Fahrettin Dede

Fahrettin Dede

İYİ Provokasyon

-

İYİ Parti, siyaset yarışına girerken, en büyük motivasyonunun MHP karşıtlığı olduğu düşüncesindeydim. Nitekim, MHP içinde yaptıkları Devlet Bahçeli karşıtlığını, MHP’den ayrılıp İYİ Parti’yi kurduktan sonra da devam ettirdiler. Ama MHP karşıtlığı İYİ Partilileri tatmin etmiyor olmalı ki, MHP’den ve hatta diktatör ilan ettikleri Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan daha büyük bir düşmanları var: Suriyeliler!

SURİYELİ KARŞITLIĞININ TEORİSYENİ  

İYİ Parti lideri Meral Akşener, partinin genel başkan yardımcısı Ümit Özdağ derken, Suriyeli karşıtlığı şimdi de partinin adaylarına sıçramış. Partinin İstanbul Fatih Belediye Başkan Adayı İlay Aksoy’un halka vaat olarak sunup afiş yaptırdığı en büyük projesi, “Fatih’i Suriyelilere teslim etmemek!” Türk milliyetçilik tarihinin en utanç verici, en ahmak afişi olsa gerek!

Parti içinde Suriyeli karşıtı provokasyonun fikrî açıdan oldukça ucuz teorisyenliğini yapan isim ise partide ittifak görüşmelerinde iyice pasifize edilen Ümit Özdağ. Twitter adresinin yalancısıyım; son zamanlarda HDP’ye yönelik bırakınız ciddi bir eleştiri dile getirmeyi, HDP hakkında üç aşağı beş yukarı Kemal Kılıçdaroğlu ile aynı kafada… Ama bütün zaman tünelini Suriyeli mültecilere karşı yazılmış twitler ya da retwitler oluşturuyor.

ÖZDAĞ’I ENDİŞELENDİREN TÜRKÇE KONUŞAN ARAP ÇOCUKLAR

Öyle ya da böyle; İYİ Parti, ağırlıklı olarak milliyetçi kesim tarafından kurulmuş bir parti… Arap düşmanlığı ise Türkiye’de milliyetçilerin değil, Kemalistlerin ve CHP’nin bir sorunu, hastalığıdır. Kaldı ki, 2011 öncesinin Suriye topraklarında yaşayanların kan oranlarındaki Türklük, eminim Türkiye’de milliyetçilik taslayanların bazılarında yoktur. Diğer taraftan, farz-ı misal savaş sebebiyle 2013’te Türkiye’ye gelmiş bir ailenin o gün 3 yaşında olan çocuğu bugün 9 yaşındadır ve çatır çatır Türkçe konuşmaktadır. Milliyetçi Ümit Özdağ’ı endişelendiren bir Arap bebesinin Türkçe’yi kendisi kadar iyi konuşması mıdır?

İYİ PARTİ’NİN BEKA SORUNU!

Eminim; parti içinde Suriye’yi ve Suriyelileri çok iyi tanıyan milletvekilleri de vardır. Suriye’nin kültür hazinemizdeki yerini, Haleb-i Şehba’nın, Şam-ı Şerif’in medeniyet tasavvurumuzdaki yerini bilenlerden birkaç kişi vardır umarım parti içinde…

İYİ Parti’de Suriye’yi az çok tanıyan isimlerin devreye girmesinin zamanı geldi de geçiyor bile! Çünkü bir parti Suriyeli mülteci paranoyası ile varlığını ikame edemez. Bu da İYİ Parti’nin beka sorunu olsa gerek!

 

Taksim Meydanı’ndaki başörtülü kadınlar Saadetçi miydi?  

Taksim’de 8 Mart günü gerçekleşen eylem her boyutuyla çok tartışıldı, halen de tartışılmaya devam ediyor. Tartışmanın pek çok boyutunu tutarlı buluyorum. Meydanlarda fuhuş taraftarı, LGBT taraftarı sloganları, ezan sırasında susmayan ıslıkları sonuna kadar eleştireceğiz.

Ancak bu eylemde “Allah mısınız? Aileniz batsın” dövizini taşıyan kadınların Saadet Partili olduğuna yönelik iddiayı kim ortaya attıysa, ahrette hesabını nasıl vereceğini şimdiden düşünmeye başlasa iyi olur!

Saadet Partili birkaç arkadaşa utana sıkıla “Bu kadınlar sizin partiden mi?” diye soracak oldum. Sormaz olaydım. A haber’den başladılar, diğer sitelerden çıktılar.

Saadet’i sonuna kadar eleştirelim, tıpkı her partiyi eleştirdiğimiz gibi! Ama kadınlar hakkında konuştuğumuz zaman daha dikkatli olalım.

 

‘Siyasal fuhuş’u çalışacak akademisyen aranıyor!

Geçen Çarşamba günkü, “Fuhşun Siyasallaşması!” başlıklı yazım oldukça geniş kesimlerden tepkiler aldı. Kimisi arayıp tebrik etti, kimisi de Yılmaz Erdoğan ve kadın savunusuna girdi.

Ama ben siyaset sosyolojisi çalışan akademisyenlerin “Siyasal fuhuş” konusunu dikkate almaları gerektiğinde ısrarcıyım. Zordur, adamı yıpratırlar, hedefe koyarlar, nefret listelerine filan alırlar, ama şu millete yapacağınız hizmete değer.

 


YORUMLARA GÖZAT (7)

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.