Ali Karahasanoğlu

Ali Karahasanoğlu

İşlerine gelince “hukuk”, gelmezse “guguk”!

-

İşlerine geleceğini sandıkları konularda..

Bas bas bağırıyorlar: “Hukuk devleti olmalıyız. Hukuk olmazsa, ekonomi de olmaz. Her şeyin başı, hukuk!”

Eyvallah..

Bir CHP’li, iki de HDP’linin, kesinleşmiş mahkumiyet kararları sebebi ile milletvekilliklerinin düşürülmesi prosedüründe hukuk ne diyor? (Bu vesile ile, önceki gün yaptığım hatayı da düzelteyim. Milletvekilliğinin düşmesi için, mahkumiyet kararının TBMM’de okunması yeterli. Ayrıca bir oylama yapılmıyor)

Hukuk şöyle diyor:

Anayasa 84. madde:

“5. Milletvekilliğinin düşmesi 

Madde 84 -

(..) Milletvekilliğinin kesin hüküm giyme veya kısıtlanma halinde düşmesi, bu husustaki kesin mahkeme kararının Genel Kurula bildirilmesiyle olur.”

“Bu cümleden ben bir şey anlamadım” diyecek kimse var mı?

Aslında anlaşılmayan bir şey olmaması gerekir ama.

İşine gelince “hukuk”, işine gelmeyince “guguk” peşinde koşanlar diyecekler ki, “Bir de 83. maddeyi okusana.”

Olur, okuyalım..

“4. Yasama dokunulmazlığı

Madde 83 - (..) Türkiye Büyük Millet Meclisi üyesi hakkında, seçiminden önce veya sonra verilmiş bir ceza hükmünün yerine getirilmesi, üyelik sıfatının sona ermesine bırakılır; üyelik süresince zamanaşımı işlemez.”

İşte bu maddeyi alıp, hukuk bilen de, bilmeyen de hepsi, “Bak bak, gördün mü, ne deniyormuş” diye, tepemize tepemize vuruyorlar..

Hukukçularını boşverin, kabzımalları bile bu madde ile ahkam kesiyor: “Üç ismin milletvekilliğinin düşürülmesi yanlış.”

Sorsak bu hukuk cahillerine..

“Ne dedin? ‘Milletvekilliğinin düşmesi’ mi dedin?”

Sonra devam etsek sorumuza..

“Milletvekilliğinin düşmesinin yanlışlığını söylerken, niye Anayasa’nın 84. maddesindeki ‘Milletvekilliğinin düşmesi’ başlıklı maddesine değil de..

Aynı Anayasa’nın 83. maddesindeki ‘Yasama dokunulmazlığı’ maddesine bakıyorsun ki?”

Öyle ya..

“Yasama dokunulmazlığı” ile ilgili bir sorun varsa, bir ihtilaf varsa..

83. maddeye bakmalısın..

Yasama dokunulmazlığı, 83. maddede düzenlenmiş, maddenin başlığını da “yasama dokunulmazlığı” olarak koymuşlar..

Ama sen..

“Milletvekilliğinin düşmesi” ile ilgili  bir ihtilaf yaşıyorsan..

O zaman..

84. maddeye bakacaksın.

Çünkü 84. maddenin başlığı, “milletvekilliğinin düşmesi” şeklinde..

Hani bana sorsanız..

Ben o milletvekillerinin, milletvekilliğinin çok daha önceden düştüğü kanaatindeyim ama..

Gereksiz tartışma çıkartmaya niyetim yok..

Benim kanaatim; Anayasa, kesinleşmiş mahkumiyet kararının, “genel kurula bildirilmesi” ile milletvekilliğinin düşmesinden bahsettiğine göre..

Kesinleşmiş mahkeme kararının, TBMM Başkanlığı’na gönderilmesi ile birlikte, ulaştığı an itibari ile milletvekilliği de düşmüş olur ama..

TBMM Başkanlığı genel kurulu temsil ettiği için, ayrıca bir işlem yapılmasına, genel kurulda kesinleşmiş mahkumiyet kararının okunmasına,  Anayasa’nın metni açısından gerek yok ama..

Daha da önemlisi, anayasa, “okunması”ndan bahsetmediği, “bildirim”den bahsettiğine göre.. 

Kesinleşmiş mahkeme kararının bildirilmesi anı ile milletvekilliğinin düştüğü açık ama..

İşin orasını bir kenara koyalım..

Ama konu ile ilgisiz maddeleri önümüze koyup “kel alaka” yorumlar yapanlara şunu hatırlatalım:

“Yasama dokunulmazlığı maddesinde, kişinin tutuklanması, gözaltına alınması ile ilgili ihtimaller düzenleniyor.. Dolayısı ile, milletvekilliği devam ederken, kişinin tutuklanması mümkün değil. Aslında, ağır cezalık suçlar ve Anasaya’nın 14. maddesi ile ilgili istisnalar da var ama.. Tam da bu üç milletvekili, o durumlara giriyor ama.. Haydi onu da es geçelim.. 83. maddede, ‘Milletvekilinin üyeliği sürdüğü müddetçe, tutuklanması mümkün değil’ deniliyor. ‘Milletvekilliği düştükten sonra da tutuklanamaz’ demiyor bir.. Zaten bizim tartışmamız, ‘tutuklanması değil, milletvekilliğinin düşürülmesi’ iki..”

Daha önemlisini de söyleyelim:

“Milletvekilliği düştükten sonra da, zaten 83. maddeyi de uygulayamazsınız.. Çünkü artık o kişi, TBMM üyesi değil..”

Ve 12’den hedefi vuralım:

“83. maddeyi sizin dediğiniz gibi anlayalım.. Her şey sizin dediğiniz gibi olsun.. Ama bir de biz bize.. 84. maddedeki ‘Milletvekilliğinin düşmesi’ başlığını ve maddenin içindeki ‘kesin mahkeme kararının genel kurula bildirilmesiyle olur’ ifadesini bir izah edin.. Burda denilmek istenen ne?”

Evet, bilen birisi çıksın anlatsın..

84. maddede, milletvekilliğinin düşmesi ifadesi, süs olsun diye mi oraya yazılmış?

Maddede “Olur” derken, neyin olduğundan bahsediliyor?

Yumurtanın olmasından mı?

Civcivin olmasından mı?

Yoksa..

Başka şeylerin mi peşindeler?

İşin gırgırı bir yana..

“Hukuk.. Hukuk.. İlla da hukuk.. Hukuk olmazsa, Avrupa’dan dışlanırız.. ABD’den posta yeriz.. Dünya devletleri arasında ikinci sınıfa itiliriz” diyenler..

Şimdi mevcut anayasadaki bir maddeyi uygulama konusunda, şöyle diyorlar:

“Ne var canım? CHP milletvekili Enis Berberoğlu’nun cezası kesinleştiği, taaa 1,5 yıl önce TBMM’ye bildirilmiş.. Bugüne kadar bu kesinleşmiş mahkumiyet kararı genel kurulda okunmamış. Yine okunmasaydı, ne olurdu sanki?”

CHP’li milletvekilinin yanı sıra, HDP’li iki milletvekili için de aynı gerekçeyi öne sürüyorlar:

“Canım ne olur sanki? TBMM döneminin sonuna kadar okunmasaydı, milletvekillikleri devam etseydi, kıyamet mi kopardı sanki?”

Ohh.. Ne güzel memleket..

Adamlara bakın.

Anayasa’nın, “kesinleşen mahkeme kararının bildirilmesi ile milletvekilliği düşer” dediği kişiler için..

“Alsınlar maaşları.. Çiğnesinler anayasayı.. Çiğnesinler kanunları.. Milletin paralarını haksız yere yesinler.. Ne olur ki? Kıyamet mi kopar” diyorlar..

Anayasa ne derse desin.. “Okumazsınız, anayasaya kazık atarsınız, olur biter” diyorlar.. 

İşlerine gelince “hukuk”!

İşlerine gelince, böyle “guguk” öneriyorlar..

 


YORUMLARA GÖZAT (64)

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.