Okur Postası

Yaşamak, imtihandır.. Dünya imtihan yeri!

Gazetemiz okurlarından Salim Demirhan Hacifettahoğlu, "Yaşamak, imtihandır.. Dünya imtihan yeri!" başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

Yaşamak, imtihandır.. Dünya imtihan yeri!
-

Salim Demirhan Hacifettahoğlu

İnsanın gönül defteri olmalı, gün olur geçmiş günü anarsın, yapraklarda buluşursun. O yapraklar ki gün olur altın olur, gün olur değerlenir, işte o defter bir hazinedir. Yaprakları çevirdikçe yeni yeni bilgi ve bulgulara ulaşır, kavuşursun.

Her zaman diyoruz ki insanoğlu boşuna yaratılmamıştır. Yaşamak, imtihandır. Dünya imtihan yeri. İşte bütün hazırlıklar o yerde yapılıyor. Sözler orada söyleniyor, çalışmalar burada yapılıyor. Kimisi pahalı eşyalar yüküne yerleştiriyor, kimisi de yalınayak baş açık gidiyor. Gidenden bir daha haber gelmiyor.

Bilinmeyen YOK, gizli hiçbir şey YOK. Her şey AŞİKAR. Ama anlayan, anlamayan, duyduğu halde duymadım, gördüğü halde görmedim diyenler, kabul edenler ve etmeyenler VAR. Duymadım, görmedim, kabul etmiyorum demekle kurtuluş yok, çünkü her şey açık açık söyleniyor, duyuruluyor. Bu imtihan yerinde ömür çok kısa 70 sene 100 sene nasıl geçtiğini anlamıyorsun. Çileli de olsa, zevk-ü sefa içinde de olsa hızlı geçiyor. SONSUZ ömür öte tarafta, kötü olsa da bitmiyor, iyi olsa da hiç bitmiyor. Ne kadar hoştur, hiç bitmeyen güzel ÖMÜR.

Gelin dostlar burada güzel yaşayalım, öte tarafta hiç bitmeyen güzel ömrümüz olsun. Onun için her söz, her iş Allah rızası için olsun. Ağızdan çıkan hiçbir söz yoktur ki melekler tarafından kayıt edilmesin. İşte onlar bir bilgi bir döküman, bir geçmiş günün ifadesi, onlar Kiramen katibi tarafından kayıta alınmışlar. Günü gelince hepsi önümüze konacaklar, onlar bir vesika olarak karşımıza çıkacaklardır.

Müminler, Allah’a ve onun peygamberlerine, kitaplarına meleklerine, kader gününe iman etmiş insanlardır. Bizim defterimiz var, kalemimiz var imanımız var, yazacağız anlatacağız. Sözle anlatılanlar denizin üstündeki dalga gibidir kaybolurlar. Yazılanlar, dalgaların altında kalan DENİZLERDİR. İnsanın kalemi, duyduklarını düşüncelerini, kalbinden geçenleri, beynindekileri dışarı vurmasıdır. Sahip olduğun bilgi, dağlar denizler kadar olsa, eğer onları yazamıyorsun, insanlarla paylaşamıyorsan, insanlara ulaşamıyorsan, faydalı olamıyorsan, bilgini hapsetmişin, faydasız etmişsin demektir. YAZ dostum, fikrin değer kazansın. YAZ dostum, fikrin her yana yayılsın. YAZ dostum, fikrinden insanlar fayda görsün, fayda bulsun yararlansın.

Elbette ki yazar, okuyucunun ve insanların kalbi değildir, olamaz. Fakat toplumun öğretmeni, öğreteni ve DİLİ olmalıdır. Yazar, her yazdığından sorumludur. Her ağzını açtığında kelimelerin nereye varacağını hesap etmelidir. Daima yapıcı olmalı, yıkıcılarla mücadele etmelidir, karşı gelmelidir. Onların eleştirilerine göğüs germelidir. Hak için yaşamalıdır, dâvâsını sonuna kadar savunmalıdır, dâvâ için yaşamalıdır. Elbette ki karşıt fikirler olacaktır, karşıt fikirlere karşıt cevaplar üretmelidir. Doğruluk, onun yolu, HUY’u, her zaman hedefi olmalıdır. Gönül defterinde, hak olmalı, adalet olmalı, insanlık olmalıdır. Tarafınızı seçtiğiniz zaman tarafınız için sonuna kadar mücadele etmelisiniz. Bu mücadele günübirlik değil, ÖLÜME kadardır.

Nemrut ateş hazırlamış, Hz İbrahim’i ateşe atacak. Yanında olanlar odun çektiler, odunun alevlenmesi, tutuşturması için yardım ettiler. Hz İbrahim’in tarafında olanlar ateşi söndürmek için küçük-büyük, bütün canlılar su taşıdılar. Su yolunda fil hortumunu su doldurmuş ateşe doğru gidiyordu. Ateşe YÜRÜYORDU. Yanında karıncayı gördü. O da ateşe doğru yürüyordu, KORKMUYORLARDI, ateş bizi de yakar diye. Fil, karıncaya sordu nereye gidiyorsun? İbrahim’i YAKACAKLARMIŞ, onu kurtarmaya gidiyorum, ateşi söndürmeye gidiyorum. İbrahim’i kurtarmak için gidiyorum. Zalimlere karşı olmaya gidiyorum diye cevap verdi. Fil, sen ne kadar şu götürürsün küçük ağzınla, nasıl ateşi söndürürsün? Karınca, gücümü ve kuvveti mi biliyorum, ne kadar faydalı olacağımı da. İnanıyorum ki ateşi ALLAH söndürecek, ben tarafımı göstermek için buradayım, kimle beraberim, onu göstermek için yoldayım, tarafımı haykırıyorum.

Yazarlar-çizerler Allah için, veya gayeleri için kalemini konuşturanlar, hiç tereddüt etmesinler, doğruları yazsınlar. Uğraşsın mücadele versinler. Allah doğru veya yanlış yazılanların, bu dünyada da öteki dünyada karşılığını verecektir. Allah onları görür, onlar yaptıklarının karşılığını alırlar. Allah, kalplerin içindekileri bilir.

Allah yolunda yazanlar, ziyana uğramazlar. Yeter ki doğrular üzerine yürüsünler, doğrularla beraber olsunlar. Karınca, fil daha niceleri tarafını gösterdi, tarafını tuttu, haykırdı bağırdı ve Allah’a dua etti. Allah, ateşe atılan İbrahim’i korudu. Ateş söndü yerlerde çimenler çiçekler, göl ve balıklar oluştu. Allah, Hz. İbrahim’i kurtarmıştı.

Doğrularla ve tarafımızla olmak umuduyla Allah’a emanet olunuz.

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.