Hüseyin Öztürk

Hüseyin Öztürk

Akşemseddin Göynük’e Çağırıyor

-

Merkezinde “Devlet-i Aliye’nin” nişanı-belgeleri olan tarihi ilçelerin en mütevazısı, Bolu’nun Göynük ilçesidir.

Hacı Bayram Veli Hz.leri Göynük’ten kaç defa geçti bilemiyoruz ama öyle sevmiş olmalı ki, iki has talebesinin burada ikametini istemiş.

Birisi Akşemseddin Hz.leri, diğeri “Bıçakçı Dede” namlı, Ömer Sıkkîn Hz.leri”.

Dün Göynük’ten söz edip de Akşemseddin Hz.lerinden bahis açmamak olmazdı.

Bilmeyenler için hatırlatalım. Göynük, İstanbul’un manevi Fatih’i Akşemseddin Hz.lerinin metfun olduğu şehirdir.

“Bilmeyen mi var” denilebilir. Ben de olmaz sanırdım. Türbenin dibine kadar gelip de “Burada kim yatıyor” diye soranlardan tutun da “Burası cami mi” veya “Akşemseddin buraya niye gelmiş” diyenlere kadar neler sorulmaktaymış meğer.

Bu sebeple, Akşemseddin Hz.leri ne kadar çok tanıtılırsa, İstanbul başta olmak üzere Osmanlı tarihi de o kadar anlatılmış olur.

………………

Akşemseddin Hz.lerinin kendi yazdığı ve henüz günümüz Türkçesine çevrilmemiş “Yedi” ayrı kitabı bulunmaktadır.

Bu eserler; Süleymaniye Kütüphanesiyle, Ali Emiri ve Milli Kütüphanede, Kültür Bakanlığının ilgisini beklemektedir. Hatırlatalım.

Akşemseddin Hz.lerinin hayatı hakkında çeşitli eserler bulunmakla birlikte, ilgili kaynaklara başvurarak en kapsamlısı, İbrahim Kesgin tarafından hazırlanmış.

Kitabın adı, “Akşemseddin Hazretleri ve Dostları Sizi Göynük’e Çağırıyor” ismini taşımakta.

Kitapta sadece Akşemseddin Hz.lerinin hayatı değil, hazretin hayatına yön veren ilim ehilleriyle, yaşadığı dönemin uluları da anlatılmış. İçerik bakımından oldukça zengin!

……………….

Göynük’teki ikinci büyük Velî, Ömer Sıkkîn Hz.leridir. Kitapta onun hakkında da geniş bilgi bulunmakta.

Akşemseddin Hz.lerinin yaşıtı sayılan “Bıçakçı Dede” namlı Ömer Sıkkîn Hz.lerinin, “Hz. Hüseyin Efendimizin” soyundan geldiği rivayet edilmekte ve bu sebeple de “Emir” unvanıyla anılmaktadır. 

Evliya Çelebi’nin seyahatnamesinde adı “Seyyid Emir” olarak geçmekte. O devrin âlimleri ve talebeleri, başkalarının keselerine bakarak geçinmek yerine, mutlaka bir meslek sahibi olarak alın terleriyle ekmek paralarını kazanmışlardır.

İsteyen değil, veren el olmuşlardır. Seyyid Emir Hz.leri de bıçakçılıkla geçinmiş ve bu sebeple adı “Bıçakçı Dede” olarak bilinmekte ve tanınmaktadır.

Emir Sıkkîn yahut Ömer Sıkkîn Hz.leri ilk eğitimini Bursa’da “Somuncu Baba” olarak bilinen Şeyh Hamideddin Aksarayi’den almış.

Ömer Sıkkîn Hz.leri Somuncu Baba’nın vefatı üzerine “Hacı Bayram Veli” Hz.lerinin yanında yetişmiş ve irşad hizmetleri için Göynük ve civarına gönderilmiştir.

Türbesi, Göynük’ün Çeşme Mahallesi’ndeki, Çeşme Camii’nin bahçe uzantısında, Osmanlı dönemi kervan geçiş yolu üzerindedir.

Bolu Salnamesinde Bıçakçı Dede’nin türbesinin bir kervan reisi tarafından yaptırıldığı bilinmekle birlikte, daha sonra II. Abdülhamid Han devrinde de tamir edilmiştir.

…………………

Ezcümle Akşemseddin Hz.lerinden:

“Ey sonsuz kudretinin karşısında bütün âlemlerin bir nefes ve ey gücünün sonsuzluk denizinde dünyanın sadece bir çerçöp olduğu Yüce Allah’ım”.

 


YORUMLARA GÖZAT (1)

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.