Ali Akben

Ali Akben

Pire deve olursa

-

Rahmetli büyükbabamın yaz akşamları uykudan önce anlattığı hikâyelerin detaylarının çoğu hafızamdan silinse de girizgahta kullandığı cümleler ve hikayelerin ana fikirleri hâlâ dün gibi hatırımda. O yıllarda günümüzdeki gibi iletişim yollarının cılkı çıkmamıştı. 

Bir varmış; bir yokmuş ile başlayan ve evvel zaman içinde kalbur saman içinde develer tellal iken pireler berber iken ya da pireler deve iken ile devam eden hikayeleri hatırlarım. Anlatılan hikayelerde ana tema ise hak-batıl çatışması ya da iyi -kötü savaşı olurdu ve hep iyiler kazanırdı.

Ülkemiz son 5 yılda sanırım 5 seçim yaptı. Nasip olursa altıncısını 23 Haziran’da yapacak. Görüntülü yazılı ve sosyal medyada bilgi ve belge olarak arz-ı endam eden saçmalıkları görüp pirelerin nasıl deve yapıldığına şahitlik yaptıkça içim kararıyor. İnsanlarımız her duyduğunu hatta gördüğünü gerçekmiş gibi algılayarak yangına adeta körükle gidiyor. Bu gidiş hayra alamet değil. El ovuşturan yerli ve yabancı şer odakların ekmeğine yağ sürmekten vazgeçmeli ve özümüze dönmeliyiz dostlar.

Siyaset kazanının kaynatılan fokurtusunun sesi farklı karakterlere büründürülerek birlik ve bütünlük hamurumuzun mayasının bozulmasına cidden içerleniyorum. Hızlı gündem oluşturan ancak saman alevi gibi sönen haberler gerçekmiş gibi alınıp satılıyor, iftiralar dedikodular algılar ve olgular tam bir arapsaçı. İçindeki gerçekliği cımbızla çekerek ayıklayana helal olsun.

Şu mübarek günlerde belki böyle iç karartıcı gerçeklikleri yazmasam daha iyi olur ama devekuşu misali başımızı kuma gömmek de doğru olmasa gerek. Siyasi iktidarın yorgunluğundan nemalanan haşereler fokurdattıkları kazana odun taşımakla meşguller.

İktidarın nimetlerinden menfaat devşiren şebekenin isabet buyurdunuz efendimci tayfası için bir sorun yok elbet. Çünkü onların bir elleri yağda diğer elleri de balın içinde. Memleket sevdalısı bizler için sorun var ve giderek de büyüyor. 

Sorunlar geometrik olarak hızla büyüyor malum çevrelerde bu büyütülmenin ateşine odun taşımakla meşgul. Çuvala sığmayan mızrağı görüp bunu dillendiren aklı selim sahipleri mal bulmuş mağribiciler kadar cesur olamazlarsa vay halimize. Özellikle eli kalem tutan okuyup yazan çizen tayfa; sözlerim ağır ama sizlere. Bu cesaretin bedeli olabilir ama bugün ödenmezse yarın ödemek daha ağır ve zor olacak. 

Başkanımız ne yapsın. Davul boyunda. Her türlü olumsuzluğun faturası anında hesaba geçiriliyor. Tokmak ise her zaman olduğu gibi büyük çoğunlukla cukkacı, aman efendimci, yağcı ve yoğurtçularda. Tuzu kuru ve her devirde işgüzarlığından taviz vermeyen bu kesimin sesini kısarak sesimizi duyurmamızın imkansızlığından dolayı bu makaleyi yazıyor ve yazı kalır gerçekliğine inanıyorum.

Nerede ise bir yıl olacak hükümet kurulalı; Bazı başkanlar, bürokratlar ve bakanlarla ilgili öyle yaygaralar ve dedikodular var ki duymamak işitmemek mümkün değil. Emanetin ehlinde olmadığı algısı piyasada bayağı primli ve iş yapıyor.

Muayenehanemde, vapurda, metroda, belediye otobüsünde hatta yolda etraf dinlemesi yapan bir vatandaş olarak benim işitip duyduklarımı, hayıflandıklarımı devletimizi yıllardır idare eden usta siyasetçi başkanımız dünden duymuş olmalı ki her konuşmasında anlayanlara mesajlarını veriyor zaten.

Ancak tükürükleri yağmur zannedenler için durum farklı sanırım. Yanlış yoldan dönmeye hiç de niyetli görünmüyorlar. Başkan vatandaşa karşı telefonlarını kapatmadığını her fırsatta söyleyerek anlaması gerekenleri ne kadar uyarsa da maalesef tepeden bakan gururlu, kibirli, küçük dağları ben yarattımcı kesimin ders almak şöyle dursun kılı kıpırdamıyor.

Geçmişte vekillik yapmış Ak Partili mebusumuz keşkelerle dolu ileri geri aklına gelenleri aktarıyor ve başkanı suçluyor akıl veriyordu.

Sordum sayın vekilim görevde iken niçin bunları başkana söylemedin? Cevabı hık mık. Aynı şeyleri görevden alınmış bürokratlardan da işitiyorum.

Maalesef konuşmalar kuyruk acılı ve nefsi. Görev başında olanlar için maşallah her şey toz pembe. Her yer güllük gülistanlık. Yarın bir şekilde görev değişimi yapılsın sağa sola ahkam kesmeye başlamakta gecikme olmuyor.

Ak Partili bir milletvekilinin, güven duyarak parti içi meseleleri aktardığı basın mensubunun vekilin iznini almadan mal bulmuş mağribi gibi yemeden içmeden servis etmesini kınıyorum. 

Ne kadar doğru bilemem ama basına yansıyan bilgileri taradığımda konuştukları eleştiri sınırları içerisinde. Başka birileri gibi de yapmamış. İçinden geçenleri etraftaki fısıltıların tercümanlığını yaparak bence doğrusunu yapmış. Hemen hainlik yaftasını yapıştırmak dile getirdiği meseleler üzerinde düşünülmesi gerekliliğine inanıyorum. 

Son günlerde edindiğim intiba; halkımız başkanın 23 Haziran seçimlerinden önce harekete geçmesini umuyor ve bekliyor. Niçin harekete geçmiyor diyenlere bir bildiği olmalıdır diyorum. Bizlerin gördüğü şeyler yukarıdan farklı görünmüyorsa halkın beklentisine cevabın gecikeceği kanaatinde değilim.

Özellikle bazı bakanların tutum ve davranışları halkımız arasında ciddi dedikoduların yayılmasında tuz biber oluyor. Bürokratik oligarkların ben bilirimci halleri vatandaşın dikkatinden kaçmıyor.

Başkanımız geçtiğimiz günlerde yeni seçilen belediye başkanlarına hitap etti ve ciddi uyarılarda bulundu. Gerçekten yanlış yapanın yanına kâr kalmaması gerekiyor. Rüşvet çarkının elemanı olanların derdest edilmesi gerekiyor. 

Belediyelerimizin görünür yerlerine yeniden rüşvet alan ve veren melundur levhaları asılmalı. Rahmetli Erbakan hocamız dönemindeki gibi hassasiyetler yeniden önemsenmeli.

Şöyle veya böyle isminin başına şaibe karışmış kurumlar ve kişilerle, idare erkine nereden buldun kardeşim denilmeli. Seçimlerden önce halk nezdinde ses getirecek tedbirlerle vatandaşın beklentileri karşılanmazsa korkarım ki geç kalınır ve telafisi zor olacak dönülmez yola girilir. Bendeniz duyumlarımı ve tespitlerimi aktararak vatandaşlık görevimi yaptığım kanaatindeyim.

Bugünlük de bu kadar.

Kalın sağlıcakla. 

 


YORUMLARA GÖZAT (14)

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.