Ali Erkan Kavaklı

Ali Erkan Kavaklı

Bütün çağların en etkili ve en erdemli eğitimcisi ve Suffe Okulu

-

Eğitimde model arayan, başarılı ve erdemli nesiller yetiştirmek isteyen, dünyanın gelmiş geçmiş en başarılı eğitimcisini örnek almalı.

Bütün devirlerin en başarılı ve en etkili eğitimcisi Hz. Muhammed aleyhisselâmdır. 

En Sevilen Öğretmen (sav), kendisine indirilen Kur’an’ı okudu, manasını yaşadı, anlattı, çağını değiştirdi. Kitap ilim taşıyıcısıdır. En Sevilen Öğretmen (sav) Medine’ye hicret edince Suffe Okulu adı verilen bir okul açtı. Okumayı, öğrenmeyi, ilim tahsil etmeyi, öğrenci yetiştirmeyi ibadet kabul etti. Allah’ı, ahireti, adalet ve hakikati anlattı. Suffe Okulu yatılı idi, dersler camide yapılıyordu. 

Okulunu kurucu müdürü ve öğretmeni Hz. Muhammed (sav) idi. Okuma, kitap ve ilim kültürü olmayan bir topluma geldi, okuma kültürünü başlattı. Önce gönülleri fethetti sonra beyinleri ilim ile aydınlattı. Herkesin en çok sevdiği öğretmen oldu. 

Okulu, gazetesi, kitabı, öğrenme kültürü bulunmayan bir topluma öğretmenlik yaptı. Cahil bir toplumu bilginler ve erdemliler toplumuna çevirdi. 

Kaba, ilkel, vahşi ve kötü âdetlere sahip bir milleti 23 senede dünyanın en kibar, en nazik, en medeni, en adaletli milletine dönüştürdü; deve çobanları dünyayı yönetir hâle geldiler. Çölden âdeta âlimler, hükümdarlar, sanatkârlar, kahramanlar fışkırdı. 

Öylesine etkili hakikatleri anlattı ki onu öldürmek için yola çıkan, onu tanıyınca “Anam, babam, canım sana feda olsun!” demeye başladı. 

Onu öldürmek için kılıcını alıp yola çıkan Hz. Ömer (ra), Kur’an ile tanıştı, hakikati öğrendi ve değişti. Kanlı kinli Ömer gitti, yerine kalbi Allah aşkı, peygamber aşkı, hakikat aşkı ile dolu, merhamet âbidesi bir insan oldu. 

Mehmet Akif Ersoy, onu anlatırken şöyle der:

Kenar-ı Dicle’de bir kurt kapsa bir koyunu;

Gelir de adl-i İlâhî Ömer’den sorar onu!” 

O mükemmel eğitimci, öğrencilerini en iyi eğitti ve yetiştirdi.

Toplumun yıllar boyunca yerleşmiş âdet ve alışkanlıkları değiştirmek zordur. 

Sigara gibi küçük bir âdeti, küçük bir kavimden, büyük bir hâkim, büyük bir himmetle ancak, daimî kaldırabilir. Hâlbuki bu zat, büyük ve çok âdetleri, görünüşte küçük bir kuvvetle, küçük bir himmetle, az bir zamanda kaldırıp yerlerine öyle yüksek seciyeleri, kan ve damarlarına karışmış derecede sabit olarak yerleştirdi ve tespit etti. Bunun gibi daha pek çok harika icraatları yaptı.(Sözler, s. 216.)

Kur’an hakikatlerini dinleyenler, putları bırakıp Allah’a inandılar. Faiz, kan davası, adam öldüre, zina, içki, kumar, kız çocuklarını diri diri toprağa gömme gibi pek çok âdeti, kısa bir sürede terk ettiler. 

Tarihte İslam inkılâbının benzeri yoktur.

İslam’dan önce Araplar, dünya çapında herhangi bir başarıya imza atmamıştır. Kabileler hâlinde yaşarlardı; toplumda yağmacılık, baskın, hırsızlık yaygındı. Kadın ve kızları insan yerine koymazlardı. 

İslamiyet’le şereflendikten sonra değiştiler, kötü âdetlerin yerini güzel ahlak prensipleri aldı. Değişim alanlarını kısaca şöyle özetleyebiliriz:

1. Tek Allah’a iman ettiler, putlara tapmayı bıraktılar.

2. Adam öldürmeyi, yağmacılığı bıraktılar, birbirleriyle kardeş oldular. 

3. Kumar, içki, faiz, zina, fesat çıkarma gibi kötü alışkanlıkları terk ettiler; güzel ahlak sahibi oldular. 

4. Zayıf, yoksul ve fakirleri ezmeyi bırakıp zekât ve sadaka vererek onlara yardım etmeye başladılar. Yetim, öksüz ve kimsesizleri korumaya başladılar.

5. Allah rızasını hedef edindiler; hayırda ve takvada yarıştılar.

6. İlim, sanat, marifet ve medeniyette ileri gittiler. 

7. Evs ve Hazrec kabileleri arasında 120 yıl süren Buas Savaşları sona erdi, Evsliler ve Hazrecliler kardeş oldular, İslam düşmanları ile savaştılar. 

8. Evini, barkını bırakıp Medine’ye hicret eden Muhacirler ile Medineli Ensar’ı birbirleriyle kardeş oldular. Ensar, muhacirlerle her şeylerini paylaştı. Tarihte böyle bir kardeşliğin benzeri yoktur.

9. Medine’de yaşayan Yahudilerle Müslümanların bir arada yaşamasını sağlayacak Medine Vesikası denilen bir anlaşma yapıldı. Böylece farklı dinden insanların birlikte barış ve huzur içinde yaşaması temin edildi. Peygamberimiz (sav), Yahudiler bozana kadar bu antlaşmaya sadık kaldı. 

10. Müslümanlar kısa sürede o zamanın süper güçleri İran ve Bizans’ı yendi; Çin Seddi’nden Atlas Okyanusu’na kadar olan bölgeyi fethettiler; dünyaya insanlık, ilim, ahlak ve medeniyet öğrettiler. Cehalet, vahşet, zulüm, devri kapandı; ilim, adalet ve merhamet devri başladı. (*)

Cumartesi günü Düzce Mehmet Akif İnan Hafızlık İmam Hatip Ortaokulu’nu ziyaret ettim. Suffe Okulu’nun yeniden açıldığını Kur’an ve fen ilimlerinin bir arada okutulduğunu, ahlak ve fazilet eğitiminin yapıldığını gördüm. İstanbul’da Asım’ın Nesli İmam Hatip Ortaokulu, Fatih Sultan Mehmet İmam Hatip Ortaokulu, Kemal Hasoğlu İmam Hatip Ortaokulu’nu ziyaret ettim. Öğrenci ve öğretmenlerle sohbet ettim. Hepsi Suffe Okulu’nu model almışlar, canla başla çalışıyorlar. Bizi aydınlık bir gelecek bekliyor inşallah.  

(*) En Sevilen Öğretmen Hz. Muhammed (sav) ve Eğitim Metotları, s. 21, Nesil Yayınları, İstanbul 2017

 


YORUMLARA GÖZAT (7)

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.