Ahmet Varol

Ahmet Varol

İşgalcinin Gazze fiyaskosu

-

Middle East Eye isimli haber sitesi, Suudi Arabistan veliaht prensi Muhammed bin Selman’ın Cemal Kaşıkçı’nın Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğu binasında çok vahşi bir yöntemle öldürülmesi sebebiyle oluşan gündemin değişmesi ve bu konunun gölgede kalması için siyonist işgal rejiminin başbakanı Netanyahu’yu Gazze’ye yönelik bir operasyon düzenlemeye ikna etmeye çalıştığına dair haber yayınladı. Bu konu aslında daha önce de gündeme gelmişti ve Kaşıkçı cinayetinin yoğun bir şekilde konuşulduğu günlerde işgal rejiminin Gazze’ye bir saldırı düzenlemesinden ciddi şekilde korkuluyordu. Hatta o günlerde bir gerginlik yaşanmış ama işgal rejimi geniş çaplı bir operasyon düzenlemekten çekinmeyi tercih etmişti. 

Yaşanan son olaylar üzerine adı geçen haber sitesi Suudi Arabistan içindeki bazı kaynaklara dayandırdığını söylediği bu haberi kamuoyunun dikkatine sundu. Haberde, Türkiye’nin Kaşıkçı cinayetiyle ilgili ses kayıtlarını muhtelif ülkelerin ileri gelenlerine dinletmesi ve Cumhurbaşkanı Tayyib Erdoğan’ın cinayet emrinin üst düzey bir makamdan çıktığına dair açıklama yapması üzerine veliaht prensin Netanyahu’yu Hamas’a yönelik bir operasyon başlatması için ikna etmeye çalıştığına dikkat çekildi. 

Bunun yanı sıra gerek Netanyahu ailesinin yolsuzlukları sebebiyle sürdürülen soruşturmalardan ve gerekse siyonist tabandan gelen tepkilerden dolayı Netanyahu hükümetinin son dönemde ciddi bir problem yaşadığı ve bu problemi dışarıya taşımak, içerideki gündemi kısmen değiştirmek için Gazze’ye yönelik operasyon planladığı da olayları izleyen yorumcular tarafından dile getirildi. 

Geçtiğimiz Pazar gecesi işgalcilerden bir askeri grup Gazze içine sızarak bir operasyon girişiminde bulundu. Bu girişimin öncelikli amacının Hamas’ın askeri kanadı durumundaki İzzettin Kassam Birlikleri’nin ileri gelen komutanlarından birini kaçırmak olduğu dile getirildi. Ancak Filistinli direnişçiler girişimin farkına vararak işgalci askerleri engellediler. Çıkan çatışmada Gazze içine sızan ekip içinde yer alan üst rütbeli ve önemli bir konumda olduğu ifade edilen bir işgalci subay öldürüldü, bir subay da yaralandı. İşgal güçleri karadan sızan askerlerinin kalanlarının sağ olarak çıkabilmeleri için Filistinli direnişçilere havadan saldırı düzenledi. Saldırıda biri Kassam Birlikleri’nin önde gelen komutanlarından olan Nureddin Bereke olmak üzere yedi mücahit şehit edildi. 

Filistin direnişinin Gazze içine sızan grubu durdurması önemli bir planı engelledi. Fakat işgal rejimi Filistin direnişinin yedi mücahidin şehit edilmesi olayı karşısında eli kolu bağlı kalacağını sanarak kendisinin bir subayının öldürülmesini bahane edip Gazze’ye yönelik saldırılarını şiddetlendirmek suretiyle provokatif tutumunu daha da artırdı. 

Ama Filistin direnişinin bütün grupları bir araya gelerek Filistin Direniş Grupları Ortak Operasyon Odası adıyla bir koordinasyon merkezi oluşturup işgalcinin sergilediği saldırgan tutuma çok sert karşılık verdi ve Gazze etrafındaki yahudi yerleşim merkezlerine füze yağdırdı. ABD’nin işgalci siyoniste hediye etmiş olduğu demir kubbe sistemi atılan füzelerin çok az bir kısmını havada imha edebildi. Füzelerin birçoğu önemli noktalara isabet etti ve bizzat işgalcilerin itiraflarına göre iki gün içinde en az 370 füze atıldı ve yüze yakın asker ya da yerleşimci yaralandı. Can kaybı konusunda ise işgalci, itirafta bulunmaktan çekindi. Yerleşimciler Gazze çevresindeki yerleşim merkezlerinden kaçmaya başladılar. Sonuçta işgalci Mısır’ın arabuluculuğuyla ateşkesi kabul etmek zorunda kaldı. Bu da Filistin direnişinin çok başarılı bir savunma gerçekleştirdiğini, işgalcinin Gazze’yi büyük bir ateş çemberine alma planının fiyaskoyla sonuçlandığını gösteriyordu. 

Bu konunun farklı boyutlarını ele alabilmemiz için devam etmemiz gerekiyor. 

 


YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.