Okur Postası

Zalimler ya masada, ya da sahada yenilecektir

Gazetemiz okurlarından Alaettin Köksal, "Zalimler ya masada, ya da sahada yenilecektir" başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

Zalimler ya masada, ya da sahada yenilecektir
-

Alaettin Köksal

Zalimlerin ne zaman hangi saatte yenileceklerini yüce Allah’tan başka hiçbir yaratılmış bilemez. İslam düşmanı zalimlerin yenilecekleri hususunda birkaç ayet naklederek konumuza açıklık getirmeye çalışalım.

Her ümmet için takdir edilen müddet (ecel) vardır. Vakit gelince bir an geri kalamazlar öne de geçemezler” (Araf 34) “İnkâr edenlere de ki, ‘siz mutlaka yenileceksiniz’ ve toplanıp cehenneme sürükleneceksiniz.” (Al-i İmran 12)“ “Hiçbir memleket yoktur ki, biz onu kıyamet gününden önce yok etmeyelim veya şiddetli bir azap ile cezalandırmayalım! Bu kitapta yazılı bulunmaktadır.” (İsra 57) “Haberiniz olsun ki Allah, iman edenlerin tarafını tutacaktır. Çünkü Allah, hiçbir haini ve nankörü sevmez.” (Hac 38)

(Şer güçler) Size geçici bir eziyet vermekten başka kalıcı bir zarar veremezler. Sizinle çarpışacak olsalar, arkalarını dönüp kaçarlar, sonra onlara yardım da edilmez. (Al-i İmran 111)Allah size yardım ederse, size galip gelecek yoktur. Allah sizi yardımsız bırakırsa, Allah’ın dışında size yardım etmek kimin haddine? O halde Mü’minler sadece Allah’a tevekkül etsinler” (Al-i İmran 160)] “Sakın zulmedenlere meyletmeyiniz, yoksa size de ateş dokunur. (Hud 113)

İmkânlar ölçüsünde tedbirlerini alan müslüman yöneticilerimiz, zafer için Nur suresinin 31. ayetine göre İslam ümmetini tövbe etmeye davet etmelidirler. “Hepiniz birlikte Allah’a tövbe edin ey Mü’minler! Umulur ki, kurtuluşa erersiniz.” Yüce Allah’ın takdirine inanan İslam toplumu, asla mağlup olmaz. Unutmayalım ki, şehitler mağlup değildir. Müslümanlar Kur’an ve hadis ışığında kendilerini doğru ilimlerle donatırlarsa, zalimlere meyletmezler. İslam düşmanı şer güçlerin maddi güçlerinden ve çoğunluklarından korkmazlar. 

Müslüman olduklarına inandığım bazı siyasi parti liderleri “Amerika ya rağmen güvenlik bölge için kuzey Suriye ye girmek doğru değildir”. Böyle bir cümleyi kuranlar, Rahmetli Erbakan hocamızın, “Bana ne Amerika’dan, Siyonizm’den” cümlesini ya duymadılar veya duymuş gibi yaptılar. Rahmetli Erbakan hoca güçlü imanıyla ve Yüce Allah’a olan teslimiyetiyle, Kıbrıs barış harekâtının emrini vererek Yüce Allah’ın izniyle galip gelmişti. Kıbrıs çıkartması zaferle sonuçlanınca, çıkarmaya karşı gelen istismarcılar, büyük bir pişkinlikle merhum Ecevit’i Kıbrıs fatihi ilan ederek seçim kazanmanın yolunu tutmuşlardı.

16-Eylül-2019 tarihinde Suriye meselesini konuşmak üzere, cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, İran cumhurbaşkanı Sayın Ruhani ve Rusya devlet başkanı Sayın Putin ile ayrı-ayrı ve arkasından üçlü olarak meseleyi müzakere etmek için Ankara’da bir araya gelerek, saat 11.30 başlayıp 21.30 kadar süren uzun bir toplantı yaptılar.  Sayın Putin basına açık konuşmasında, “Hepiniz Allah’ın ipine sımsıkı tutunun birbirinizden ayrılmayın ve Allah’ın üzerinizdeki nimeti düşünün.Al-i İmran 103. ayetini okumuştur. Yüce Allah (CC) müslümanları Sayın Putin aracılığıyla da uyardığı halde, basit siyasi getirilerinin hırsıyla Sayın Erdoğan’ı fütursuzca eleştirmeye çalışan müslümanlar, kimlere nasıl yardımcı olduklarını aklıselimle düşünmelidirler.

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.