Okur Postası

Yargıtay’ın Enis Berberoğlu kararı

Gazetemizin okurlarından Hayrettin Hatunoğlu, Yargıtay’ın Enis Berberoğlu hakkında verdiği kararla ilgili düşüncelerini bizlerle paylaştı.

Yargıtay’ın Enis Berberoğlu kararı

Hayrettin HATUNOĞLU

Yargıtay yine kafaları allak bullak eden bir karara imza attı. Devlet sırlarını ifşa etmek, yani daha açıkçası gazeteciliğini kullanarak vatana ihanet etmek, daha da açığı resmen casusluk yapmak suçlaması ile yargılanıp mahkeme tarafından ağır cezaya çarptırılan Enis Berberoğlu’nun mahkeme tarafından bu suçu işlediği kanaatine varıldığı halde milletvekilliği düşürülmedi. Yani kanunlar nalıncı keseri gibi, kanunları yapan meclis milletvekiline işlemedi. Yani bal tutan parmak yaladı. Kanunları yapan kişiler yaptıkları kanunların şiddetinden ve gazabından muaf tutuluyorlar. Bu suçu Enis Berberoğlu ne zaman işlemiş? Gazeteci olduğu zaman. Peki birileri bu suçun cezasız kalmayacağını anladığı zaman ne yapmış? Onu kanunun elinden kurtarıp ceza almasını önlemek için milletvekili adayı yapmış ve seçtirmiş, yani zırhla kaplamış.

"CHP'YE EMİR VEREN KİM?"

Peki; onu koruyun, o bizim adamımız diye CHP’ye emir veren kim? ABD, yani CIA veya FETÖ. Şimdi ne oldu milletine, halkına, devletine ihanet eden birini kime seçtirdiler? İhanet eden milletine. Bizim millet ne yazık ki önüne ne koysan yiyor. Bu adam bu haltı karıştırmış bana ihanet etmişti o halde bunu seçmeyeyim demedi seçti. Peki aynı suçu vatandaş işleseydi sizce hali nice olurdu?

Aslını şiddetle ve hiddetle cezalandıran bu kanunlar vekile gelince neden bu kadar yumuşak? Bunu ancak okuyan, okuduğunu anlayan, sorgulayan, neden-niçin sorularına cevap arayan kişiler bilebilir. Okumayan, araştırmayan, hamasi nutuklarla gaza gelip gösterilen hedefte ne var diye düşünmeyen adamlar o gösterilen hedefte uçurum olabileceğini hesap edemezler.

"ŞİMDİ SIRADA KİM VAR?"

Bizdeki kanunlar cahiliye dönemi Araplarının kendi elleri ile yaptıkları helvadan, hamurdan, peynirden putlar gibi, onu yapanlar acıktıkları zaman da onu yerler. Aynen Enis Berberoğlu gibi kendi yaptığı kanunu yedi. O kanun, yapıcısı önünde aciz. Ama aynı kanun sıradan insanlara karşı şiddetli bir kılıçken yani Demoklesin kılıcı gibi halkın üzerinde her an düşüp kesecek gibi sallanır. Ama “Bıçak sahibini  kesmez” sözüne uygun olarak milletvekilini cezalandıramıyor.

Fransız yazar Honore De Balzac’ın dediği gibi; “Kanunlar, büyük sineklerin delip geçtiği küçük sineklerin takılıp kaldığı bir ağ gibidir.” Kanunlar aciz ve sahipsiz insanları cezalandırır. Sırtı kalın, yetkili ve etkili kişiler kanunların etkili gücünden muaf tutulurlar. O halde ne yapmak lazım? Ağır bir suç işlediğinde kendini milletvekili seçtirip kendini kurtarmak. Herhalde Enis Berberoğlu’nun milletvekilliği eceli ile ölene kadar devam eder. Böyle bir vatan-millet sever adamı, CHP harcamayı kolay kolay göze alamaz ve sürekli ölene kadar seçtirerek hapse girmesini engeller.

Şimdi sırada kim var ? Selahattin Demirtaş hainlerin hamisi CHP’nin bir yol bulup bu vatan ve milletseveri de hapisten kurtarması lazım. Baksanıza Güneydoğuda PKK teröristlerinin yakıp yıktığı ilçeleri devlet onarmış, imar etmiş böyle kalamaz ya. Hafriyat partisi CHP, bir an önce işbirliği yapıp HDP ile o ilçeleri yıkması gerekiyor. Şimdiden kolları sıvadılar bile. Yakında özgürlük, devlet zulmü, Kürt devleti masalları ile oradaki cahilleri kandırır eski haline döndürürler oraları. Yüce Atatürk de herhalde kabrinde azabından dört döner kurduğu partinin yaptığı bu hizmetler karşısında.

"İNSAN BAZEN ALÇAKLIKTA ŞEYTANI BİLE SOLLAYABİLİYOR"

Can Dündar, Enis Berberoğlu’nun meslektaşı, ihanet arkadaşı vatanlarına bu üstün hizmeti birlikte gerçekleştirmişlerdi. Milletvekili değildi. Cezadan kurtulamayacağını, pabucun pahalı olduğunu görünce kirişi kırdı. Soluğu hamisi Almanya’nın kucağında aldı. Şimdi MİT onun peşinde, fare gibi deliklerde saklanıyor herhalde. Belki hapiste olsaydı daha huzurlu olurdu. Her an enselenme korkusu ile yaşamak kolay olmazsa gerek. Yüce Rabbim insana belasını böyle de verebiliyor. Kendi düşen ağlamaz ne diyelim.

Bir zamanlar Atatürkçülük, cumhuriyetçilik, vatanseverlik nutukları atanların; Atatürk’e, cumhuriyete, vatana ne tür hainlikler yapabileceğini görmüş olduk. Şimdi yine o maskeler arkasında olanların yapabilecekleri ihanetlere hazırlıklı olmak gerekmez mi? Kimisi dini, peygamberi, kimisi Atatürk’ü, vatanı önüne siper edip ihanetini gerçekleştiriyor. İnsan böyle bir mahluk bazen meleklerden bile daha üstünken, bazen alçaklıkta şeytanı bile sollayabiliyor.

Bakalım Enis Berberoğlu tiyatrosunda daha ne gibi entrika dolu sahneler izleyeceğiz. Artık karar kesin suçlu hem de devlet sırlarını ifşa etmek suçu gibi ağır bir suç işlediği kesinleşti. Kimbilir hangi kırk dereden su getirilip Enis Berberoğlu’nu yıkamaya, temizlemeye ve kırklamaya çalışacaklar? Berberoğlu, kendisini seçerek cezadan kurtaracak bu necip milleti daha ne kadar tıraş edecek bekleyip göreceğiz. Hadi hayırlısı...                                                                                                                                 

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.