Ali Karahasanoğlu

Ali Karahasanoğlu

10 yıl önce ve 10 yıl sonra: CHP fotoğrafı!

-

Biz de modaya takılalım.

Sosyal medyadaki, “10 yıl önce ve 10 yıl sonraki fotoğraflar”ı yayınlayarak, nelerin değiştiğini-değişmediğini gösteren ifşaatı hayata geçirelim..

Onlar, kişilerin “10 yıl önceki fotoğrafı ile, bugünkü fotoğraflarını yan yana koyup” neler değişmiş, yorumunu takipçilerine yaptırırlar iken...

Biz de..

CHP’nin 10 yıl önceki fotoğrafı ile, bugünkü fotoğrafını yan yana koyup, yorumunu size bırakalım.

10 yıl önceki CHP fotoğrafında, genel başkanlık koltuğunda Deniz Baykal oturuyor..

Sayısız seçime girmiş..

Yenilmiş ha yenilmiş.

Bir sefercik bile olsa, tek başına iktidara gelmemiş.. Gelememiş..

Şimdi aynı koltukta Kemal Kılıçdaroğlu oturuyor..

O da yenilmiş ha yenilmiş..

Başkanlık sistemine geçildiği için..

Artık eskisi gibi, koalisyon ile iktidar olma ihtimali de kalmamış..

Seçim öncesi ittifaklarla, “Bir kafa karışıklığı oluşturup, aradan sıyrılıp çıkabilir miyiz?”in derdine düşmüş..

10 yıl önce, başörtülü insanı nerede görse, hemen yasaklamak, onların özgürlüklerini kısıtlamak isteyen, bunun için dava açan bir CHP fotoğrafı var..

Bu kapsamda..

TBMM’de anayasa değişikliği yapıldığında.

AK Parti ve MHP birlikte hareket ederek.. TBMM’de, halkoylamasına bile gitmeye gerek olmayacak çoğunlukla.. 411 milletvekilinin oyu ile, başörtüyü serbest bırakan değişikliği yapıyorlar..

10 yıl önceki CHP, hemen Anayasa Mahkemesi’ne gidip, “Bu düzenleme iptal edilmeli” diyor..

10 yıl sonraki CHP ise.. 

Aynı davalardan, aynı söylemlerden bıktığından mıdır.. Anayasa Mahkemesi de artık kendisine yüz vermediğinden midir.. Artık parti tüzel kişiliği ile değil, üyesi olan milletvekilleri ile başörtü yasakçılığını sürdürüyor..

Avukatlara getirilen başörtü özgürlüğü sonrasında, CHP dava açmıyor ama..

CHP’li Mahmut Tanal, Danıştay’da dava açıyor..

Subaylara başörtü yasağı kalktığında..

Parti olarak kendisi cesaret edemiyor ama..

Dirsek teması olan küçük partilere dava açtırıyor.. Kendisi hiç görüş beyan etmiyor.. Topa girmiyor.. Üç maymunu oynayarak, durumu geçiştirmeye çalışıyor.. Açıkça, “bu bir özgürlüktür” demiyor..

Böylece... CHP’nin genel başkanı, parti yönetimi, uzun yıllardır tartışılan konularda dini özgürlükleri kısıtlayacak taleplerde bulunmuyor..

Ama yine de yasakçılığını hepten terketmiyor..

Tıynetinin gereğini yapıyor..

Genlerindeki DNA’yı ortaya çıkarıyor..

İl ve ilçe müftülerine nikah kıyma yetkisi veren düzenleme çıkarıldığında, soluğu hemen Anayasa Mahkemesi’nde alıyor.. Parti olarak açtığı davada, “Müftülerin nikah kıyma yetkisi iptal edilsin” diyor..

Dün itibari ile de..

Anayasa Mahkemesi, oybirliği ile aldığı karar ile, bu talebi reddederek, CHP’yi hüzne boğuyor.. 

10 yıl önce de.. CHP’de, halkla gerçekten iç içe olan tek siyasetçi konumundaki (Ben çizgisi itibari ile kendisini tasvip etmesem de.. Halkta bıraktığı izlenim açısından söylüyorum) bir Mustafa Sarıgül problemi vardı..

Sol bir partide siyaset yapsa da.. 

Dindarların oyunu almaya ihtiyaç duymayacağı bir ilçeden belediye başkan adayı olsa da..

Sadece seçim öncesindeki aylarda değil. Seçildikten sonra da.. 

Eyüp Sultan’da sabah namazında cemaat arasında görebileceğiniz.. 

Sadece bayram namazlarında değil, cuma namazlarında da kendisini görebileceğiniz.. 

Taziyenizde, düğününüzde, çocuğunuzun doğumunda hemen yanıbaşınızda biten, siyaseti iyi bilen bir Mustafa Sarıgül vakası vardı..

Dün CHP’den istifa etmesi ile..

10 yıl sonraki CHP’de de..

Yine bir Mustafa Sarıgül olayı var..

Beyaz Türklerden kabul edilmeyen..

Başarısını tescillediği halde istenmeyen.. CHP’den dışlanan, başka partilerden veya bağımsız olarak seçime girmeye zorlanan Mustafa Sarıgül olayı..

10 yıl önce de vardı..

10 yıl sonra da var..

Okullarda öğrencilere din eğitimi konusunda da.. 10 yıl önceki CHP de “istemezükçü” görüntü veriyordu..

Bugün de verdiği görüntü aynı..

Belki bir farkla..

10 yıl önce, yönetimi temsil eden isimler, sabahtan akşama kadar tekrar tekrar parti adına o söylemi dillendiriyordu.

Okulda mescide karşı çıkılıyordu. Öğrenci camiye götürülüp, ibadetlerin pratiğinin öğretilmesine karşı çıkıyorlardı..

10 yıl sonra bugün de..

Kendileri yönetim olarak yapmasalar da..

Milletvekillerine bireysel açıklama yaptırıyorlar. 

Dayatmacılıkları ile ünlü sol sendikaların bu konudaki söylemlerine, hariçten destek veriyorlar..

Bu milletin büyük çoğunluğunun müslüman olduğunu, çocuklarına İslam’ı öğretmek istediklerini bir türlü kabul etmiyorlar.. Kabullenmiyorlar.. 

**

 10 yıl önceki ve bugünkü CHP fotoğrafları ile..

CHP’nin saçlarına aklar düşmüşse de.. Sertlikleri törpülenmiş ise de..

Bazı yasaklardaki ısrarcılıklarına frenlemeler gelmişse de..

Yüzdeki buruşuklukların verdiği ağırdan almalar gibi.. “İstemezük”çülük sergiledikleri konulardaki taleplerini artık alçak perdeden yapmaya evrilmişlerse de..

İstediği kararlar çıkmadığında ortalığı velveleye vermiyor ise de..

Fotoğraf, 10 yıl önceki ile aynı gibi..

Dün başörtü yasağını Anayasa Mahkemesi’ne götürüyordu..

Bugün müftünün nikah kıyma yetkisini..

Dün başörtü yasağının sürmesini kendisi istiyordu.

Bugün partililerine yaptırıyor..

Din eğitiminin engellenmesi için dün kendisi açıklama yapıyordu.

Bugün sol sendikaları destekleyerek aynı yolda yürüyor.

Ne demiş atalarımız.

Katranı kaynatsan da olmaz şeker..

Cinsini sevdiğim, cinsine çeker..

CHP de aynen öyle..

Ha 10 yıl önce..

Ha 10 yıl sonra..

Yine yasakçı..

Yine halkına düşman.

Yine özgürlüklerin genişlemesinden değil, sınırlandırılmasından yana..

Yine her olumlu gelişmeye “istemezük” diyen..

İçindeki halkla bütünleşen isimleri tasfiye eden..

Seçimden seçime camiye gelenleri el üstünde tutan bir parti..

“Değişimi” diyemiyorum..

“Değişmemeyi” görüyor musunuz? 

 


YORUMLARA GÖZAT (70)

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.