Ahmet Varol

Ahmet Varol

Korona salgını ve Arap dünyasındaki siyasi tutuklular

-

Arap ülkelerinin çoğunda hâlâ dikta rejimleri hüküm sürdüğünden cezaevlerinde de siyasi tutuklular büyük bir yekûn teşkil etmektedir. Çünkü bu rejimler vatandaşlarının, rejimi, saltanatı ellerinde tutan yöneticileri, onların politikalarını, uygulamalarını eleştirmelerine asla müsaade etmezler. Eleştirmelerini bir yana bırakın herhangi bir farklı öneri sunsalar bile polisin kapılarına dayandığını görürler. Örneğin Suudi Arabistan’daki saygın ilim adamlarından Selman El-Avde, kişisel twitter hesabında Katar’a ambargo uygulanması yerine meselenin diyalog yoluyla çözülmesini önermesi sebebiyle hapse atıldı ve şimdi idamla yargılanıyor. 

Suudi Arabistan’da bu şekilde hapse atılan ve Sahve (Uyanış) haraketine mensup oldukları düşünülen çok sayıda ilim ve fikir adamı bulunmaktadır. Tabii Suudi Arabistan’da örgütlü bir sivil yani devletten bağımsız çalışma yapılması mümkün değildir. Fakat bu ülkede rejime muhalif bazı görüşler ileri süren fikir adamlarının oluşturduğu çevreye Sahve Hareketi deniyor. Yoksa gerçekte bunların ülke sınırları içinde herhangi bir örgütlü çalışma yapmaları söz konusu değil. Ancak ülke dışında onların haklarını savunmak amacıyla oluşturulmuş bir yapılanma var. Bunlar da genellikle internet üzerinden bilgilendirme ve uyarı çalışmaları yapıyorlar. 

Söz konusu yapılanma dün, özellikle koronavirüsün oluşturduğu tehlikeden dolayı Suudi Arabistan’daki düşünce tutuklularının özgürlüklerine kavuşturulmaları için bir kampanya başlattı. Bu kampanya çerçevesinde “Felaketten Önce” hashtagı ile mesajlar yayınlamaya başladılar. 

Bütün insanlığın huzurunu kaçıran ve arz ettiği tehlike günden güne büyüyen koronavirüs salgını, cezaevlerinde toplu koğuşlara doldurulmuş olan mahkumlar için de önemli bir tehlike arz ediyor. O yüzden muhtelif ülkelerde cezaevlerindeki mahkum sayılarının azaltılması ve bazıların evlerine gönderilmeleri için çalışmalar yapılıyor. Suudi Arabistan’da düşüncelerinden dolayı cezaevlerinde tutulan mahkumların zaten herhangi bir cezayı hak etmedikleri, onların hukuk çerçevesinde suç sayılan bir fiillerinin olmadığı, kendilerine nispet edilen suçun sadece inançlarını ve düşüncelerini ortaya koymaları ve toplum açısından olumsuzluk arzeden bazı gelişmeler hakkında uyarılarda bulunmaları olduğu, hakim rejimin onların düşüncelerinden ve uyarılarından rahatsız olduğu için kendilerini hapse attığı dile getiriliyor. Şimdi bu insanların koronavirüs sebebiyle büyük bir tehlike yaşamaları öncesinde hak ettikleri özgürlüklerine kavuşturulmaları ve haksız bir şekilde cezaevlerinde tutulmalarına son verilmesi isteniyor. Bu amaçla internet üzerinden çağrılar yapılıyor. 

Arap dünyasında siyasi düşüncelerinden ve çizgilerinden dolayı özgürlüklerinden yoksun bırakılanlar sadece Suudi Arabistan’ın cezaevlerinde bulunmuyor. Tabii Suudi Arabistan’daki rejim, muhalifleri susturma ve hapse atma konusunda en katı davranan zulüm rejimlerinden biri. Ama örneğin Sisi cuntasının hüküm sürdüğü Mısır’ın, Arap dünyasının mafya çetesinin başını çeken Birleşik Arap Emirlikleri’nin, siyasi saltanatını sürdürebilmek için vahşetin her çeşidini kendine meşru gören Beşşar Esed yönetiminin ve daha birçok dikta rejiminin zindanlarında da sırf siyasi görüşlerinden, inançlarından ve fikri tercihlerinden dolayı tutulanlar var. Ayrıca vatanlarının bağımsız ve özgür olmasını isteyen Filistinlilere karşı savaş halindeki siyonist işgal rejiminin zindanlarında da binlerce Filistinli esir var. Bunların da tümü siyasi mahkum konumundalar. 

Şimdi koronavirüs tehlikesi, söz konusu siyasi mahkumların hepsinin sağlıklarını tehdit ediyor. Çünkü kendilerinin bu tehlike karşısında güvende olmalarını sağlayacak bir tedbir alınmadığı gibi özgürleştirilmeleri için de herhangi bir adım atılmıyor. 

 


YORUMLARA GÖZAT (6)

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.