Abdurrahman Dilipak

Abdurrahman Dilipak

Kapitalizmin çöküşü

-

Kapitalizm için kıyamet savaşı geri saymaya devam ediyor. Bakalım çöküş ne zaman ve nereden başlayacak!. Önce NATO mu çökecek, FED mi, LIBOR mu, IMF mi yoksa Trump’ın azli ile mi başlayacak bu iş. FED giderse doların sonu olur. Dolar giderse FED de gider.

Para, kapitalizmin “hisse senedi”dir. Para modern seküler toplumların “idolü”: “putu”dur.

Bütün paralar mı, derseniz. Evet bütün paralar. Onun kağıdı, üzerindeki imza ya da resimler bir ülkenin olsa da, o adına “banka notu: Banknot” denen “kağıt parçası”nın değerini LIBOR denilen Lucifer’in “seküler kutsal konsey”i belirler. Bankalar bu anlamda bu “din”in mabetleridir. “Dolar” “paraların efendisi”, “paraların parası”dır. “Rezerv para”dır.  FED yani “Federal Reserve System” “Kapitalizmin 7 başlı canavarı”nın içinde yaşadığı “Kıble” kabul edilen mabedidir!

Büyük MenatRodos heykeli gibi, bir ayağı London City’de bir ayağı Wall Street’de olan bir puttur! Menat, İsrailoğulları  geleneğinde 3 dişi tanrıdan biridir. Diğerleri Lat ve Uzza! Menat, kader kısmet, yağmur ve rüzgar tanrısı. Bu putlar 3 Kuğu ve Boğa şeklinde de tasvir edilirler. Babil ilahesi İştar ile de ilişkilendirilir.  Babil’de “Menutum” şeklinde telaffuz edilir. Nebati dilinde  Manawatu şeklinde de telaffuz ediliyor. “Menat” Arapça’da “iki şey arasında ilgi ve bağ kurmak, bağlamak” anlamındaki niyâta yahut inâta mastarından bir mekân ismi olan menât “ilgi ve bağ kurulan, dayanılacak yer” anlamında kullanılmaktadır.

Doların atası, bugünkü Çekya sınırlarındaki eski Bohemya Krallığı’nda bulunan, (Aziz) ‘Joachim’in vadisi’ anlamına gelen “Joachimsthal” (Günümüzde Jáchymov) kentinde kullanılmaya başlanan gümüş sikkedir. İlk kez bu para 1520 yılında “Joachimsthaller” adıyla basıldı. Daha sonra ‘thaller’ şeklinde kullanılmaya başladı. Bu sikkesinin yazı tarafından Bohemya aslanı ile Çek Kralı 2. Louis adı, tura tarafından ise Meryem Ana’nın babası olan Aziz Joachim’in kabartması bulunuyordu.

Bölgede kullanılan ‘thaller’ kelimesi, Macarca’ya “tallér”, Danca ve Norveççe’ye, İsveççe’ye “daler”, İzlandaca’ya “dalur”, Felemenkçe’ye “daalder”, İtalyanca’ya “tallero”, Lehçe’ye “talar”, Farsça’ya “dare” ve İngilizce’ye “dolar” olarak geçti. Bu ülkelerde ise zaman zaman bu isimlerde gümüş sikkeler kullanıldı. Bugün dolar kelimesi farklı ülkelerde, “Amerikan Doları, Kanada Doları ve Avustralya Doları” gibi kullanılmaya devam etmektedir. Dolar işareti ($) 1770’deki İspanyol Peso Doları ile 1785 tarihli ABD Dolarının P ve S harflerinin üst üste getirilmesi ile oluşturulan bir logoya dönüşmüştür ve bu işaret aynı zamanda kapitalizmin işaretidir. Biz de de İŞ Bankasının logosu buna benzetilmiştir.

Bu “kağıt para” dedikleri şey aslında “para” değil, bir “borç senedi”, para yerine ikame edilen (Kaime) bir “fiş”tir.

Aslında bu paranın atası 1518’de Almanya’nın Bavyera bölgesinde Joachimsthal’de üretilen gümüş paradır. 29,2 gram ağırlığındaki ‘thaler’ denen bu para o zaman Avrupa’da yaygın biçimde kullanılıyordu. Bu para daha sonra Amerika’da kullanılmaya başlandı. İspanyol Peso’su ardından İngiliz parası tedavüle girdi. “Para” ilk kez Anadolu’da Lidyalılar tarafından kullanılmaya başlasa da, dolar ABD doğdu ve bu sihirli kağıt tüm dünyayı istila etti. Amerika kıtasında kağıt paranın ilk defa 1600’lü yıllarda İngiliz kolonisinin askeri masraflarının karşılanması amacıyla basıldığı bilinmektedir. İlk banknotun ise 1690 yılında Massachusetts Körfezi Kolonisi’nde basılıp kullanıldığı da bilinmektedir. Dolar 1690’da Massachusetts’te ilk kez kâğıt olarak basıldı. Ardından öteki koloniler kâğıt para birimine geçti. 1739 yılında Benjamin Franklin’in Philadelphia’da bulunan matbaasında doğa manzaralı dolarlar basılmıştır. Bu dönemde sahte para basımının önlenmesi için paralarda özel bir kabartma kullanılmıştır. Basılan paralarda kullanılan kabartma sistemi 1764 yılına kadar devam etmiştir. 1775 yılında Kıta Kongresi, Amerikan Özgürlük Savaşı’nı finanse etmek için kağıt para basmaya başlamıştır ve bu paralar tırtıklı İspanyol dolarına benzetilmiştir. 1776’de İngiliz kolonisi bağımsızlığını ilan edip, kendi parasını kullanmak isteyince diğer koloniler buna karşı çıktılar ve ortak bir para birimi istediler. 1785 yılına gelindiğinde ise dolar resmi olarak ABD’nin para birimi oldu. 1792 yılında Coinage Antlaşması ile  dolar resmen kabul edildi. Böylece Alman Thaleri, ABD’ye uyarlandı. O yıllarda da zaten en çok konuşulan dillerin başında Almanca geliyordu. “Thaler” oldu “dolar”. Hollanda sikkesi  zaten (Leeuwendaalder) yani “dolar” olarak anıldığı için thalerden dolara geçiş hiç de zor olmadı. 

Amerikalılar 1834’te gümüşü bırakıp dolara geçtiler. İngilizler ise 1900 yılında altına geçtiler.

Doların değeri 1834’ten 1933’e kadar hiç değişmedi. 1933’deki “Büyük Buhran” yıllarında değer kaybetti. ABD’de ulusal bankacılık sistemi 1863’de kuruldu. 1955 tarihli bir yasa uyarınca 1957’de silver Doların arka yüzündeki In God We Trust (Tanrıya Güveniyoruz) yazısı eklendi. O zamana kadar kağıt para karşılığı olarak “Gold”, yani altınlarına güveniyorlardı. ABD dünyayı “Allah” ile aldatmaya kalktı. Almanya ve Fransa bu sahtekarlığı ortaya çıkarmaya kalkınca 1968 yılındaki olaylar yaşandı batıda! 

1861 yılında ilk ABD bankotu uluslararası dolaşıma sokuldu. 1861 yılından günümüze kadar basılan tüm ABD banknotları da geçerli sayılıyor. 1863 yılında Kongre tarafından ulusal bankacılık sistemi kuruldu, ulusal banknotların basımının denetlenmesi için hazineye yetki verildi. 1865 yılında da kalpazanlığın kontrol edilmesi için hazineye bağlı olan denetim kurumu Amerikan Mali Suçlar Gizli Servisi kuruldu 1913 yılında ABD Merkez Bankası Kanunu, Amerikan Merkez Bankası olarak tanımlanan Federal Reserve Bank‘ın kuruluşu ilan edildi. Gerçekte Amerikan Doları dünya derin devletinindir ve ABD devletine kiralanır. 

ABD’de 1909’da altına ve gümüşe dayalı ilk “cert” üretildi. Bu yeni sistemi kuran Paul Waurgun’dur. Ardından Rothschild ve Rockefeller’ler sürece katıldı ve “Kısmen altına endeksli” yeni bir sertifika üretildi. 1939’da 1. Dünya savaşının ardından doların yönetimi ve kontrolü, 23 Aralık 1913’te kurulan FED’e verildi.. ABD’nin ilk merkez bankası 1791’de kurulan ‘The Bank of United States’dir. Doların  üretimi ise ‘United States Mint’ tarafından yapılıyor. Çünkü dünyadaki dolarların üçte ikisi artık sadece seri numarasından ibaret bir “kaydi para” olarak tutuluyor.

1944 Bretton Woods’ta Birleşmiş Milletler Para ve Finans Konferansı sonrası yeniden yapılandırılan dolar, 1971 sonrası ise bugün olduğu gibi karşılığı olmamasına rağmen rezerv para olarak kullanılmaya başladı. Bu sonuç, kapitalizmin başarısı kadar aynı zamanda bir illüzyonun dünyanın tüm piyasalarına hakim olması anlamına da geliyordu.

Bu para ile ABD hep kazandı. Dünya hep kaybetti. Ve bugün ABD’de, kapitalizmin ve dünya derin devletinin “Menat” kaşeli büyülü kağıdı da yolun sonuna geldi. ABD bugün dünyanın en borçlu ülkesi. Bu borçlanmayı daha fazla sürdüremez. Dolardan tüm dünyanın ve ABD’nin kurtulması gerek. Dolar saltanatı yıkılırsa, Menat putunun altında tüm dünya kalacak. 

Kapitalizm dolar üzerinden tüm dünyayı kendi kanlı saltanatına ortak etti.

1900’lerin ilk yarısından bugüne bütün savaşlar, soğuk savaş terör ve darbeler bu kanlı saltanatı sürdürmek içindi. Ve bugün bu sistem, yolun sonuna geldi. Bugün yaşanan sancılar bunun dışa vurumu. Bu işi nasıl noktalayacaklar ve yerine ne koyacaklar? Cevabını arayan soru bu. Selâm ve dua ile.

 


YORUMLARA GÖZAT (35)

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.