Av. Yaşar Baş

Av. Yaşar Baş

Futboldaki bu çeteye kim dur diyecek

-

Korona günlerinin tartışma konularından biri de futbol. Dünyanın tamamında ölüm kalım mücadelesi devam ediyor. Futbol ekonomisinin oluşturduğu baskıya bakın ki, ölüm kalım mücadelesi içinde bile gündemin bir parçası futbol olabiliyor. Cemaatle ibadetin bile yasaklandığı bir ortamda, futbol maçlarının oynanması için yollar aranıyor.

Gözler dünya futbolunu yöneten FİFA ve Avrupa futbolunu yöneten UEFA’da. Türkiye’nin futbol yöneticileri de dünyanın geriye kalanı gibi, FİFA ve UEFA buyruklarını kutsal metinler gibi bekliyor.

Dünya ve Avrupa futbolunun patronlarının futbol geçmişi ne? Koskoca bir sıfır. FiFA Başkanı İtalyan Gianni İnfantino’nun mesleği avukatlık. İlginç bir şekilde UEFA Başkanı Sloven Aleksander Ceferin’in mesleği de avukatlık.

Dünya futbol yönetiminin maaşlı bürokratları, seçimle göreve gelen yöneticiler olan FİFA Başkanı Sepp Blatter ve UEFA Başkanı bir futbol efsanesi Michel Platini’yi yolsuzluk iddiaları ile görevinden uzaklaştırarak yeniden aday olmasını yasakladı.

Ortaya çıkan boşluğu, İtalyan avukat ve UEFA’nın maaşlı çalışanı Gianni İnfantino’nun organize ettiği bir grup avukat doldurdu. İnfantino’nun başını çektiği bazı avukatlar ve iş birliği halinde oldukları bazıları yasa dışı bahis işi organizatörü olan bir çete dünya futbol kuruluşlarını bildiğiniz 17 Aralık tarzı bir darbe ile ele geçirdiler.

Bu çetenin menfaat ilişkilerinin İspanya ve Yunanistan gibi iki temel ayağı var. Ama bu küresel çete küresel futbol sisteminin bileşenlerinin bazılarını menfaat bağı ile bazılarını da statülerini kullanarak etkisi altına almış durumda.

Artık kendilerini dünyadaki devletlerin de üzerinde, devletlerin spor politikasını tayin edecek ve bu yolla genel siyasetin gidişatına da müdahale edecek güçte görüyorlar.

Bu küresel futbol çetesinin tehdidi ile Türkiye’de bir  Anayasa değişikliği teklifini AK Parti ve CHP’nin grup başkan vekillerinin tamamı zaten imzaladı da, MHP’li Oktay Vural ve Mehmet Şandır ve HDP’li Bengi Yıldız’ın imzası tarihte ilk kez bir teklif metni altında birleşti.

Yani Türkiye’de darbecilerin ve küresel drakulaların yapamadığını merkezi İsviçre’de bulunan bir dernek etrafında birleşmiş küresel futbol çetesi yaptı. Küresel saldırganlığa başkaldırının sembolü olan Türkiye’yi bile dize getirdi.

Şu anda Türkiye’de Cumhurbaşkanı’nın, Türkiye Büyük Milet Meclisi’nin ve aklınıza hani organ geliyorsa gelsin aldığı kararlar ve yaptığı işlemler yargı denetimine açık. 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında, darbecileri temizlemek için alınan kararlar bile yargı denetimine açıldı. Ama futbol federasyonunun aldığı kararlar yargı denetimine kapalı. Kurulan vesayetin ağırlığını oradan anlayın.

Küresel futbol çetesinin inşa ettiği yolsuzluk ve hukuksuzluk düzeninin detaylarına girsek, yüzlerce cilt ansiklopedi çıkar.

Ama sorun sadece futbolda değil ki. Sorun küresel spor sisteminin tamamında. Formula yarışları için istenen açık rüşveti reddettiğimiz için, yüz milyon dolar ödeyerek yaptığımız formula pistini yarış programının dışına atarken koskoca Türkiye Devletine yapılan aşağılayıcı muameleyi hatırlamıyor musunuz?

Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesi (Court Of Artbitration Sports) (CAS) denilen kukla vakfın, dünyanın en yüksek mahkemesi gibi muamele görmesini, buradaki yüz kızartıcı süreçleri de izlemiyor musunuz?

Türkiye on yıllardır Dünya Şampiyonası ve Olimpiyat düzenlemek için sarf ettiği eforun ve kaynağın onda biri ile bu küresel çete düzeninin yerine, devletlerin itibarını ve evrensel hukuk değerlerini esas alan yeni bir spor düzeni kurulmasına öncülük edebilirdi aslında.

Çözüm de çok basit. Siyonist kongrenin toplandığı ülkede, Siyonist kongre ile aşağı yukarı eşzamanlı olarak türeyen ve küresel bir çeteye dönüşen, sıradan birer dernek olan ve hiçbir uluslararası niteliği bulunmayan, bu nedenle etkili hukuki denetim araçlarına sahip olmaya küresel spor kuruluşları yerine;

Hükümetlerin taraf olduğu, temsil ve denetimi adalet üzerine kurgulanmış yeni bir spor düzeni için şartlar tarihin hiçbir döneminde bu günkü kadar müsait olmamıştı.

Hükümetler artık bu küresel spor çetesinin oyuncağı olmaya dur demeli. Dünyanın her yerinde çok ciddi rahatsızlıklar var. Ahlaksızlık, hukuksuzluk, adaletsizlik ve yolsuzluk paçalardan sızıyor.

Buna dur denilecekse, ateşin yakılacağı yer Türkiye’dir. Bu çok büyük bir tarihi sorumluluktur.

 


YORUMLARA GÖZAT (7)

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.