Okur Postası

Yürek engeli

Gazetemiz okurlarından Nesibe Aldemir, ‘Yürek engeli’ başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

Yürek engeli
-

Her insan ayrı bir dünya, ayrı bir renktir. Her birimizin parmak izi birbirinden farklıdır. Gerek cinsiyet bakımından gerekse diğer fiziksel özellikler bakımından hayata yansıyan bu farklılar tamamıyla Yaratıcının ilahi takdirinde şekil bulmaktadır. Hepimizin bir gün karşılaşma ihtimali bulunan fiziksel engeller, zihinsel engeller yine O’nun dilemesiyle gerçekleşmektedir.

Konuşmaktan korktuğumuz ve çekindiğimiz bazı gerçekler var ki hayat içinde varlığını sürdürmektedir. Dün bir hayli ötekileştirilen engelli kardeşlerimden söz ediyorum. Onları toplum içinde görmek çok mümkün değildi.

 İnsanların rahatsız eden bakışları, gereksiz acıma duygusu, hor görülme korkuyla hareket eden ebeveynler çocuklarını toplumdan, insandan, doğadan kopuk büyütüyorlardı. Bir utanç olarak görülen bu bireyler yalnızlığa terk ediliyorlardı.

Sokaklarda yürürken uzun ve bir o kadar da rahatsız eden bakışlara katlanmak hem engelli bireye hem de aileye rahatsızlık veriyor. Bu bakışlarımıza anlam yüklemeye kalkışsak da ortada rahatsız edici bir durum söz konusudur. Sırf bu nedenlerle gün yüzü görmeden nice engelli kardeşim hayata veda etti bilinmez. Her ne kadar geçmişte kalsa da bu acı gerçekler maalesef ki bugün de görülmektedir.

Bugün devletin genişlettiği imkânlar neticesinde engelli bireyler ve aileleri birçok alanda refaha kavuştu. Sağlanan maddi olanaklar onların bakımını kolaylaştırdığı gibi onları bir nebze olsun hayata daha sıkı bağlıyor. Birçok alanda yapılan indirimler konutta araca, faturalardan sosyal aktivitelere kadar onların topluma kazandırılması bakımından büyük önem taşmaktadır.

Devletin bu olanakları genişletmesi ve geliştirmesi insana verilen değerin arttığını göstermektedir. Zaten gelişimin temelinde de bu vardır. Bir toplumda insana verilen değer artıyorsa o toplum gelişiyor demektir.

Bu değişim ve gelişimlere ilave edilecek bazı hususlar var ki bunlarda ciddi anlamda önem taşımaktadır. Bizler engelli kardeşlerimize karşı sergilediğimiz tavrı ve tutum. Onları “anlamak” yerine onlara “acımak” gibi bir tavır sergiliyorsak bakış açımızda problem var demektir. Bu problem onlarla aramıza “engeller” koymaktadır.

Farkında olamadan koyduğumuz bu engeller çocuklarımızı da duyarsızlaştırmaktadır. Duyarsızlık beraberinde umursamazlığı getirmektedir. Daha da acısı onların engellerini eğlenceye çevirerek bu duruma gülecek kadar insanlığını yitiren bireylerin yetişmesine zemin hazırlamaktır.

Gün geçtikçe tükenen vicdanlarımız, bencillikte zirveye çıkmak konusunda bizleri zorlamaktadır. Bu zorlamanın etkisiyle karşımızdaki kim olursa olsun “biricik benimizi” üzmek yerine yanlış olanı tercih etmekteyiz. Belki farkında değiliz ama tercih ettiğimiz bu yanlışlar bizleri nehrin kıyısındaki yalnızlığa sürüklemektedir. Fakat bu da mühim değil. Çoğumuz için geçerli olan bir durum var; yeter ki ben rahatsız olmayalım kendi dünyamda, kime ne olduğu çok da umurumda değil. İşte bu zihniyet nedeniyle “engelli yürekler”in sayısında her geçen gün sayısı artış göstermektedir.

Bu sayının artmasından rahatsızlık duyuyorsak biraz rahatımızı kaçıralım değerli dostlarım. Bu dünya sadece bizim değil. Yürüdüğümüz yollar, parklar, okullar, hastaneler vs. engelli kardeşlerimiz de dâhil olmak üzere hepimizin kullandığı ortak alanlardır. Onları kabullenmemek hadsizliğini göstererek hakkımızı savunduğumuzu iddia etmek, samimiyetsizliğimizi ortaya koymaktadır. İnsanlığa açılan yaraların giderek büyüdüğü ve derinleştiği oldukça açık ve net. Bunun örneklerini görüyor ve yaşıyor olmak ne kadar acizleştiğimizin kanıtıdır. Hiçbir engelli, engelli olmayı tercih etmedi. Fakat unutmayalım yarın hangi engelle karşılaşacağımız belli değil. Mühim olan yüreklerimizi engellerden muhafaza etmek. Selametle…  

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.