Ahmed Sencer

Ahmed Sencer

Selçuklu Sultanı Ahmed Sencer kimdir?

Ahmed Sencer, 1086'da Sincar’da dünyaya geldi. Dedesi Büyük Selçuklu Devleti'nin ikinci sultanı Alp Arslan’dır. Annesi cariye kökenli Taceddin Seferiyye Hatun, babası Büyük Selçuklu Devleti'nin üçüncü sultanı Melikşah’dır. Küçük yaşından itibaren devlet tecrübesi kazanan Ahmed Sencer, ağabeyleri Berkyaruk ve Muhammed Tapar zamanında devlet hizmetinde bulunarak, doğuda çıkan isyanları bastırdı. Buradaki başarıları üzerine Horasan melikliğine tayin edilen Ahmed Sencer, Haziran 1102’de Selçuklu Devleti’ne saldıran Karahanlı Hükümdarı Kadir Han’ın saldırılarını bertaraf etti. Ayrıca Gaznelileri, Selçukluya bağladı. 

Babası Melikşah, 19 Kasım 1092 yılında 37 yaşında Bağdat'da karısı tarafından zehirlenerek öldürüldükten sonra sırasıyla başa geçen I. Mahmud (1092-1094), Berkyaruk (1094-1105), Müizzeddin Melikşah(1105-1105) ve Mehmed Tapar (1105-1118) dönemlerinde Büyük Selçuklu Devleti gücünü ve eyaletlerdeki merkezi denetimini giderek kaybetti. 1118'de tahta çıkan Ahmed Sencer’in ülke topraklarını yeniden birleştirme çabası da başarılı olduysa da devlet hiçbir zaman Melikşah dönemindeki sınırlarına ve otoritesine kavuşamadı.

Abisi Berkyaruk 1094 yılında sultan olduktan sonra 1097'da 12 yaşında olan Ahmed Sencer’i Merv şehrinde merkezi olan Horasan valiliğini verdi. Ahmed Sencer bundan sonra 1097-1118 döneminde hemen hemen 20 sene devamlı olarak Horasan'ı idare etti ve Horasan'da bağımlı Horasan Selçuklu Devleti sultanı oldu. Ahmet Sencer Horasan valiliği sırasında 1102'de Kaşgar'dan ilerleyen Ebrail Arslan Han'ı Tirmiz civarında yendi ve Kaşgarlı istilacıyı geri püskürtmeyi başardı

26 Şubat 1105 tarihinde Sultan Berkyaruk hayatını kaybetti. Sultan olmak için kendine varis olarak daha yaşı küçük oğlu olan Müizzeddin Melikşah'ı seçmişti ve o II. Melihşah olarak Selçuklu Sultanı oldu. Ama iktidar amcası olan Muhammed Tapar elinde idi. O yıl geçmeden Muhammed Tapar kuzenini tahttan indirip Büyük Selçuklu Devleti Sultan'ı olarak devleti idareye başladı. Muhammed Tapar 4 Nisan 1118'de ölünce Büyük Selçuklu Devleti'nde anarşi ve taht kavgası tekrar başladı. Muhammed Tapar yerine Irak'da oğlu olan II. Mahmud Büyük Selçuklu Devleti Sultanı ilan edildi.

Horasan Valisi olan Ahmet Sencer yeğeni II. Mahmut'un Sultan olmasını ve kendisinin de yeğenine bağımlı olarak Horasan'ı idare etmesini kabul etmedi. Horasan'da Ahmet Sencer Sultan olarak ilan edildi. Sencer Horasan ordusuyla Irak'a II. Mahmut üzerine yürüdü. Sencer ve Sultan II. Mahmut arasında yapılan muharebede Sencer galip geldi.

Devletin merkezini de Irak-ı Acem’den Horasan’a nakletti. Bundan sonra çevresinde büyük savaşlar ve fetihler yapan Sultan Secer, Sultan-ül A’zam unvanını kazandı. 1132’de Karahanlıların, 1136’da Gaznelilerin, 1141’de Karahitayların ve 1147’de de Harezmlilerin isyanını bastıran Sencer, 1152 yılında da Gurluları mağlup etti.

Fakat Sultan Ahmed Sencer 1153 yılında Oğuz Yabgu ile daha önceki anlaşmalara uymayarak yıllık 20 bin koyun tazminatı vermedikleri için Belh’te yaptığı savaşı kaybedince esir düştü. Ahmed Sencer, esaret altında sultan olmak istemediğinden, sultanlığı terk ederek Merv Hankahı’na kapandı. Buradaki 3 yıllık esaretten sonra Nisan 1156 yılında kurtarıldı. Fakat 29 Nisan 1157 yılında 71 yaşındayken Merv’de hayatını kaybetti. Kendi yaptırdığı türbeye defnedildi.

Bilim adamlarına sahip çıkan ve bilimi teşvik eden Sultan Sencer’in döneminde, Horasan bütün İslam dünyasına ve Anadolu’ya din ve bilim adamı sevkeden bir merkez olmuştu.

Ahmed Sencer, 1097-1118 yılları arasında Horasan Selçuklu Sultanı, 1118-1153 döneminde Büyük Selçuklu Devleti'nin son sultanıdır. Büyük Selçuklu Devleti böylece sona erdi. Bu tarihten sonra Büyük Selçukluların toprakları büyük ölçüde Harzemşahların denetimi altına girdi.

Daha önce bağımsızlıklarını ilan etmiş olan Selçuklu hanedanın kurduğu devletlerden yalnızca Anadolu Selçuklu Devleti, yüz yılı aşkın bir süre daha ayakta kalabildi.

Ayrıca devletin gerilemesinin sebepleri arasında Haçlı Seferleri, Fâtımîler ile olan çatışmalar, Hasan Sabbah'ın Bâtınîlik propagandaları ve Oğuz boylarının ayaklanmaları sayılabilir. Bunun sonucunda ise Abbâsî halifeleri Selçuklu egemenliğinden kurtulmak için bir takım çalışmalar yürütmüştür. Bunlar Selçuklu Devleti'nin yıkılmasına neden olan etkenler ve nedenlerdir.