Hasan Aksay

Hasan Aksay

,

İmamoğlu ve 38. Kitap ve Kültür Fuarı

-

1950 yılı başlarında İstanbul Belediye Başkanı olarak görev yapan Prof. Dr. Fahrettin Kerim Gökay’dan itibaren İstanbul Belediye Başkanlarını, siyasetle ilgili herkes gibi ben de tanırım. İstanbul Belediye Başkanı, bakan kadar tanınan kimsedir. Şimdi aday Sayın Binali Bey ise geçmiş hizmetleriyle asırlarca anılacak bir kimse! İmamoğlu’nun, Kıbrıs Türklerine katliam uygulayan, “Makarios’un heykelini Beylikdüzü’ne dikmek” ve adaylıkla başlayan ünleri dışında, kamuoyunda dikkat çeken hizmetleri neler var bilinmiyor. 

Adaylığında uzlaşmacı vaatlerle tanımaya başladığımız İmamoğlu, seçim neticesi, kanunen kesinleşmeden, devlet ciddiyetinden uzak; ters söylem ve eylemlerle, başka bir İmamoğlu ile karşılaştık. 

Kanunen başkan olamadan, yani kanuni süre tamamlanıp, itirazlar, karara bağlanmadan, Anıtkabir’e koşup, kanun-nizam dışı, devlet düzenine meydan okur gibi, İstanbul Belediye Başkanı” diye defter imzaladı. Seçimdeki yolsuzluklar ise, Temel fıkrasına dönüşmüştü:Temel banka soygunu yapmış. Yargılanmış. Hakim, “Delil kifayetsizliğinden, berat!” deyince, Temel, “Ha.. Bu paranın hepsi benim mi!” diye çığlık atmış. Gece, “Başkan” imzası atma acelesi neden? Bu neticenin mecburi olduğunu herkes görüyordu. 

Makarios sevgisiyle, devlet imkânlarıyla İstanbul’a heykel diken İmamoğlu, Makarios aşkı kadar olmasa bile devletinin kurumlarına; seçilmiş olduğu belediye personeline, İstanbul seçmenine bir parça sevgi ve saygısı olsa, belediye başkanı olmadan belediyenin kapılarını kırdırıp, kilit taktırır; kanunsuz bir şekilde, kim oldukları millet ve devletçe bilinmeyen kimselerin, belediyenin gizli gizli bilgileri kopyalatılmaya kalkışılabilinir mi idi?

İstanbul’un ileriye dönük taslak planlarını, ele geçirebildilerse. Bu hainler, en azından arsa pazarında milyarlar vurabilecek imkân kazanacaktır. 

Seçimi kazandığından bu derece emin olan bir parti ve bir adayın, seçimin yenilenmesinden bu derece korkup telaşa düşmesi, görülmüş şey değildir.

Bütün ömrünce, parti başkanlığından Cumhurbaşkanlığına kadar millete, insanlığa hizmet etmiş, milletimiz de, hizmete nankör olmadığından kesintisiz, zirveye taşımış, güven ve sevgi teyit etmiştir. Bu hizmet ve sevgi sınırlarımızı aşmış, gönül dünyamızı da kuşatmıştır. Bugün, TC Cumhurbaşkanına karşı düşmanlık, İslam düşmanlarıyla sınırlıdır. Kılıçdaroğlu ve İmamoğlu liderliğinde karşıtlığın aşırılığını anlamak, her gün daha da güçleşmektedir.

Kılıçdaroğlu ve İmamoğlu liderliğindeki takım, YSK tarafından 250 sayfalık gerekçeyle anlatılan kanunsuzluk ve hırsızlıkları anlamamış görünmekte direniyor. Hatta yalnız birkaç ilçede tekrarlanan oy sayımında Ak Parti oylarında 20 bine yakın artış sağlanmıştır, 39 ilçede oy sayımı tekrarlansaydı netice yine, “Seçim!” denecekti. Hırsızlığı görmezden gelip, tartışma sporuna devam ediliyor. Seçim sonrası, büyük ihtimal yapılacak CHP Genel Başkanlığı seçim yarışı için, Kılıçdaroğlu, İmamoğlu yarışının ön provası olduğu yorumlarını da yabana atmamak lazım. 

İmamoğlu, kanunun öngördüğü şartlarla Başkan olamadan, 37 yıldır kesintisiz devam eden İstanbul Kitap ve Kültür Fuarını iptali etti. Önemlibir kültürhizmetini, yayıncısından dağıtımına, tanıtım ve ticaretine kadar ivme kazandıracak bir hizmeti engellemek istedi. Bu hizmet, senede bir elde edilen bir imkândı. Sayın Cumhurbaşkanı, bu grup hizmetleri, medeniyet davası olarak görerek devlet politikası haline getirmişti! Devletinin kanun ve nizamına saygı ve riayet vatanperverliktir.

Devlet, büyük nimettir. Devlete sahip olmanın nimetini bilmek, hayati önem taşır. Müslüman için bu öylesine büyük bir nimettir ki, devlet için hayat verilir. Bu, şehadettir. Rütbelerin en üstünüdür. Şehadete giden netice alıcı yol, çetindir. Allah’ın lütfu ve devlet imkânlarıyla aşılır. Yeni imkân ve ufuklara yol açar.                                    

Belediyelerin, önemli bir görevi kitap ve kültür hizmetleridir. Özellikle T.C. tarih, medeniyet ve kültür şehri İstanbul’da kitap ve kültür fuarı, önemli bir sorumluluktur. Bu göreve karşıtlık, neticesi ağır olacak bir yanlıştır.

İslam’ın ilk nazil olan ayeti, Müslümana “Oku!” diyor. T.C. üst kurumlarından Diyanet Başkanlığı tarafından organize edilmiş, hazırlıkları bitmiş, gelenekleşmiş bir “Kitap ve Kültür Fuarını” son günlerinde iptal, İmamoğlu ismiyle de zıtlaşmasına rağmen başarmıştır. 

Sayın Mehmet Barlas’ın 22/5/2019 tarihli makalesinden bir cümleyle noktalayalım: “Artık, ‘Bilinmeyen’ İmamoğlu, çok iyi bilinmektedir.”   

“Hak şerleri hayreyler. 

Zannetme ki gayreyler.

Mevla, görelim neyler. 

Neylerse güzel eyler.” 

Hamd Allah’a!

 


YORUMLARA GÖZAT (5)

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.