Ali Karahasanoğlu

Ali Karahasanoğlu

Ekonomi uzmanlarımız “cari fazla”yı nasıl yorumluyor?

-

Ekonomi dört dörtlük değil ama.

Bir yıl önce yapılan yaygaradaki iddiaların hemen hepsinin işkembeden sallama olduğu da, tescillendi..

Bu tescillenme sonrasında, ekonominin dört dörtlüğe doğru daha da emin adımlarla gideceğini de, göreceğiz inşallah..

Düne bakarsak..

Dün söylenilenlere bakıp, bugün o konuşanların ne yaptıklarını takip edersek..

Bugünkü rakamları önümüze koyup, değerlendirirsek..

Varacağımız sonuç, bu..

Rakamlar tartışmasız ortada.

Bir yıl önce, dövizde ayak oyunlarının başlatıldığı aylarda  60 milyar dolar civarındaki cari açık..

2018 yılını, 28 milyar dolar olarak kapattı..

Şimdi 2019 yılında..

Cari açık tarih olmuş..

Fazlaya geçmişiz..

Dün açıklanan rakamları özetleyeyim..

12 aylık cari fazla, Eylül’de 5 milyar 895 milyon dolara ulaşmış.

Bu ne demek?

Bir bakkal dükkanı düşünün..

Daha bir yıl önce, 60 milyar içerde iken..

Şimdi..

5 milyar artıdasınız..

Enerji dışı cari denge rakamlarına bakarsanız..

Tablo çok daha olumlu..

Şimdilik bu rakamı ödemeye mahkumuz ama..

Gerçeği bilmemiz açısından önemli, enerji çıktımız olmasa, 41,5 milyar dolar fazla vermiş olacaktık..

Yani üretiyoruz..

Pazarlıyoruz..

Satıyoruz..

Enerjiyi katsanız bile 5 milyar kârdayız..

Enerjiyi katmazsanız..

41,5 milyar kârdayız..

“Bizim mutfağa yansıması ne olacak” diye merak mı ediyorsunuz?

Patatese soğana yansıdığı gibi..

Mutfak kalemlerinin tamamına da yansıyacak..

Böyle dediğim için, birileri tozu dumana katacak yine..

Saldıracaklar.

Hakaret edecekler..

Ama, test edelim..

Bu tabloyu, sadece ben mi söylüyorum?

Bir sene önce, “Her şey kötü, batıyoruz, iflasın eşiğindeyiz, öldük, ağlayanımız yok” diye ahkam kesenlere bakalım..

Bakalım ne diyorlar?

Ekonomideki gelişmeleri, nasıl yorumluyorlar?

Dolayısı ile, biz yalakalık mı yapıyoruz?

Yoksa..

Doğruları mı yazıyoruz..

Ekonomi konusunda, gözü kapalı, olumsuz yorum yapacak birkaç isim var, elimin altında.

Onların yorumlarına bakıp, size de aktarayım.

Bakalım, son rakamlar, bu kişiler tarafından nasıl değerlendirilmiş.

Doğrusunu söylemek gerekirse, yaptığım araştırma, benim açımdan epeyi eğlenceli oldu..

Tam bir komedi ile karşılaştım..

Hani tiyatroya gitseniz, bu kadar gülmeniz mümkün değil..

“Bu kadar yalanı, bu kadar sahtekarlığı nasıl yapabiliyorlar” diye kafayı taktığım birkaç isimden örnekleri vermeye başlayayım..

Kiminle başlayalım?

Atilla Yeşilada ile.

“Türkiye bitti, mahvoldu, öldü.. 31 Mart’ın ertesi günü, dolar 10 TL.. IMF kapıda” diyen Atilla Yeşilada..

Şimdi ne diyor biliyor musunuz?

Bir şey demiyor..

Diyemiyor..

İşi aptala vurarak, kapatmaya çalışıyor..

“Ekonomi battı” yazılarını Türkçe yazarken..

Şimdi kendisini İngilizce’ye vurmuş.

Hani utanmasa..

“How are you” ile gündemden kopmadığını gösterecek....

Öngörüleri çıkmayınca..

Yorumları Türkçe’den, İngilizce’ye evirmiş..

İngilizce yorumlar.. İngilizce alıntılar..

“Cari açık, cari fazlaya dönüştü” diyenlere cevap sadedinde, aptalı oynuyor, ilgisiz konulara dalarak, varlığını göstermeye devam ediyor..

Merak mı ediyorsunuz?

“Belki de, ekonomi hakkındaki yorumlarını, İngilizce kaleme almıştır” mı diyorsunuz?

Bir başlığı, sizin için çevireyim:

“AK Parti’de büyük değişiklik.”

Anlayın siz gerisini.

Ekonominin E’sinden bahsetmiyor..

Almış boyunun ölçüsünü, oturuyor..

Ekonomide uzman gibi gösterilen bir başka isim..

Mustafa Sönmez..

O da benzer bir taktikte..

Ekonomide söylediği ne varsa, hepsi yanlış çıkınca..

Genel aktüel konulara kendisini vermiş..

Bir milletvekilinin, TBMM’de yaptığı konuşmadaki, nafaka ile ilgili açıklamalarını paylaşıyor..

“Ben buradayım, ölmedim” diyor..

Ama uzmanı olduğunu iddia ettiği ekonomi ile ilgili, enflasyon ile ilgili, cari açık (daha doğrusu cari fazla) ile ilgili tek yorumu yok..

Ekonomi hakkında işkembeden atarken, gün geçiyor da..

Ekonomi artıya geçince..

Ekonomi konuşamayınca..

O da kendisini vermiş,  “Osman Kavala’ya özgürlük” konusuna..

Hani yarın, konken partilerindeki muhabbetleri aktarırsa, hiç şaşırmayalım..

Bir başka vıdı vıdıcı..

“Bundan sonra, her şey, ama her şey, daha kötü olacak.. Enflasyon da.. Dolar da.. Faiz de.. Her şey” diyen Emin Çapa..

Kafayı duvarlara mı vurmuş ne..

Ekonominin yanından geçmiyor:

“İnsanların yaptığını bildiğimiz ilk panaromik çizim. Çatalhöyük’teki hemşehrilerimiz, tam 9.000 yıl önce Hasan Dağı’nın patlamasını resmetmiş” diye bir paylaşım ile karşımıza çıkmış..

“Güneş rüzgarlarıyla, yıldızlararası boşluğun temas ettiği bu nokta, yani heliopause büyük bir merak konusu. Voyager 1 ve Voyager 2 verileri arasındaki farkın nedeni tam olarak bilinmiyor. Bir açıklama Voyager 1 geçerken Güneş’in çok daha aktif bir dönemde olması.”

Hani yanımda olsa, “Kafayı bir yere mi çarptın” diye soracağım..

Onu da geçtik. Bilimsel takılan Özgür Demirtaş’a geldik..

O biraz yiğitçe davranmış..

Ne kendisini İngilizce’ye vermiş.

Ne “Osman Kavala’ya özgürlük” ile “ölmedim, ayaktayım” görüntüsü vermeye çalışmış. Ne de, “uzay ile ilgileniyor” havası vermiş.. 

Direkt konuya girip söylemiş:

“Çok uzun bir süre sosyal medyada aktif olmayacağım. Yeni yılınızı, gelecek bayramlarınızı kutlarım. Hem bebeğimizle ilgileneceğim, hem de yeni akademik projelere yoğunlaşacağım. İnstagram’dan arada fotoğraf paylaşırım (söz verdiğim gençlik ders notlarım dahil). Herkese sevgiler.” demiş, kapatmış kepengi..

Hani “cari açık 28 milyar dolarlarda giderken, üretim yok iken, ithalat zirvelerde yüzerken, Türkiye’nin ayağa kalkması zorun zoru” idi?

Bir yıl içinde, bakın neler oldu neler..

Çıkın, “Tebrikler” deyin..

Düne kadar yaptığınız yorumlardan özür dilemeseniz de..

“Bu bir başarıdır, tebrikler Türkiye” deyin..

 


YORUMLARA GÖZAT (59)

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.