Fahrettin Dede

Fahrettin Dede

Kemalist Cumhuriyet’in FETÖ’cü Cumhuriyet’ten ne farkı var?

-

Türkiye, etrafını sarmayalayıp kendisini yutmaya çalışan krizler yumağının ortasında ciddi bir mücadele veriyor. Bir taraftan terör örgütleriyle amansız bir mücadele yürütülürken, diğer taraftan ‘stratejik müttefikimiz’ de elinden geleni ardına koymuyor. Kâh twitleriyle saldırıyor, kâh doğrudan ekonomimizi hedef alıyor.

Bu kadar mı?

Değil!

Diğer taraftan Edirne’den Kars’a kadar hudut dahilinde FETÖ, DAEŞ, DHKP-C, PKK ile mücadele veriliyor. Hudut dışında Mehmetçik, Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı operasyonlarıyla vatan müdafaasını layıkıyla yapıyor.

Bu kadar mı?

Değil!

Türkiye’nin Suriye’den Yemen ve tâ Libya’ya kadar mazlumlara kol kanat geren politikalarından rahatsız olan devlet ya da devletçiklere karşı da amansız bir diplomatik faaliyet yürütülüyor.

Bu kadar mı?

Değil!

Aynı süreçte mahkemeler çok önemli görevler ifâ etti! İstisnalar kaideyi bozmaz; FETÖ’cü hakim-savcıların katlettiği hukuku; memleketin hakimleri, savcıları yerine koydu.

SAMİMİ KEMALİSTLERİ TENZİH EDERİM AMA…

Bu hakim ve savcıların kararlarıyla şekillenen davalardan biri Cumhuriyet Vakfı ve Cumhuriyet gazetesi davasıydı.

Biz FETÖ’yü herkesten önce biliyorduk” familyasının yaygın propagandasının aksine, tam da memleketin FETÖ tahakkümünden kurtulmaya başladığı günlerde girmişti Kemalistlerin Cumhuriyet gazetesi FETÖ kontrolüne… 2014’ten, 2015’ten bahsediyoruz. İşte tam da o günlerde Can Dündar’ı, Murat Sabuncu’su, Taraf ve Zaman’vari Cumhuriyet’lerini çıkarırken, doğru dürüst itiraz eden bir ses bile duyamadık.

2007’de ‘Şeriat geliyor’ vaveylası üzerinden “Tehlikenin farkında mısınız?” diye sirenler çaldıran zevat, Pensilvanya’daki hocaefendilerinin hizmetinde çok memnunlardı da anayasal düzene bağlı hakim-savcılar düzenlerini bozdu.

Samimi, dine, millete ve memlekete bir karşıtlığı olmayan Kemalistleri tenzih ediyorum; sakın yanlış anlaşılmasın ama… Bu kadar nankörlük en nankör kediye bile merhamet okutur.

TEK FARK YAZI FONTLARI

FETÖ oyununu bozan hükümet olmasa ellerindeki bir gazeteye sahip çıkamayan ‘Kemalist’ Cumhuriyet ekibi, halen kelimenin tam anlamıyla maval okuyor. FETÖ’nün gazeteyi sözüm ona terk ettiği gün nasıl bir yayıncılık benimsenmişse halen aynı mantıkla yayın yapılıyor.

FETÖ’cü ekibin kaldığı yerden yalana, çamura, ‘saray edebiyatı’na aynen devam ediyorlar. Amerikan FOX’un spikerleri İsmail Küçükkaya’ları, Fatih Portakal’ları parlatıp millete ve seçilmiş liderini ‘ayağından ters asılmak’la tehdit eden Metin Akpınar’lara, Müjdat Gezen’lere sahip çıkıyorlar. Amerikancı FOX’tan bahsetmişken; Açık Toplum Vakıflarıyla, George Soros ile ilişkileri sağır sultanların malumu Osman Kavala’ya hafiften bir eleştiri yapmak ise yasak. Yanlış anlamayın Kemalistlerin Cumhuriyet’inden bahsediyoruz. Son yaşanan rezalet ise herkesin malûmu… Işıl Özgentürk diye bir kadın, ‘Türbanın ilk kez Sümerlerde, tapınak fahişeleri tarafından kullanıldığı’ hezeyanı üzerinden bir yazı kaleme alıyor; Cumhuriyet’i kökenlerine döndürmekle iftihar eden Aykut Küçükkaya da bunu hiç âr etmeden basıyor.

Küçükkaya, geçenlerde bir yazısında gazetenin eski, efsane tasarımına döndüklerinden bahsediyordu…

Başlıktaki soruya cevap vereyim: Kemalist Cumhuriyet’in FETÖ’cü Cumhuriyet’ten tek farkı yazı fontları… Bir de Can Dündar’ın ‘hocaefendi’ dekupesini koyduğu yere Aykut Küçükkaya, Gazi Paşa’yı koyuyor… 


YORUMLARA GÖZAT (32)

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.