Web TV

28 Şubat mağdurları yeniakit.com.tr’ye anlatıyor: 28 Şubat'ı hala yaşıyoruz

Taha Emre ÖZDEMİR / ANKARA- 28 Şubat darbesinin başörtüsü mağdurlarından Meral Yaşa; “Öğrencilik yıllarımda o kadar çok hakarete uğradım ki unutamıyorum. Bugün bile resmi kurumlara girerken titremeye başlıyorum” dedi.

28 Şubat darbesinin başörtülü mağdurları yaşadıkları acı dolu hikayelerini Yeniakit.com.tr’ye anlatmaya devam ediyor. Sürecin mağdurlarından Meral Yaşa başörtüsünü çıkartmadığı için okuldan atıldığını kapıya asılan ilanla öğrendi. 2010 yılında afla yeniden okuluna döndüğünde kucağında 4 yaşındaki çocuğu ile derslerine devam etti. Öğrencilik yıllarında sürekli hakarete uğradığını belirten Yaşa; o yılları şöyle anlattı:

“1997 yılında Denizli Pamukkale Üniversitesi Okul Öğrencisi Öğretmenliği bölümüne kayıt yaptırdım. Okula başladığım yıl tesettüre girmiştim. Ailem ile de kapanırken ciddi sıkıntılar yaşadım. Birinci sınıfın ilk döneminde bazı üniversitelerde başörtüsü problem olmaya başlamıştı. İkinci dönem başörtüsü yasağı bize de yansıdı. Derslere giren hocalarımız tesettür ile derslere girenlere tutanak tutmaya başladı. Tutanaktan sonra uyarı, kınama ve uzaklaştırma cezaları verildi. Cezalar adresime gittiği için zaten kapanmama karşı olan ailemle de sıkıntılar yaşadım. İkametgah adresimi değiştirmek zorunda kaldım. O dönem rektör hocamız (Allah ondan razı olsun) bize çok yardımcı oldu. Uzaklaştırma cezalarını sınav dönemlerinin dışına denk getiriyordu. Bu şekilde bazı derslerden kalsam da üçüncü sınıfa kadar geldim.”

Kovulduğumu kapıya asılan ilanla öğrendim

3.sınıfın ilk döneminde rektör hocamız görevden alındı. Yerine atanan rektör bizim de sonumuz oldu. O geldikten bir hafta kadar sonra kapıya, birkaç arkadaşımla birlikte artık içeriye alınmayacağımız yazılmıştı. Okuldan atıldığımı basit bir kapı ilanında görmüştüm. 3. sınıfa kadar yürüttüğümüz mücadele sona erdi.
2010 yılında Sayın Cumhurbaşkanımız afla okula yeniden dönmemizi sağladı. Çocuğumun birisi henüz 4 yaşındaydı. Aynı zamanda 6 aylık hamileydim. Okula bu şartlarda başladım. Derslerime 4 yaşındaki çocuğumla birlikte gitmek zorunda kaldım. Oradaki bölüm başkanımız okuldan atıldığım dönemde araştırma görevlisiydi. Sağ olsun bana çok yardımcı oldu. Okulumu Allah'ın da yardımıyla bitirerek diplomamı aldım ama şartlarımız artık çok değişmişti.

Yaşadıklarımı ölene kadar unutamayacağım

Anlattığım bu süreç bizleri psikolojik olarak çok yıprattı. O kadar çok hakarete uğradım ki unutamıyorum. Henüz 20 yaşındayken hakim karşısına çıkmak zorunda kaldım. Polisten, jandarmadan, okuldaki hocadan, hakimden ve başkalarından işittiğim hakaretleri ölene kadar unutamayacağım. 28 Şubat darbesi unutuldu ve bitti. Yaşadığımız olay psikolojik bir savaştı. Şu anda bile resmi kurumlara girerken titremeye başlıyorum.