINDA YERLEŞTİRİLEN BULUTTA, ŞÜPHESİZ BUNLARIN HEPSİNDE AKLINI KULLANAN BİR TOPLULUK İÇİN, ELBETTE ALLAH’IN BİRLİĞİNE DELİLLER VARDIR. (Bakara 164).

Çok sıcak bir ağustos ramazanında İstanbul’da sahurdan sonra terasa çıkıp, orada yattım. Sabah tam gün ağarmak üzereyken uyandım, yüzüm güneşin doğacağı taraftaydı. Bir iki saat evvel kapkaranlık olan yeryüzü karanlıktan sıyrılıyor, (sıyrıltılıyor), güneşin ışığı tepeyi parıldatırken, yeryüzü aydınlanıyordu. Dünya bir halden bir hale geçiyor. Ne kadar büyük bir olay, ne büyük bir ayet aslında. İnsan bu doğan yeni günün sorgulamasını yapıp, sorumluluğunu hissediyor. Herkesi bunu gözlemlemeye yaşamaya ve tefekküre davet ediyorum.

Öyle hazır bulduğumuz yer gök, öyle hazır değildi, gece ve gündüzün düzenli ve ahenkle ardı ardına gelmesi de, “saat 19 olunca akşam oldu, 6 olunca sabah oldu” basitliğinde değil. Bir kerede akşam olmazsa, ya da sabah, ne olur, ya da gece gün olmazsa nasıl düzenimiz bozulur perişan oluruz. Gece ve gündüz niye uzayıp kısalıyor, bizi uyandırmak için olabilir mi? Geceleyin kandil gibi yanan o güzel ay ve onun şaşmayan evreleri. Denizde insanlara yarar balık, inci, mercan su, suyun kaldırma kuvvetiyle akıp giden gemilerimiz. Ne güzel otoyollar, hazır, eskime ve bakım maliyeti yok, masrafsız, viyadük köprü yok, trafik lambalarına ihtiyaç yok. Yol bulmak içinde gökte yıldızlar yaratılmış (ayet). Yukarıdan indirilen su, “yağmur yağdı” değil. İndirilen, yağdırılan. Yeryüzü kupkuru olup ölmüşken onu o suyla dirilten Allah, bizi de öyle diriltecek. Yeryüzünde bizlere yarayan hayvanları yayması, rüzgarları değiştirmesi. Ya değiştirmezse, hep aynı yönden esse hava iklim ne olur, çiçeklerin aşılanması ne olurdu? Bunların hepsinde DÜŞÜNEN bir topluluk için Allah’ın birliğinin delili ve daha nice hikmetler var.

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.