Okur Postası

Yüce Yaradan’ın verdiği ömür kadar hayattayız!

Gazetemiz okurlarından Ali Yiğit, 'Yüce Yaradan’ın verdiği ömür kadar hayattayız!' başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

Yüce Yaradan’ın verdiği ömür kadar hayattayız!
-

Biz Müslüman olarak hayatın neresindeyiz..

Müslüman’ın hayatını anlamlı kılan Allah’a kul olmasıdır..

Kullukta tehir olmaz.. Kullukta yorulma olmaz.. Kullukta bıkkınlık olmaz..

İman ettik demekle kurtulamayacığımızı Yüce Yaratan Ankebut süresinde bildiriyor bize..

İmanla birlikte itaat, teslimiyet, ibadet, amel var..

Allah neden iman edenleri tekrar imana davet ediyor..’’ Ey İman edenler iman ediniz’’ (Nisa suresi, 136)

Ey iman edenler! İmanınızı kontrol ediniz. ‘Allah’a inandım’ diyor, ama O’na itaat etmiyorsanız, ‘Peygamber’e inandım’ diyor, ama onun yolundan gitmiyorsanız, ‘Kitab’a inandım’ diyor, ama Kitab’a göre yaşamıyorsanız, gelin imanınızı kontrol edin. Belki tam inanmadınız, inandığınızı sandınız... Zira Allah’a iman, O’na itaati gerektirir. Peygamber’e iman, onu rehber kabul etmeyi icap ettirir. Kitab’a iman, Kitab’a göre bir hayat sürdürmeyi…” gerektirir..

İslamda nitelik vardır.. Niceliğe endekslenemez Müslüman..

İslamın çoğunluğa ihtiyacı yoktur..

Mevlana’ya atfen söylenen ‘’Ne olursan ol yine gel’’ sözünün devamında şu vardır.. Geldiğin gibi kalma.. Allah’a kul ol.. Haramdan sakın, Kur’an’a teslimiyet var..

Tesbitlerinde yüzde yüz haklılık payı bulunan tebliğ ve irşad görevini sürdürmeyi vazife bilen Abdulaziz Kıranşal kardeşimizin şu tespitlerindeki haklılık payını iyi analiz etmemiz ve muhasebemizi yapmak zorundayız..

“Müslüman gençler! Bugün sorunumuz; namazsızlık, sakalsızlık, başörtüsüzlük değil, namazlı, sakallı, başörtülü Müslümanlarda örnek şahsiyet olabilme sorunudur.  Bugün sorunumuz; Müslüman kıtlığı sorunu değil, sıkışınca yalan söyleyebilen, kafası bozulunca küfür edebilen, dara düşünce faiz yiyebilen, ilk fırsatta kul hakkına girebilen, iftira atabilen, yeri gelince harama bakabilen, eminliğini kaybeden Müslüman bolluğu sorunudur. Bugün sorunumuz; makamlarımızın, mallarımızın, gücümüzün olmaması sorunu değil, mal ve makam uğrunda tüm değerlerinden vazgeçebilen, güce göre eğilip bükülebilen, hakkı sadece garibana karşı haykırabilen, adaleti sadece güçsüze uygulayabilen, dün söylediğini bugün inkâr edebilen, şahsiyetini kaybetmiş Müslüman sorunudur.

Bugün sorunumuz; ilimsizlik, âlimsizlik, bilgisizlik değil, ilminin vakarını koruyamayan, haksızlıklar karşısında âlimliğin hakkını veremeyen, bilmesine rağmen susmayı tercih edebilen Müslüman sorunudur. İşte bu nedenle şahsiyetinizi koruyun! Çünkü böyle bir zamanda neye mal olursa olsun şahsiyetinizi ve duruşunuzu koruyabilmek sizin en büyük cihadınızdır.  Şahsiyetinizi koruyun! Çünkü biz, dalkavukluğu, yağcılığı, yalakalığı, korkaklığı, tembelliği ve gafleti reddeden bir dinin mensuplarıyız. Pısırık, mıymıntı, sürekli sızlanan, mazeret üreten, beceriksiz, inisiyatif alamayan, menfaatçi, silik bir Müslüman olmayın!“

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.