Atilla Özdür

Atilla Özdür

Kahraman Özcan

-

Memleketimizin süper starlarından Özcan Deniz beyefendileri, İsrail’e gitmişler. Şu sıralarda ülkemizde çeviriyor oldukları bir TV şaheserinden ötürü İsrail’de epeyi nam ve şan sahibi olmuşlar...

İsrail vatandaşları dünyanın diğer ülkelerinden göçerek gelen Yahudiler. Bunların arasında Türk Yahudileri de yer alıyor. Usuldendir, ya da hayatın gerçeklerinden olsa gerek. Bir topraktan bir başka toprağa göçtüklerinde insanlar, beraberlerinde götürdükleri hatıralarını yeni memleketlerindeki vatandaşlarına anlatırlar...

Türk Yahudileri de dünyanın diğer bölgelerinden göçüp gelen yeni Yahudi dostlarına Türkiye’deki gelin güvey, düğün dernek usul ve geleneklerini anlatmış, haylice merak da uyandırmışlar...

İmkanı müsait olan İsrailli Yahudiler için meraklarından kurtulmanın kayda değer bir mali külfeti düşünülemezdi. Oradan Türkiye’ye geliyor ve zamanını denk getirebildiklerinde, Bursa’da kılıç kalkan gösterili düğün merasimlerinde misafir seyirci olabiliyorlar, havaya atış yarışmalarının yapıldığı düğünleri de hayret ve heyecanla seyredebiliyorlardı...

Ne var ki sonraları Türkiye İsrail ilişkileri biraz bozulunca bu imkanları ellerinden kaçırdılar...

İnsanoğlu bir şeye merak bağlamasın, bayağı hastalanır. Türkleri ve Türkiye’nin düğünlerini, bilhassa gelin alma ve kaçırma sahnelerini meraklanarak yatağa düşen Yahudiler, Türkiye’ye giden yollar da kapanınca ne yapsınlardı?...

Türkiyeli Yahudi komşularından sanırız bir fikir desteği aramışlardır... 

Onlar da, “bay Özcan hazır Türkiye’de bir İstanbul düğünü filme alıyor. Davet edelim gelsin buraya eseriyle birlikte, hem çalsın hem oynasın” , denilmiş olabilir...

Niye böyle bir formül düşünülemesindi!...

¥

Özcan bey yeni filminde damatlık falan oynuyorsa, davete icap ederek tutmuş kolundan gelin hanımı da, ver elini İsrail, 

Düğünü orada tamamlamaya...

Zaman da tam müsait, Terör devleti İsrail’in, Suriye’nin bir kısım toprağını kendine ilhak girişimine başladığı bir tarih ve de Müslümanların kitle halinde yere serildiği günlerde Dünya şehinşahı Trump hazretleri de bu ilhak eşkıyalığını onayladığı bir kutsal cumartesi...

İki bayramı bir arada kutlayan on bir bin İsrailli Yahudi seyirci, bu vesileyle Özcan Deniz’e verimli bir hoş geldin çekmiş...

O da, bunların misafirperverliğine karşılık, çok beğenilen filminin gelinli damatlı kahramanları olarak, bilet başına 300 dolar ödeyerek salona giren seyircilerine İstanbul usulü unutulmayacak bir düğün dernek şenliklerini yaşatmış...

Ayni ölçekte bereketli bir ikinci düğün şenlikleri daha ikram edilecekmiş İsrailli Yahudilere. Yakın gelecekte...

Çok güzel, Türkiye döviz dar boğazını aşacak, Özcan’ların yardımıyla... 

Türk dizilerini çok seviyormuş İsrail Yahudileri.

İsrailli Yahudiler seviyor ve beğeniyorlar da, Körfez’in Arap Müslümanlarına ne oluyor da, binleri, milyonları ödüyorlar, aşk-meşk ve fuhşiyat yüklü Türk TV dizilerine? ...

Milyonları milyar dolarları tiko para peşin ödeyerek satın alıyorlar Avrupa’nın kumarhane krupiyesi futbol kulüplerini?..

¥

Her neyse, bizi ilgilendirmez kimin neyi sevip kimin de lanetlediği. “Biz” kendi işimize ve çıkarımıza bakarız. Bu sektörün yani dizi sektörünün ithalat geliri iyi mi, güzel mi, cari açığa şifayap mı, “bizim için” önemli olan budur.

Çıplaklıkmış, fuhşiyatmış, kamu ahlakına karşı projeli bir darbe imiş... 

Bunların hiç biri “Bizi” alakadar etmez ve ilgilendirmez...

Di’mi?...

¥

Buyurun sizlere bir bulmaca. Yazımızda yer alan bu “Biz“ler de nenin nesi diyerek merakınızı mucip olmuştur, sanırız...

Ekran ve beyaz perdelerin dar boğaza girmiş memleket ekonomisine ithalat faslından çuval çuval bunca dolarlık destek getirirken, ahlak ve genel kültürümüzü mahvı perişan ediyormuş “BİZE NE?”

Kimdir bu yumuşak kalpli “Biz“?...

Devlet mi rejim mi?...  

¥

11.000 seyirci başına 300 dolardan üç milyon üç yüz bin dolar hasılat. Bunun üçte biri Özcan’ın ticari kazancı olsa, ithalat faslından bir milyon yüz bin dolar döviz girdisinde matrah olarak kayda alınacak...

Eh, bu kadarcık kahramanlıktan da kaçınmaz sanırız Özcan’ımız...

Olur mu, yapar mı dersiniz, kim bilir belli de olmaz...

 


YORUMLARA GÖZAT (5)

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.