Ali Karahasanoğlu

Ali Karahasanoğlu

Çevrene bak, suçunu öğren Müjdat!

-

Ayı oynatıyordu.

Şimdi kendisi oynuyor..

Şaklabanları da âlkış tutuyor..

Ne imiş:

“Suçunu bilmiyormuş”.

Bir kişinin, evinin 100 metre ilersindeki karakola gidip imza vermesini, büyük bir zulüm gibi göstermeye kalkıp, “suçumu bilmiyordum” demesi bile..

Suçunun ne olduğunu gösterir..

Ama çok merak ediyorsa sayalım..”Gözen” olan soyadını, niye “Gezen” yaptığından başlayalım..

Çocuğuna tiyatro dersi verdirmek isteyen bir babanın,  750 tllik teminat senedini, ödenmiş taksiti ile birlikte nasıl icraya koydurduğunu es geçelim..

Dindar insanlara sarfettiği nefret sözlerini hatırlatalım..

TV ekranından evli bir kadın için, sırf başörtülü diye yaptığı çirkin göndermeleri hatırlatalım..

Hayatında kendisine tek bir resmi görevli, “Niye içiyorsun Müjdat Bey” demediği halde..

Kendi kendine senaryolar yazıp, dindar insanlara “İçiyorsam içiyorum.. Sana ne lan pezevenk” diye TV ekranından küfür eden.

Ardından da, “Azeri dilinde pezevenk arabulucu demektir yani” diye kıvırtan..

Eski yıllarda yargıya yerleştirdikleri militan hakimler-savcılar etkin görevlerde olduğu için, dindar insanlara açıktan küfrederken.. O militan hakim savcılardan şimdilerde görevde kalan olmadığı için, artık hakaretlerini, tehditlerini açıktan yapamayıp..

“Celal, ne dersin, bu da suç mu?” diye, avukatına göndermeler yapıp, aklı sıra algı oluşturan korkak Müjdat..

Dün de karakol çıkışında benzer göndermeler yapmış..

“Kimin kaçacağını biliyorum, ama söylemem” demiş..

Karakol önündeki “Kimin kaçacağını biliyorum ama söylemem” sözlerini sarfetmesinin üzerinden daha birkaç dakika geçmeden, yurtdışından yayın yapan  FETÖcülerin internet siteleri, hep birlikte manşet atmışlar; “Kimin kaçacağını biliyorum!”

Sahi, Müjdat’ın yollama yaptığı Tayyip Erdogan, FETÖ’cü internet sitelerinin editörlerinin 15 Temmuz askeri darbe girişiminin en cafcaflı saatlerinde bile, yurtdışına gitmeyi aklının ucundan bile geçirmedi. Ama ona kumpas kuranların tamamı, ilk fırsatta yurtdışına kaçtılar..

İşte yurtdışına kaçan Müjdat’ın FETÖ’cü o kankaları, karakol kapısında yapılan “Kimin kaçacağını biliyorum” sözünü, dakikasında manşete taşıdılar..

Acaba Müjdat söyledi, onlar manşet mi yaptı? 

Yoksa, onlar kulağına fısıldadı, Müjdat söylenileni mi tekrarladı?

Bazı okurlarımız, “Biraz abartmıyor musun, Ali Bey” diyebilirler..

Dün karakola imza vermeye giderken Müjdat Gezen’in yanında durup, kendisine destek veren avukatlara bakın, kararı verin: Ben mi abartıyorum.. Yoksa hafızamızın unutkanlığını fırsat bilen bu soytarılar mı, hem dövüp, hem de “Dayak yiyoruz” diyorlar?

Kim var, Müjdat Gezen’in yanında?

Av. Nizar Özkaya!..

Kim bu Av. Nizar Özkaya?

Abdullah Gül Cumhurbaşkanı seçildiğinde, “Çankaya’ya Arap bedevi kılıklı bir eşle bir adam çıktı ve Çankaya’yı ele geçirdi” diyen, küstah bir avukat..

Sonraki yıllarda, başörtülü bir stajyer avukata ruhsat vermeyen.. O kıza başını açtırarak yemin ettiren bir işkenceci..

O işkenceye uğrayan avukat, Nizar Özkaya ve diğer baro yöneticilerini suçlar iken, olayı şöyle anlatmıştı, mahkemeye..

“Bana hangi liseye gittiğimi sordu. Başımı kapatmamı kimin istediğini sordu.. Başörtülü olarak yemin ettirmediler. Başımı açarak yemin etmek zorunda kaldım!” 

Çok değil..

Daha 4-5 yıl önce yaşandı bu olay..

Ve bu avukat..

Yani Abdullah Gül’e ve başörtülü eşine “Arap bedevi kılıklı” diye küfür edenler, Müjdat Gezen ile kol kola, bir başka dindar Cumhurbaşkanı’na yönelik yeni bir algı oluşturma görevlerini sürdürüyorlar..

“Ben ne dedim ki?” ile.. “Ben ne yaptım ki?” ile..

Kendilerini masum göstermeye, muhataplarını da despotmuş gibi göstermeye devam ediyorlar..

Siz var ya siz..

Bu ülkede başörtülü insanları yok saydınız.. Ezdiniz..

Hak ettikleri diplomalarını ellerinden aldınız.

Seçim kazanan Cumhurbaşkanı’na hakaret ettiniz.

“Bedevi” dediniz.. 

“Arap kılıklı” dediniz..

Bu hakaretlere rağmen, tek gün cezaevine girmeden, avukat  olanlarınız mesleklerine, ayı oynatıcılarınız da oynatmaya devam etti..

Kimse kulağınızdan tutup, “Haydin yallah” demedi size..

Siz de şımara şımara.. 

“Bu böyle gitmez” diyerek..

Hem tehditler savurup... Hem de işkenceye uğruyormuşsunuz gibi, hava estirdiniz.

Kim uğradı bu ülkede işkenceye?

Siz mi, biz mi?..

Kazandığı seçimle Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturduğunda, “Bedevi” denilenler mi?

Yoksa..

“Ayağınızdan sallandırılırsınız” tehditlerini bile savurabilen sizler mi?

 


YORUMLARA GÖZAT (47)

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.