Okur Postası

Zamanın Firavunu Amerika

Gazetemiz okurlarından Ali Lale, "Zamanın Firavunu Amerika" başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

Zamanın Firavunu Amerika
-

Ali Lale

ABD Vampirler gibi mazlumların kanı içinde yüzmektedir. Zamanın Firavun'unu görmek isteyenler ABD’ye baksınlar. Eskiden toplumları daha sinsice birbirine bırakarak kenarda seyredip, ahtapot gibi zenginliklerine sarmalardı. Tüm yer altı ve yer üstü zenginliklerine el koyarken, diğer taraftan yöre halkı açlıktan ve boş yere birbirini kırmaktan başkaca önüne bir hedef veya şans bırakmazdı. Hedef koymak isteyenlere de dünyayı dar etmekteydiler. Bizler farkına varmadan, bu emperyalist kültürünün birer parçası olmuşuzdur. Kölelik galiba hoşumuza gitmiştir. Görmüyor musunuz? Ülkenin elit kesimi içinde sanatçı dediklerimiz, emperyalistlerin yaptığı tahribatı yermesi gerekirken, ABD’nin emriyle idam edilen, Başbakan Menderesi suçlamaktadır. Suçlaması da ABD’nin dışında bir şey yapmayın, size demokrasiden, ekonomiden gelişmeyi de, özgürlüğü de, verdiği kadarıyla yetinin. İşte Adnan Menderes bunların verdiği ile yetinmediği için asıldı. Daha neler. Biz nasıl böyle köle ruhlu olduk. Toplumun refahı için çalışan, bir Başbakanın üst aklın emriyle asılması, biz aslen; asil bir vatandaş olmuş olsaydık. Onu idam edene diş bilerdik, daha güçlü olmak için canla başla çalışırdık. Ayrılık ve kırılganlığımıza sebebiyet veren pürüzleri ortadan kaldırırdık. Kardeşliğimizi pekiştirirdik. Bağımsız ve özgür bir ülke olmak için bize düşeni yapardık, aramızda adaleti tesis ederdik, ancak biz bunları yapmadık. Onların bize sunduğu, ayrılığı, etnik yapıyı ön plana çıkarmayı, toplumu ideolojik ayrıklıklara, adaletsizlik yönlendirmelerine balıklama daldık. Demedik, bunlar bizi; bir an önce yok olmamızı istiyorlar, bunların bize sundukları her şeyde püskülü bir bela vardır. Düşünmedik, akıl etmedik, aklımızı kullanmadık. Güç yetiremedik. Zamanın firavununu kabullenmiş, onların yaptığı tüm zalimlikleri görmemezlikten gelmemiz nasıl bir haleti ruhu içinde olduğumuzu bir türlü çözemedim. Çözdüğüm kadarıyla toplumun bazı elit kesimin ondan gelen her türlü haksızlığı zulmü doğal olarak görmesinden kaynaklanıyor. Ona karşı bir mücadele aklın ucunda geçirmezlerken, mücadele edenlere de sanki İlahine karşı mücadele edenlerin akıbetlerinden bahsedercesine, konuşması toplumu çaresizliklerini ve onlara teslim olması, onların verdiği emre göre yaşamlarını sürdürmeyi, bir kader olarak görmelerini istiyorlar. Bu nedenle toplumun tüm değer yargılarını bozmuşlar. İnsanlarımızın Allah kul olmaktan ziyade kula kul olmayı tercihlerini ön plana almışlardır. Bugün toplum içinde insanların bir birine güveni kalmamıştır. Niye çünkü değer yargılarımıza ulaşmak, onlara yaşantımızda yer vermek, çok zor bir hal almıştır. Yaşanmayan bir değer yargısının ne anlamı kalır ki.

Firavun ile Hz. Musa savaş halindeydi. Neden Çünkü Hz. Musa kavmini tek Allah’a iman etmeye davet ederken, o ise kavminin kendisine tapmasını istiyordu. Bunun için Hz. Musa ile yapılan mücadelede başarılı olmak için tüm araç ve gereçlerini kullanıyordu. Sihirbazlarıyla insanları kendine inandırmaya çalışıyordu. İnanmayanlara da dünyayı dar etmeye çalışıyordu.

Hz. Musa’nın yaptıklarının sihir olmadığını anlayan sihirbazlar, tek Allah’a iman ettiler. Firavun, sihirbazların el ve ayaklarını çaprazlama olarak kesti. Firavunlar aynı şeyi yapmaktadırlar. Türkiye’de Allah’a inanlara cehennemi yaşatmaya çalıştılar. Çünkü Allah’a inanmak onun ilahlığını iktidarını inkâr etmek demektir. Tüm dünya ülkelerine hakim olma hevesi inşallah kursağında kalır.

Bugünlerde Venezuela Başkanına kafayı takmış, kendine inanmadığı için onu makamında azletmek amacında uzaktan kumandayla atama yapmak istiyor. Yoksa oradaki halkı düşündüğünden değildir.

Bunları neden anlattım. Bizler zaman zaman gaflete dalarak bu firavunların tuzağına takılmaktayız. Firavunlar; özellikle Müslümanların, inanların kanlarıyla beslenmektedir. Saddam ona tabi oldu. İran’la Irak’ı birbirine kırdırdı. Binlerce insan öldü. Binlerce çocuk anasız ve babasız kaldı. Irak halkının ne namusu ne malı ve ne de canı kaldı. Bugünde Suriye’yi öyle yapmaktadır. Gücü yeterse, tüm dünyayı kendisine kul köle yapar. Bir taraftan silah firmalarının silahlarının satışını gerçekleştiriyor. Diğer taraftan Suudi gibi kendisine tabi olan bir ülkeden de Müslümanları öldürmek için finansman desteğini alıyor. Firavunun karşısında duran Musa’nın taraftarı olmalıyız. Bugünün firavunuyla dünün firavunları arasında, zaman ve kullandığı araç farkı vardır. Rabbim bizleri kendisine kul olanlardan eylesin, Firavunlara kul etmesin.

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.