Antisthenes

Antisthenes

Antisthenes kimdir?

Antisthenes, MÖ 445 yılında dünyaya geldi. Önce sofist filozof Gorgias'ın ve ardından da Sokrates'in öğrencisi olmuştur. M.Ö. 426 yılında Tanagra savaşında çarpışmıştır. 

Sokrates’in vefatından sonra kendi okulunu kurmuş ve felsefesinin örnek kişisi olarak Sokrates'i referans almıştır. Köpeksi anlamında olduğu belirtilen Kyon sözünden türetilmiş Kinik okulunun kurucusudur ve bu akımın önemli açılımlarını yapmıştır. Sokrates’in en çok kanaatkârlık öğretisinden etkilenmiştir. Özellikle uygulama yönü ağır basan bir ahlak anlayışını benimseyerek, gerçek erdemin kişinin kendine egemen olmasına, tutkularından ve öbür insanlara bağımlılıktan kurtulmasına dayandığını savunmuştur.

Antisthenes'e göre önemli olan erdemdir ve erdemde bilgelikle elde edilebilen kendine yeterlilik durumudur. İnsan her tür gereksinimden kendini kurtararak, yalnızca kendi kendine dayanarak var olabilmelidir, özgürlük bu anlamda gereksinimlerden kurtulmak, toplumsal bağları aşabilmektir. 

Kinikler gerçek mutluluğun maddi olanaklar, politik güç ya da sağlıklılık gibi dış özelliklerden oluşmadığını vurgularlar. Onlara göre gerçek mutluluk bu tip rastlantısal ve geçici şeylere bağımlılıktan kurtulmakla edinilir. Mutluluk tam da bunlara dayanmadığı için herkes tarafından elde edilebilir. Bir kez ele geçirilince de elden gitmez. Kinikler insanın sağlıklı olmaya kafa yormalarının gerekmediğini söylüyorlardı. Acı ve ölümü de dert etmeye gerek yoktu. Aynı şekilde başkalarının acılarıyla da ilgilenmiyorlardı.

 Antisthenes’e göre insanın amacı mutluluktur, mutluluk ise içsel bir özgürlükle gerçekleşir. İnsanlar alçakgönüllü olarak, doğal bir sadelikle, hatta ilkel bir şekilde yaşayarak öz varlıklarına egemen olabilirler, iç bağımsızlık ve özgürlüklerini sağlayabilirler. İnsan tutkularından kurtulduğu oranda özgürleşir ve tanrıya yaklaşır. Antisthenes, felsefesinde sofizmin etkilerini taşır. Varlığın birliği ve tanımlarımızın yetersizliği konularında önemli ölçüde Gorgias'ın yaklaşımına yakındır. Bilgi, nesnelerin adlandırılması için ortaya konulan sözlerdir ve yargılarımız da bu sözlerin bir araya getirilmesinden başka bir şey değildir. Platon'un kavramları gerçek sayan yaklaşımından farklı olarak, bir tür nominalist düşüncesi söz konusudur. 

Bu değer eleştirisinde Antisthenes hazcı bir eğilime sahip değildir, aksine hazcılığa sert bir tepki gösterir. Haz, insanın köleleşmesinin sebebidir çünkü. Mutluluk amacı için, erdemin kendi başına fazlasıyla yeterli olduğunu ve başka hiçbir şeye gerek bulunmadığını savunan Antisthenes'e göre, erdem arzunun yokluğu, isteklerden bağımsızlıktır. Doğrudan doğruya yaşamın korunmasına ve sürdürülmesine yaramayan her şeyi kinik filozoflar reddederler, daha doğrusu bunlara karşı ırışsızlık gösterirler. Bu tutum onları uygarlık karşıtlığına götürmüştür. Bilinen ahlaka, toplumsal değerlere, dine, aileye ve devlete karşı kayıtsız kalırlar ya da bunları yadsırlar. Antisthenes, devletin kendisiyle hiç ilişkisi olsun istemez.

Antisthenes’in öğrencilerinden Diyojen onun fikirlerine yürekten bağlanmış ve görüşlerinin yayılmasını sağlamıştır. Çok sayıda eser yazdığı bilinen Antisthenes’in hiçbir yapıtı günümüze kadar gelememiştir.

Antisthenes, MÖ 365 yılında 80 yaşında hayatını kaybetti.

Sokrates'in öğrencisi Atina'lı Antisthenes, bir hayli yaşlandığı sırada, bütün dünya zevklerine ve özentili felsefelere sırt çevirmişti. Soylular arasında ve zevkli bir ömür sürerek yaşlandığı halde birden bire doğaya dönmüş, doğaya uygun yaşamayı yeğlemişti. Köleler gibi giyiniyor ve zevk almaktansa ölmeyi yeğlerim diyordu. Öğretmeninden öğrendiği erdem anlayışını herkesin anlayabileceği bir dille anlatmaya başlamıştı. Her türlü mal ve mülk edinmeye, kölelik ve aile kurumlarına, din inançlarına karşı çıkıyor ve çevresindekilere iyilik öğütleri veriyordu.

Öğretiye köpeksi adı verilmişse herhalde Diyojen yüzündendir. Ölüleri gömmek için kullanılan toprak bir kap içinde yaşıyor ve felsefesini eylemiyle geliştiriyordu. Diogenes, Antisthenes'in aklından bile geçirmediği bir biçimde bütün geleneği yadsıyarak her türlü ruhsal ve bedensel isteklere sırt çevirmiş, kendisini doğanın içinde doğal bir varlık gibi özgür kılmıştı. Gerçek erdeme böylesine bir özgürlükle varılabilekanısındaydı. Antisthenes'in erdem öğütlerinden çok Diogenes'in bu eylemsel felsefesi halk arasında tutunmuş ve Krates, Kseniades, Oneskrites vb. gibi köpeksi düşünürler yetişmiştir.

Antisthenes'in sözleri : 
Antisthenes, Platon'un kendisi hakkında pek de iyi şeyler söylemediğini duymuştu. Şöyle dedi: 'İyi şeyler yapmak ve iftiraya uğramak krallara özgüdür.'