Adnan Kaşıkçı

Adnan Kaşıkçı

İş adamı Adnan Kaşıkçı kimdir?

Adnan Kaşıkçı, 25 Temmuz 1935 yılında Suudi Arabistan’ın Mekke şehrinde dünyaya geldi. Adnan Kaşıkçı’nın babası Muhammad Khashoggi Türk, annesi Suudi Arabistanlıdır. Kaşıkçı Suudi Arabistan uyruklu ama babasının ailesi Türk. Kayseri’de yaşayan ve müezzinler yetiştiren bir aileden geliyor. 4 amcası müezzinlik yaparken Tıp eğitimi alıp doktor olan babası Kral Abdülaziz İbni Suud'un saray doktoruydu. Samira Khashoggi, Soheir Khashoggi, Essam Khashoggi adlarında kardeşleri vardır. Adnan Kaşıkçı, Mısır'ın İskenderiye şehrinde devam ettiği elit bir okulda öğrenim gördü. 17 yaşında ABD'de Kaliforniya Devlet Üniversitesi'nde ekonomi bilimleri okumaya başladı, ardından Palo Alto'da bulunan Stanford Üniversitesi'ne geçti. 

Geleceğin girişimcisi olan Kaşıkçı, ABD'de yaşadığı bu zaman içinde ilişki kurduğu büyük firma ve devlet daireleriyle, ilerde çok kazançlı iş bağlantılarına girebileceğini hesapladı. 50’li yılların sonuna doğru otomobil firmaları temsilciliği yapmaya başladı. Suudi Arabistan’a dönünce, 20 yaşında, ülkesinin ordusuna Amerikan kamyonları sağlayan bir sözleşmeye imza attı. Kaşıkçı komisyonunu tahsil etti ve aralarında Chrysler ve Rolls Royce da bulunmak üzere, Suudi Arabistan'da çok sayıda Amerikan ve İngiliz otomobil firmasının temsilciliğini yaptı.

Yakındoğu'nun zengin petrol ülkeleri 60'lı yılların ortasında ABD'nin teknolojik açıdan çok değerli olan savaş araçlarına giderek daha çok ilgi duymaya başladıklarında Adnan Kaşıkçı, bu ülkelerin gerekli bağlantılarını kurarak komisyonunu aldı. Sonraki on sene içinde sadece bu işe soyunan Amerikan şirketlerinden (örneğin Lockheed ve Northrop) yarım milyar dolar tahsil ettiği rivayet edilmektedir.

Kaşıkçı, aracılık yaptığı kuruluşlar için Avrupalı firmalarla da silah işlerini sonuçlandırdı. Toplam 50'den fazla şirkete sahip olan Adnan Kaşıkçı, Lüxenburg tescilli Triad Holding Corporation adlı şirketi iki erkek kardeşiyle birlikte kurdu. Merkezi Salt Lake City'de bulunan Triad America adlı diğer bir holding, Kaşıkçı'nın ABD'deki işlerini denetliyordu. Çok etkili olmakla beraber, kendini dışarıda pek belli etmeyen siyasal bir kişi haline gelen Adnan Kaşıkçı'nın kazancı kısmen komisyonlardan, kısmen rüşvetlerden oluşuyordu.

70’li yıllar hem zirveye çıktığı dönemi hem de düşüşler ve büyük dönüşümler dönemi oldu. Yaptığı işler sayesinde dünyanın en zengin adamı olarak anılan (o tarihte tahmin edilen serveti: 4 milyar dolar) Kaşıkçı, bundan sonraki yıllarda İspanya'da Marbella'da ya da "Nebile" adlı yatında verdiği çok masraflı partilerle adından söz ettirdi.

70'li yılların sonunda uluslararası silah ticareti daha sıkı bir denetim altına alındı ve büyük silah işlerinde politikacıların oynadıkları rol meydana çıktı.

Adnan Kaşıkçı’nın ikinci iş alanını oluşturan petrol işi de gerileyince yeni iş alanları yaratmak için mega projelere çok büyük yatırımlar yaptıysa da bunların çoğu zararla kapandı. Bunun sonucu olarak bir zamanlar dünyanın en zengin adamı olan Kaşıkçı'nın 90'lı yılların başındaki servetinin ancak 50 milyon dolar kadar olduğu söylenmekteydi.

80’li yılların sonunda Adnan Kaşıkçı'nın Ronald Reagan yönetimindeki ABDhükümetinin İran-Contra olayına bulaştığı anlaşılınca, iş hayatında ilk kez bir kriz noktasına geldi. Amerikalılar İraevletinin ABD'ye açılmasını sağlamak amacıyla İran'a silah satmışlardı. Bu işten elde edilen paraların da Nikaragua'daki hükümete (Marksist Sandinista hükümetine) karşı savaşan ABD desteğindeki Contra'lara aktarıldığı anlaşıldı. Üstüne üstlük Kaşıkçı'nın Filipinler'in başkanı Ferdinand Marcos ile birlikte, başkanın zimmetine geçirdiği vergi gelirlerini el altından piyasaya sürdüğüne ilişkin ipuçları çoğalınca, Amerikan hükümeti Kaşıkçı, ile işbirliği yapmaktan vazgeçti. Bunun üzerine 1989 yılında Bern'de tutuklanan 53 yaşındaki Adnan Kaşıkçı, üç ay gözaltında tutulduktan sonra, ABD'ye teslim edildi. 10 milyon dolarlık bir kefalet karşılığında serbest bırakılmakla beraber, Kaşıkçı New York'taki lüks ikametgahında bilgisayar aracılığıyla kontrol altında tutulma cezasına çarptırıldı. 1990 yazında New York'taki bir mahkeme, Filipin devlet malını kötüye kullanmak suçlamasını kaldırarak, Kaşıkçı'yı akladı. Suudi Arabistanlı iş adâmı kirli/şüpheli işlerine karşın, uluslararası jet sosyete partilerinin eskisi gibi, sevilen bir konuğu idi. Özellikle 1980'lerde sık sık geldiği Türkiye'de de tanınan bir kişiydi.

Kaşıkçı, bir dönem dünyanın en büyük yatlarından birine sahip olmasıyla da gündeme gelmişti. 1980 yılında Benetti tersanesi tarafından üretilen yat, 1983'te James Bond filminde "Never Say Never Again" filminde kullanıldı. 86 metrelik “Nabila” adlı yatını önce Brunei Sultanı, ondan da ABD Başkanı Donald Trump satın almıştı. Nabila ismi Trump Princess olarak değiştirildi. Donald Trump 1991'de finansal problemler için US $ 20 milyona sattı.

Parkinson tedavisi gören Adnan Kaşıkçı, 6 Haziran 2017 tarihinde İngiltere, Londra’da 82 yaşında hayatını kaybetti.

31 Ağustos 1997 tarihinde Fransa'nın başkenti Paris'te Leydi Diana Spencer ile geçirdiği meçhul bir trafik kazasında hayatını kaybeden Dodi El Fayed'in ise dayısıdır.

Adnan Kaşıkçı’nın “Benim dostumdu” dediği bestseller romanların usta yazarı Harold Robbins’in dilimize ‘Fedai’ adıyla çevrilen ‘Pirate’ isimli romanının baş kahramanının Adnan Kaşıkçı olduğu bilinmektedir.