Ahmet Varol

Ahmet Varol

Gazze’ye son saldırı ve ateşkes

-

Müslümanların mübarek Ramazan ayına girmesine doğru İslam düşmanlarının da azgınlıklarının arttığını görüyoruz. Bu yılın Ramazan ayına girilmesine üç gün kala siyonist katiller Gazze’ye yönelik şiddetli bir saldırı başlatarak yine bir katliam gerçekleştirdiler. Normalde işgal rejiminin niyeti bu katliamı daha uzun bir süre sürdürmek ve Ramazan ayını başta Gazze ahalisine ve genelde bütün Filistin halkına, bilvesile tüm İslam âlemine zehir etmekti. Ancak Filistin direnişinin kararlı mücadelesi ve başarılı savunması, saldırıyı sürdürmenin işgalcilere de bayağı pahalıya mal olacağını ortaya koydu. O yüzden işgalciler direnişçilerin ileri sürdüğü şartları kabul ederek ateşkese razı olmak zorunda kaldılar. 

Gazze ahalisi 30 Mart 2018 tarihinde başlattığı ve tamamen sivil gösterilerden ibaret olan Ablukayı Kırma ve Büyük Dönüş Yürüyüşü çerçevesinde özellikle Cuma günleri gösteriler düzenliyor ve bu doğrultuda her Cuma’ya mesaj nitelikli bir isim veriliyor. ABD’nin Golan Tepeleri üzerindeki siyonist işgali meşru sayma kararını protesto amacıyla Ramazan’dan önceki son Cuma gününe yani 3 Mayıs 2019’a da “Golan Tepeleri Cuması” adı verilerek gösteriler düzenlendi. Dediğimiz gibi gösteriler tamamen sivil nitelikli ve mesaj verme amaçlıydı. Fakat işgal güçleri yine saldırı düzenlediler ve 4 Filistinli şehit olurken 51 Filistinli de yaralandı. 

İşgalci saldırganlar Filistinlilere yönelik bütün bu saldırılarının karşılıksız kalmasını ve Filistinlilerin bu saldırılar ve cinayetler karşısında susmasını istiyorlar. Ancak Filistin direnişi bu saldırılar karşısında susmanın kendilerini güvenceye kavuşturmayacağını bilakis işgalcileri daha da cüretlendireceğini ve yeni saldırılar gerçekleştirmeleri, yeni cinayetler işlemeleri için onların daha rahat hareket etmelerine neden olacağını biliyor. O yüzden Cuma günü gerçekleştirilen saldırılara ve işlenen cinayetlere füzelerle karşılık verdi. Bunun üzerine işgal güçleri Filistin direnişinin savunma gücünü ölçmek amacıyla, gerçekleştirilen füze saldırılarına cevap iddiasıyla yeni bir saldırı başlattı. 

Ancak burada şunu özellikle vurgulayalım ki cevap veren tarafişgal rejimi değil Filistin tarafıdır. Çünkü Filistin tarafı Cuma günü tamamen sivil nitelikli gösterilere yönelik saldırılara ve dört insanın şehit edilmesine, 51 insanın da yaralanmasına cevap amacıyla füze saldırısı gerçekleştirmişti. İkinci olarak da yukarıda ifade ettiğimiz üzere Filistin direnişi bu cevabı vermeyip işgalci saldırganların cinayetlerine sessiz kalsaydı bu, Filistinlileri güvenceye kavuşturmayacak, aksine işgalciler Filistinlilerin sessizliğini daha şiddetli saldırılarda bulunmak için değerlendirecekti. 

İşgalciler Cumartesi sabahından itibaren Gazze’ye yönelik saldırılar gerçekleştirdiler ve bu saldırılarını iki gün süreyle devam ettirdiler. Saldırılarda sivil savunmasız insanlar hedef alındı ve aileler yok edildi. Ama Filistin direnişi işgalcilere karşı kararlı bir mücadele verdi. İşgalcilerin saldırılarını gündeme getirirken Filistin direnişinin bu kararlı savunmasını ve mücadelesini görmezden gelmek uygun olmaz. 

Filistin direnişi işgalcilerin hedeflerine bu iki gün içinde en az 700 füze attı ve ABD’nin işgal rejimine hediye ettiği demir kubbe sistemi bu füzelerden sadece 240 tanesini havada imha edebildi. Diğerleri işgalcilere önemli zayiat verdirdiği gibi Gazze çevresindeki bütün yahudi yerleşim merkezlerine korku hakim oldu. İşgal rejimi de işte bu yüzden ateşkese razı olmak zorunda kaldı. Ateşkes anlaşmasında Filistin direnişinin şartlarını kabul etmek zorunda kalması bunun çok açık bir göstergesidir. 

 


YORUMLARA GÖZAT (3)

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.