Gündem

Erdoğan: Piçlerin yetiştirilmek istendiği bir toplum meydana getirilmek isteniyor

 yeniakit.com.tr 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, aileyi yok etme planını o günlerde böyle görmüştü.

Feministlerin aile kavramını yok etmek için her yolu denemesini gören Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Refah Partisi İstanbul İl Başkanı olduğu dönemde "Piçlerin yetiştirilmek istendiği bir toplum meydana getirilmek isteniyor." ifadelerinde bulunarak korkunç gerçeği dillendirmişti.

Bir boşanma eylemine tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan şu ifadelerle aile üzerindeki projeyi gözler önüne sermişti:

“Otuz tane feminist kadın… Bunlar evliymiş daha önce… İstediği zaman, istediği insandan çocuk doğurma hürriyetine sahip olmak istiyormuş. Onun için de ne yapmışlar, kocalarıyla anlaşarak boşanma davası açmışlar. Eee, o onun nikahsız kocası olacak, o da istediğiyle, istediği zaman işi bitirecek. Nereye götürülüyor bu toplum Allah aşkına! Dikkat edin, açık söylüyorum: Piçlerin yetiştirilmek istendiği bir toplum meydana getirilmek isteniyor.”

Aile üzerine oynanan oyunlar hala devam ediyor

"Kadına şiddet" ve "cinsiyet eşitliği" yaygarası yapan aile düşmanı feministlerin siyasilere dayattığı yasalar tek tek Meclis'ten geçerken planlan toplum mühendisliği son hız hayata geçiriliyor.

Yasaların teşvikiyle boşanmalar artıyor

6284 sayılı yasa ile eşlerine 'öf' diyen erkekler bile 6 ay gibi uzun bir süreliğine uzaklaştırılarak aileye büyük darbe vuruyor ve barışmak isteyen karı koca arasına büyük bir set çekerek ayrılığı kolaylaştırıyor.

Bir diğer teşvik yasası süresiz nafaka ile de kadınların boşanması adeta teşvik ediliyor.

Avrupa uyum yasaları toplumu çökertiyor

Müslüman Anadolu’nun asırlardan bu yana en büyük gücü olan aile yapısı; AB müktesebatına uyum zırvaları, ahlaksız dizi-filmler ve 6284 gibi kanunlarla çökmenin eşiğine getirilmiş durumda. Gazetemizin derlediği son 10 yılın boşanma istatistikleri, yuvaların yangın yerine döndüğünü gözler önüne seriyor. 2006 yılında 93 bin 489 olan Türkiye geneli boşanma oranı 2016’da 130 bine dayandı. FETÖ davaları nedeniyle sonuçlanma süresi uzayan boşanma davalarının eklenmesi ile birlikte bu rakam yıllık bazda 150 binlere tırmanıyor. 2006’dan bu yana gerçekleşen boşanma sayısı ise 1 milyonu aşmış durumda...

10 yılda 1 milyon 278 bin boşanma vakası

Son 15 yılda AK Parti iktidarıyla maddi alanlarda büyük atılımlar gerçekleştiren ve çağ atlayan Türkiye, manevi anlamda ise aynı başarının çok uzağında kaldı. “Haçlı Birliği” olarak nitelenen Avrupa Birliği’ne uyum müktesebatı nedeniyle hayata geçirilen birçok yenilik, manevi gerilemenin baş sebebi oldu. Hristiyan Avrupa için ilaç olan şeylerin Müslüman Türkiye için zehir nispetinde olduğu gerçeğini tescilleyen bu adımların yanı sıra, baldır-bacak teşhiri yapan, türlü ahlaksızlıkların yaşandığı yapımları ekranlara taşıyan dizi ve filmler de aile kurumunu dejenere etti. Süresiz nafaka uygulaması, çocuk haczi garabeti ve 6284 sayılı kanun gibi yanlış hukuki düzenlemeler ise aile mefhumunun dağılması hususuna tuz biber ekti. Ülkemizde son 10 yılda 1 milyon 278 bin 755 boşanma vakası yaşandı.

Yuvası dağılan çocuklar suça karışıyor

Son 10 yılda 1,2 milyon ailenin dağıldığı ülkemizde, bu durumdan en çok çocuklar etkileniyor. Araştırmalar, dağılmış yuvalarda büyüyen çocukların suç işlemeye daha kolay yönlendiğini ortaya koyuyor.

Türkiye’de her yıl artan boşanma grafiği, çocukların yarınlarını tehlikeye sokuyor.Parçalanmış aile deneyimi, çocukların toplumsallaşma sürecini kesintiye uğratması nedeniyle hatalı ve eksik bir toplumsallaşmaya yol açıyor. Eksik toplumsallaşmanın sonucu olarak çocuklar suça karışıyor, toplumun sabıkalı fertleri arasında yer alıyor. Anne babası boşanmış olan, çocukluğunu parçalanmış ailelerde geçiren bireylerin suç işlemeye daha kolay yönlendiği ise araştırmalarla tescilleniyor.

ETCEP ile çocuklara eşcinsel sapkınlık aşılanıyor

Avrupa Birliği ve Türkiye tarafından ortaklaşa finanse edilen ve Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen "Eğitimde Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Geliştirilmesi Projesi (ETCEP)" ile çocuklara 'cinsiyet eşitliği' adı altında eşcinsellik telkin ediliyor.

2014’te başlatılan ve 2016 yılından bu yana farklı isim ve çalışmalar altında yürütülen proje kapsamında okullarda çocuklara 'cinsiyet eşitliği' üzerine eğitimler verilip, programlar düzenleniyor.

Soros'un fonladığı eşcinsel sapkınlar ifsat için okullarda yapılanıyor

Alman Vakıfları, AB fonları ve Soros’un finansman desteğiyle devasa bir maddi kaynağa kavuşan sapkınlar, KAOS GL adı altında dernekleşerek hukuki bir statü de kazandı. Yasal zırha bürünmenin verdiği rahatlıkla devlet kurumlarına dahi sızan homolar, kamu düzenini sabote etti. Ülkemizdeki özgürlük ortamı ve yasal boşlukları istismar eden sapkın eşcinseller, gayri ahlaki tutumlarını topluma empoze etmek için olağanüstü gayret gösteriyor. Üniversitelerde ‘sunum’ bahanesiyle derslere giren, hukuk devletinin olmazsa olmazı barolarda örgütlenen, kampüslerde, ‘öğrenci kulübü’ adıyla ahlaksız faaliyetlere imza atan, MEB’in programlarını bile baltalayan homolardan hesap sorulamıyor. KAOS GL’nin Türkiye için bir tehdit haline geldiğini belirten duayen hukukçular, kapatılması gerektiği yönünde görüş bildiriyor.

Evlenecekse 'çocuk', zina edecekse 'genç'

Genç yaşta ‘zina değil evlilik’ diyerek nikâhlanan çiftlerin tecavüz suçlamasıyla cezaevlerine doldurulduğu Türkiye’de, aynı yaştaki gençlerin sürüklendiği zina bataklığının bir diğer boyutu doğum ile ilgili ilaçlarda konulan yaş kriteri. 18 yaş altında evliliğin kısmen yasak olduğu Türkiye’de, cinsel ilişki sonrası hamilelik riskini sıfırlayan “ertesi gün hapı”nın satışında 18 değil, 15 yaş üstü kriteri bulunduğu öğrenildi. Evlilik söz konusu olduğunda ‘çocuk’ olarak nitelendirilen 16 yaşındaki bir bireyin, gayrimeşru ilişki sonucu ‘genç’ sıfatıyla eczanelerden ertesi gün hapı almasının önünde hiçbir engel bulunmuyor.