Av. Yaşar Baş

Av. Yaşar Baş

Duruşmalarda kayıt ve görüntü yasağı kalkmalı

-

Hatta mümkünse zorunlu hale getirilmesinde de fayda var.

Eğer yargılamanın kalitesinin artırılması planlanıyorsa, önce etkili bir denetim imkanının oluşması lazım.

Yargılamanın en temel figürü hakim ne yaparsa ve ne yazarsa yargılama o eksende ilerliyor.

Özellikle de hukuk yargılamasında çok büyük önem arz eden taraf beyanlarının hakimin algılama hatta algılamayı da bırakın, bunu yazılı olarak tutanağa geçirme yeteneğine bağlı olarak nasıl şekil değiştirdiğini bir görseniz aklınız şaşar.

Mesleğinde zirve yapmış avukatlar artık yazılı beyan dışında bir beyanda bulunmamayı alışkanlık haline getiriyorlar. Zorunluluk halinde sözlü beyanı söyledikleri gibi tutanağa geçirmek çok az kişiye nasip oluyor.

Hakimler çoğu kez tarafların beyanını değil kendi anladıkları özeti tutanağa geçiriyor. Halbuki tarafların beyanları esas değil mi? Taraflar ne diyorsa aynen o şekilde tutanağa geçmesi lazım.

Hele bir de bazı hakimlerin davanın taraflarına karşı takındıkları tavırları, hak aramak için adliyeye gelen insanların maruz kaldıkları muameleleri görmelisiniz. Ama bir mahkemede yaşananlar konusunda sahip olabileceğiniz tek ispat aracı hatalı uygulamayı yapan hakimin tek taraflı kararı ile yazılan tutanak. 

Türkiye’nin hakim savcı kadrosunun çok çok büyük bir bölümü meslek ilkelerine sadakat, hukuk uygulama formasyonu ve etik sınırlar konusunda açık ara dünyanın en iyisi durumunda. 

Ancak mesleki etik, yargılama formasyonu ve genel davranış düzeyi bakımından ortalamayı aşağı çekenleri tespit edecek araçlar sınırlı kalıyor. 

İşine aşık olan ile işini baştan savan, yargılamayı insanların son başvuru mercii ve adaletin son kapısı görme sorumluluğunu taşıyan ile kendini çıkar odaklarına peşkeş çeken arasındaki farkın belirginleşmesini sağlayacak her yeniliğe kapının açık olması gerekir.

Bu ayrımı yapmaya yarayan tek ölçü elbette hakim tarafından yazılan tutanak değil. Ancak en önemli araç duruşma tutanakları.

Özellikle de bazı hakimlerin duruşma esnasında taraflara karşı insanlıkla bile bağdaşmayacak şekilde davranışlarının aynı hakim tarafından yazdırılan tutanaklar dışında ispatı nerdeyse mümkün değil.

Milyar dolarlık davalarda taraf avukatlarının beyanlarının tutanağa doğru geçirilip geçirilmediği tartışılıyor.

Bu tartışmalara ne gerek var. Duruşmada görüntü ve kayıt yasağının kime ne faydası var. Duruşmalar aleni olmak zorunda değil mi? Aleniyet isteyenin duruşmayı izleyebilme yetkisinden ibaret değil. İsteyenin gerektiğinde ilgisini ispat etmek koşuluyla olan biteni öğrenme hakkıdır aleniyet. 

Duruşmalarda görüntü ve kayıt yasağına karşı ağzınızı açsanız, ABD’deki görüntü ve kayıt yasağını yüzünüze çarparlar.

Bi defa ABD dünyaya model olacak bir yargı sistemine sahip değil. İkincisi aslında iki yüz yıl önce o dönemin tek kayıt aracı olan duruşma ressamları aracılığıyla kayıt alınmasının yolu açılmış. Ancak aradan geçen iki yüz yılda gelişen kayıt alma araçlarına göre sistem güncellenmemiş.

Duruşmada kayıt almanın tarafların haklarına bir olumsuz etkisi zaten olamaz. Nitekim bazı davalarda ses ve görüntü kaydı alınıyor. Bazı davalarda başından sonuna kadar ses ve görüntü kaydı yapılırken diğer davalarda ilkesel olarak ses ve görüntü kaydı yasak.

Emniyette görüntü ve ses kaydının zorunlu olması işkence ve kötü muamele iddialarını azalttı mı azaltmadı mı?

Aynen bu şekilde yargılamada yaşanan kötü muamelelerin önüne geçmek için ses ve görüntü kaydı serbest olmalı hatta zorunlu olmasında da fayda var.

Hem hakim performanslarını kendilerinin tuttuğu tutanaktan değil olduğu gibi izleme fırsatı olur.

Hem de duruşma sürelerinin yarısından fazlasını oluşturan da tutanak tutma işinden de kurtulmuş oluruz.

Öte yandan; tüm yargılamaların ses ve görüntü kaydı ile sürdürülmesi ne ciddi bir iş yükü getirir ne de ciddi bir maliyet. 

 


YORUMLARA GÖZAT (7)

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.