Akif Bedir

Akif Bedir

Haydi, vatanseverler göreve

-

Milli Futbol Takımımız, EURO 2020 Elemeleri grup maçı için gittiği İzlanda’nın Keflavik Uluslararası Havalimanı’nda büyük bir saygısızlığa uğradı. Havalimanında yaklaşık 3 saat bekletilen ay-yıldızlı oyuncular, İzlanda emniyet görevlileri tarafından didik didik arandı. Bu skandalın üstüne bir de basın açıklaması yapan milli futbolcumuz Emre Belözoğlu’na mikrofon uzatır gibi tuvalet fırçası tuttular.

Bu spor yaparken de, siyaset yaparken de, ticaret yaparken de, kazanma hırsıyla çevreyi kirleten, emeği sömüren zihniyetin ruh halinin yansımasıdır.

Bu ahlak deyip, ahlaki değerleri örseleyen, uluslararası düzen, hukuk, insani değerler, insan hayatının kutsallığı deyip bütün bunları sömüren Batı’nın içindeki kinin dışa vurumudur.

Bu kendilerini dünyanın efendisi ve hâkimi görüp, bütün dünyayı cehenneme çevirmekten, bütün dinleri fosilleştirmekten, bütün medeniyetlerin temellerini yerle bir etmekten ve hepsini tarihten sürmekten, sürgüne göndermekten çekinmeyen “uygar”, “medeni”(!) Batının gerçek yüzünün “barbar”lığının tescilidir.  

Batının ruhunda her zaman nefret, şiddet ve sömürgecilik var olmuştur. 

Medeniyet götürdüğünü iddia ettiği toplumları sömürdü. Bu insanların ellerindeki doğal kaynakları ele geçirmeden önce onların ruhlarını, rüyalarını, hayallerini esir aldı.

Batı savaşla, bilimle, teknikle, ticaretle egemen olmaya çalışan hesapçı ve doymak bilmez bir güç makinesidir.

Kültür ve insanlıktan nasiplerini almadı. 

Batı insan ticareti, emek hırsızlığı hatta savaş ve katliamlarla işgal ettiği topraklara tarihin her döneminde, tüm zamanlarda insanlığa işkence, gözyaşı ve kan ile mutsuzluk getirerek dünyayı zindan etmiştir.

Kökeni kaba kuvvete, kuvvetin üstünlüğüne, nefret ve düşmanlığa dayanan Batı’nınki medeniyet değil, “vahşet”tir. Kendi milletlerinin menfaati için kıtaları yoksulluğa ve sefalete iten bir olgu medeniyet değil zulmettir.

Emperyalist Batı, kendini, “çağdaş, medeni, insan haklarına saygılı, özgürlükçü” diye tanıtırken, diğer toplumları ve özellikle de Müslümanları, “gelişmemiş”, “gayrı medeni”, “uygarlığa ihtiyacı olan” şeklinde kirli bir propaganda yürütüyor.

Dini referansları bir kenara bırakarak medeniyet kavramı üzerinden fikir, sanat, eğitim, bilim ve düşünce kavramları üretip yeni bir dünya inşa eden Batı’nın bugün medeniyet adına söyleyecek sözü tükenmiştir.

Batı, dün de barbardı, dün de ırkçıydı, dün de soykırımcıydı, dün de utanmazdı bugünde…

Batıyı, “çağdaş uygarlık” ve “ulaşılması gereken yer” olarak gören CHP ve onun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı “Medeni İmamoğlu” hak etmediği kapıdan giremeyince Ordu Valisine hakaretler savurdu. 

Medeni insan görgülüdür. Medeni bir insan, her şeyden önce, güzel ahlaklı, dürüsttür. 

Geçtiğimiz günlerde Ordu-Giresun Havalimanı’nda hakkı olmadığı halde VIP salonunu kullanmak isteyen görevlilerin izin vermemesi üzerine “şöhret” zehirlenmesi yaşayan İmamoğlu “gerçek yüzünü gösterip”, çirkinleşerek ülke gündemine VIP rezaletini oturttu. 

Sevgi pıtırcığı diye yutturulmaya çalışılan İmamoğlu’nun devletin valisine “it” diyerek hakaret etmesi İmamoğlu’nun da mensubu olduğu CHP zihniyetinin de toplumun iyilik ve huzuru, mutluluk ve özgürlüğünü düşünmediğini hep kendi çıkar ve menfaati için çalıştığının açık belgesidir. 

İmamoğlu, İstanbul’un gücü üzerinden Türkiye’nin istikrarına oyun kurmaya çalışacak olan Batı’nın bir projesidir.   

İmamoğlu, ülkenin iç istikrarını bozmaya yönelik bir hamle, Türkiye’nin ekonomisini rayından çıkarmak hedeflerinden uzaklaştırmak için maşadır.

İmamoğlu, İstanbul’u Kandil’e teslim etmek isteyenlerin kendi kimliğimizi, kendi tarihimizi, kendi değerlerimizi “yabancı”laştır-mak için piyasaya sürülen bir gaspiratördür.   

Kendi düşüncemizi, duygu dünyamızı, türkümüzü, şarkımızı, şiirimizi, dilimizi kuşanarak bu dünyada var olmak istiyorsak Pontus kökenlileri ve Yunan gazetecileri sevindirmemeliyiz. 

Herhangi bir tahakküm ve hiyerarşi ilişkisine tabi olmadan eşit bir şekilde var olmak istiyorsak İstanbul’un Konstantinopolis olacağı hayallerine kapılan Rumları ve maşaları olan Yunanoğullarına derslerini vermeliyiz.

“İstanbul’u yeniden Konstantinopolis yap” diye kampanya başlatan Ermeni lobisi ANCA’yı ve içimizdeki Ermeni döllerinin FETÖ ve PKK terör örgütünün işbirliği ile CHP’nin yönetimi üzerinden İstanbul halkının iradesini örgütlü bir şekilde hukuksuzlukla, usulsüzlükle gasp etme operasyonuna “dur” demeliyiz.

Fatih, İstanbul’u fethederken “Türk sarığı görmek Latin serpuşunu görmekten daha iyidir” tercihiylealkışlarla, çiçeklerle karşılanmıştı. Vicdan hürriyetine karşı müsamaha göstermiş hiçbir dini, milli değere dokunmamıştı. Medeni Batı Endülüs’ün kökünü kazırken Hıristiyan olmayanı yakmışlardı.  

Batı dün olduğu gibi bugün de bütün dünyaya bombayla, silahlarla kan kustururken medeniyet, uygarlık maskesini takıyor. 

Batıyı “kızıl haç” görüp hayal kuranların, haddini bilmeyen, gerçek kimliğini gizleyen Yunan uşaklarının oyununu bozma, hadlerini bildirme zamanıdır. Haydi, vatanseverler göreve…

 


YORUMLARA GÖZAT (3)

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.