Gündem

Mehmet Akif'in Sebilürreşad'ı 111 yaşında!

 Taha Emre Özdemir  Ankara 

Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy'un kurucusu ve baş yazarı olduğu Sebilürreşad Dergisi 111 yaşına girdi. Derginin Genel Yayın Yönetmeni Fatih Bayhan öncülüğünde kuruluş yıldönümü nedeni ile bir etkinlik düzenlendi. Etkinliğe Mehmet Akif Ersoy sevenleri ile Milli Şairimizin torunu Selma Ersoy Argon da katıldı. Kur'an-ı Kerim tilaveti ile başlayan etkinlikte başta Mehmet Akif Ersoy olmak dergide emeği bulunan Milli Mücadele Dönemi'nin önemli isimlerine dualar edildi.

'Bizden sonra gelecek gençler buna devam etsinler'

Etkinlikte konuşan Selma Ersoy Argon, derginin kurucularından Eşref Edip'in vasiyetini hatırlatarak şöyle konuştu:

"Eşref Edip, 'Bizden sonra gelecek gençler buna devam etsinler.' demiş. Adı Sebilürreşad olan bir dergiyi devam ettirme işi hiç kolay değil çünkü geride4 kalan isimler çok büyük. Dedemizin baş yazarlığını yaptığı ve dönemin en önemli kişilerinin yazılarını yazdığı bütün İslam alemine dağılan Sebilürreşad, bugün de 111. yılında güzel günlere doğru ilerliyor."

Sebilürreşad Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Bayhan da şunları söyledi:

"Sebilürreşad 1908 yılında ilk kurulduğunda 70 bin basmıştı. Arşive baktığımızda Kazan'dan Hindistan'a kadar bu derginin okuyucularını ve yazarlarını görüyoruz. 1909'da Bosna Hersek'te Sebilürreşad'a yazı göndermiş Hafız Hakkı'nın ailesine ulaşmak istiyoruz. Hindistan'dan Sebilürreşad'a yazı gönderen Müftü Hasan'ın evlatları var mı? Müftü Hasan'ın evlatları nerede?

Bu yıl 111 yaşına girdik. Geçtiğimiz yıldan daha iyi bir durumdayız. 5 katlı bir binadayız. Hiçbir borcumuz yok. Her geçen gün abone sayımız artıyor. Milli ve manevi değerlerin anlatıldığı rol modellerin geriye çekilme lüksü yok. Evimizde rahat oturma lüksümüzün olmadığını düşünüyoruz. Akif Öğrenci Topluluğu kurmayı planlıyoruz. Yıl boyu da bu toplulukların davetlerine icabet ederek Akif'î ve Asım'ı gençliğe anlatmaya gayret edeceğiz."

Sebilürreşad'ın tarihi:

Sebilürreşad, 14 Ağustos 1908’de Sırât-ı Müstakîm adıyla yayın hayatına başladı. Dergi, Milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un Başmuharrirliğinde, Ebül‘ulâ Mardin, Eşref Edip Fergan ve Tahir-ül Mevlevi’nin öncülüğünde kuruldu.

Osmanlı Devleti’nin dağılma sürecine girdiği dönemde öncelikle Osmanlı memleketlerinin ve bütün Müslümanların birliği üzerinde durulmuş, bu bağlamda müsâvat, uhuvvet ve kavmiyet temaları en temel konular arasında yer almıştı. Eşitlik, kardeşlik, birlik, kuvvet hazırlamak gibi hususlarda teşvik edici bir tutum söz konusuyken kavmiyetçilik düşüncesine teenni ile yaklaşılmıştı.

Dergide üzerinde en çok durulan konular arasında, “İslâm dünyası niçin geriledi? Müslümanlar nasıl kalkınabilir? İslâm terakkiye mâni midir? Müslümanları birleştirmek için ne yapılabilir? İlimle İslâm arasında çatışma var mıdır? İslâm toplumunun ilerlemesi için gerekli usul ve esaslar nelerdir? Kadın hakları, din-dünya, din-devlet ilişkisi ve bunlar etrafındaki problemler nasıl çözülebilir? İslâmiyet ile Batı medeniyeti birleştirilebilir mi? İçtihad gerekli mi değil mi?” gibi başlıklar sayılabilir.

Bu temel problemler etrafında fikir bildiren yazarlar İslâm’ı anlatma biçiminin, dinî ilimlerin modern çağın gelişme ihtiyaçlarına cevap verecek tarzda yeniden ele alınması gerektiği üzerinde durmuşlardı.

Sırât-ı Müstakîm’in yazı kadrosunda, Mehmed Âkif, Ebül‘ulâ Mardin, Eşref Edib Fergan, İsmâil Hakkı, İzmirli İsmail Hakkı, Kazanlı Halim Sabit, Mûsâ Kâzım, Mithat Cemal, Ahmet Ağaoğlu, Akçuraoğlu Yusuf, Abdürreşid İbrahim, Mehmet Şemsettin Günaltay, Gıyaseddin Hüsnü, Şerefettin (Yaltkaya), Ahmet Hamdi Akseki, Kazanlı Ayaz, Babanzâde Ahmed Naim, Ömer Ferit Kam, Mehmed Fahreddin, Edhem Nejat, Manastırlı İsmâil Hakkı ve Halil Hâlid gibi isimler yer aldı.

Dergi, 8 Mart 1912'de çıkan 183. sayıdan itibaren formatını büyük oranda koruyarak Sebîlürreşâd adıyla yayımını sürdürdü. İsim değişikliğiyle ilgili 182. sayıda yer alan notta, “Aynı mesleği daha etraflı bir surette takip etmek üzere Sebîlürreşâd unvanı altında intişar edecektir.” açıklaması yapıldı. Değişiklik, Kur’an’daki “İttebiûni ehdiküm sebîlerreşâd” (el-Mü’minûn 40/38) Ayeti'nden ilhamla ve Said Halim Paşa’nın teklifiyle gerçekleşti.

Derginin önemli özelliklerinden biri de İslâm coğrafyasının değişik bölgelerinde bulundurduğu yazarlar vasıtasıyla oralarla ilgili sağlıklı haber ve yorum yazılarına yer vermesi olmuştu. Mısır, Hindistan, Balkanlar, Kuzey Afrika, Rusya, Japonya, Çin ve İngiltere derginin ilgi alanı içindeydi ve dergi buralarda da okunmaktaydı. Özellikle Mehmed Âkif’in yazılarına gösterilen alâka derginin Rusya’ya girişinde dönem dönem bazı zorluklar yaşanmasına yol açmıştı.

Baştan itibaren İstanbul’da yayımını sürdüren dergi, Mehmed Âkif’in Millî Mücadele’yi desteklemek üzere Anadolu’ya davet edilmesiyle Kastamonu’da ve Ankara’da yayımlanmıştı. İstiklal Marşımızın ilk yayınlandığı dergi olmasıyla da tarihteki önemli yerini aldı.

Dergi Millî Mücadele’ye büyük destek vermiş, Kastamonu ve Kayseri’de halkın mücadele azmini yükseltmek için birer sayfalık ekler dağıtmıştı. Başyazarı ve yayımcısı Mehmed Âkif ile Eşref Edip, Anadolu’nun değişik şehirlerine giderek millî şuuru uyandırmak için vaazlar vermişlerdi. Mehmed Âkif’in Kastamonu Nasrullah Camii’nde Sevr Antlaşması’nın nasıl bir felâket olduğunu anlatan vaazının yer aldığı 464. sayı; vali, mutasarrıf ve müftülere gönderilmişti. Vaaz metni oralarda hutbelerde okunduğu gibi matbaa veya teksir yoluyla on binlerce çoğaltılıp diğer vilâyet ve mutasarrıflıklarla bütün cephelere dağıtılmıştı.

Millî Mücadele’nin zaferle sonuçlanıp Mehmed Âkif’in milletvekili olarak bulunduğu I. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin faaliyetlerini tamamlamasının ardından Mehmed Âkif ve Eşref Edip’in İstanbul’a dönmesiyle dergi 1923’te yayımını tekrar bu şehirde sürdürmüştü. Doğu ayaklanmaları gerekçe gösterilerek çıkarılan Takrîr-i Sükûn Kanunu ile kapatılan dergiler arasında Sebîlürreşâd da yer almış, 5 (1925) 641. sayıdan sonra yayımına son vermişti.

Eşref Edip, Sebîlürreşâd’ı 1948-1966 yıllarında 362 sayı daha çıkarttı. Bu dönemin yazarları arasında, Ahmet Hamdi Akseki, Cevat Rifat Atilhan, Ali Fuat Başgil, Ömer Nasuhi Bilmen, Yusuf Ziya Çağlı, Kâmil Miras, Ömer Rıza Doğrul, Hasan Basri Çantay, Tahir Harimi Balcıoğlu, Mehmet Râif Ogan, Kemal Kuşçu bulunmaktadır. Ayrıca Peyami Safa, Fethi Tevetoğlu, Mümtaz Turhan, Ali Nihad Tarlan, Nihad Sâmi Banarlı, Yusuf Ziya Yörükân ve Nurettin Topçu gibi isimler öne çıkmakta idi.

Derginin üçüncü dönem yeniden başlangıcı ise Eşref Edib Beyin vefatından önce vasiyeti gibi kullandığı şu cümlelere dayandı: “Sebilürreşad’ı kapatıyorum ama, yarın bu davaya inanmış gençler gelecek ve bu dergiyi devam ettirecekler…”

Milli şairimizin ailesi, dedesinin en yakın arkadaşının vefatına dek omuzladığı dergiye kapanmasının üzerinden elli yıl sonra tekrar destek verd. Sebilürreşad, Gazeteci Fatih Bayhan’ın Yönetim Kurulu Başkanlığı ve Şair Recep Garip'in Yayın Kurulu Başkanlığı ile 14 Ağustos 2016’da yeniden yayın hayatına başladı.

Bugün 111. kuruluş yılı geride kalan dergi yeni döneminde de İttihad-ı İslam’ın ruh ve fikir coğrafyasına hizmet ederken, ülkemizin tüm şehirleri başta olmak üzere, 60 islam ülkesine ulaşıyor. Dergi, Akif’in 1920’de Ankara’ya taşıdığı merkezini esas alarak genel merkezini Ankara’da tarihi bölgede yeniden açarak faaliyetini burada sürdürüyor.