Ahmet Varol

Ahmet Varol

Sudan’da ordunun müdahalesi

-

Sudan’da, muhalefetin Ömer El-Beşir yönetimine karşı kitlesel eylemleri ve gösterileri organize etmeye başladığı dönemlerde ordunun üst düzey yetkilileri yönetime destek verdiklerini açık bir dille ifade etmişti. Geçtiğimiz Aralık ayında başlayan ve yönetimin sert tutumuna karşı devam eden, günden güne yaygınlaşan gösterilerin El-Beşir yönetimini istifaya zorlamak için yaptığı baskıların, onu kenara çekilmeye zorlayamamasında ordunun ve istihbaratın tutumunun önemli bir rolü olduğu tahmin ediliyordu. 

Cezayir’de ordunun Buteflika’yı istifaya zorlamasından sonra Hartum’da da göstericilerin eylemlerini askeriyenin önüne taşımaları dikkat çekti. Burada yaptıkları gösterilerde ordudan, halkın tutumundan yana tavır almasını ve El-Beşir’i istifaya zorlamasını istemeye başladılar. 

Emniyet teşkilatı askeriyenin önünde gerçekleştirilen gösterilere başlangıçta kısmen müdahale etti ve çıkan olaylarda on kişinin öldüğü haberlerde dile getirildi. Ama daha sonra emniyet teşkilatı tutumunu değiştirerek olaylara müdahale etmeme kararı aldı. Hatta ülkede demokratik bir geçişe ihtiyaç olduğunu vurgulayarak artık olaylara hiçbir şekilde müdahale etmeyeceğini bildirdi. Zaten ilk müdahaleler de askeriyenin önünde toplanan kalabalığın dağılmasını sağlayamamış bilakis tepkiler daha da şiddetlenerek gösterilere destek artmıştı. 

Ordu ise tavrını birden değiştirerek Cezayir ordusunun sergilediğine benzer bir tavır sergiledi. 11 Nisan Perşembe sabahı, göstericiler aleyhine değil yönetim aleyhine olaylara müdahale etti ve cumhurbaşkanı Ömer Hasan El-Beşir’i istifa etmeye zorladı. Ayrıca başkent Hartum’un önemli bazı noktalarına askeri araçlar yerleştirildi. Havaalanında hareket ordu mensupları tarafından kontrol altına alındı. Kalkışlar engellenmeye başlandı, inişler ise devam etti. 

İstihbarat teşkilatı da orduyla birlikte siyasi mekanizmaya müdahale ederek bazı önemli kişilerin gözaltına alınmasını sağladı. 

Ordunun bu müdahalesinin olayların artık kontrolden çıkma noktasına doğru ilerlemesi ve protesto eylemleri düzenleyen kesimin Ömer El-Beşir yönetiminin devamına razı olmama konusunda ısrarlı davranacağını görmesi sebebiyle olduğunu tahmin ediyoruz. Yani müdahalenin amacı El-Beşir’in istifa etmesi için ısrar eden göstericilerin ve onları organize eden siyasi muhalefetin yatıştırılması olabilir. 

Ordunun müdahalesinden sonra yapılan ilk resmi açıklamayı yine Ömer El-Beşir’in hükümetinde Savunma Bakanı olan Ivad bin Avf okudu. Açıklamada hükümetin görevden alındığını, anayasanın askıya alındığını, yönetimin başkanının yani Ömer El-Beşir’in gözaltına alınarak güvenli bir yerde gözetim altında tutulduğunu duyurdu. 

Açıklamada iki yıllık geçiş döneminin başlatıldığı ve üç aylığına da olağanüstü hal ilan edildiği, parlamentonun ve vilayet meclislerinin lağvedildiği, ülkenin yönetimi için askeri bir hükümet oluşturulduğu duyuruldu. 

Ordunun müdahalesinden sonra okunan ilk bildiride ayrıca hava sahasının, havaalanlarının ve diğer giriş noktalarının kapatıldığı bildirildi. 

Ama asıl önemli olan bundan sonraki süreçtir. 

Her şeyden önce ordunun müdahale etmesi suretiyle yönetimin istifaya zorlanması bir halk devrimi olarak nitelendirilemez. Her ne kadar ordu yetkilileri halkla karşı karşıya gelmeme konusunda itinalı davranacaklarını ortaya koymuş olsalar da ordunun darbesi sadece yönetime değil aynı zamanda toplumsal iradeye de bir darbe niteliği taşımaktadır. 

Ordunun bu müdahaleden sonra halkın iradesinin sorulması için zemin oluşturmaması ve dürüst seçimler yapılmasına imkan tanınması için gereken hazırlık çalışmalarını hızla yapmaması durumunda bir cunta yönetimine geçilmiş olacaktır. 

 


YORUMLARA GÖZAT (6)

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.