Hüseyin Öztürk

Hüseyin Öztürk

Asırlardır kanayan yara Türkistan

-

Türkistan’ın kendi topraklarında özgürlüğüne kavuşabilmesi için bütün İslam âlemi bir olması gerekirken, kimseden ses çıkmaması çok manidar.

Maalesef bizden başka hiçbir İslam ülkesinin kılı kıpırdamıyor. Nasıl bir Müslümanlığımız varsa feleğim şaşmış vaziyette.

“Aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık” derler ya, aynen öyle. Kime ve nereye tüküreceğimizi bilememek ve yutkunmak öyle zor ki, sormayın gitsin.

Kanadı kırık kuş gibi ciyaklayıp duruyoruz. Ne yerde yürüyebiliyoruz ne geri uçup, dala konabiliyoruz. Öğrenilmiş bir çaresizliği ezberleyip duruyoruz.

Çin zulmü altında ezilen Türkistan’ın dramını anlatan ne yazılar var ne kitaplar var ne filmler var ne de belgeseller var.

Kültür Bakanlığı yerli-milli değer yargılarımızı hiç eden bir sürü kıytırık filmlere, belgesellere oluk oluk para akıtıyor da bir Türkistan filmi, belgeseli kitabı hazırlatamıyorsa kime ne diyelim.

Siyasette sadece Ak Parti ve MHP’nin gündeminde duruyor, onlar da Çin ve Rus zihniyetli iç siyaseti pisletenlerle uğraşmaktan, dış siyasete tam olarak eğilemiyorlar.

Yalnız bir de bütün mazlumların gözü Türkiye’de.

…………….

Acaba Cumhur İttifakı, Türkistan hakkında iç ve dış kamuoyunu bilgilendirecek; belgeseller, filmler, diziler, araştırma yayınları, belgeli kitaplar hazırlatılamaz mı?

Eğer böyle bir hizmet yapılacak olursa! Allah aşkına! Ne olur! Çocuklarınızın başı için, imanınızın hatırı için bu meseleden bile para kazanma adına gözlerini devlete dikip; “Biz yaparız” diye kar kürtünü gibi çığ düşmesi gibi duygu, düşünce ve inançlarımızı sömüreceklere meydan verilmesin.

Bu hususta Müslüman halkımızı aydınlatacak, zulmün tüm içeriğini ortaya koyacak her türlü hizmeti bila bedelsiz yapacak insanlar bulunmalı ki, samimiyetimizi görelim.

Mesela neden “Ayla” gibi, “Ertuğrul Fırkateyni” gibi bir film yapılmasın. “Ayla” filmini bilmem de Ertuğrul Fırkateyni, Kültür Bakanlığı için asla affedilebilecek bir durum değildir. O filme harcanan paranın hesabını o günküler veremezler.

Yine muvazeneyi kaybetmek üzereyim. Toparlamaya çalışayım.

………………….

Cahit Zarifoğlu ağabeyin, “Bir Değirmendir Bu Dünya” isimli eserinde, “Türkistanlar Nasıl Düştü” diye bir yazısı vardır.

O yazının ilk paragrafı bile Türkistan gerçeğini anlatmaya kâfidir. Yazı şöyle başlıyor:

“Necip El-Kiylani’nin Türkistan Geceleri isimli romanından:

-Rus ve Çin araştırmacılar, ‘İslam’ı Türkistan halkının kafasından söküp hayatından uzaklaştırmazsak, başarılı olamayacağımız gün gibi açıktır.

İşgal ile ihtilal ile her şeyin bitmeyeceği mükerrer tecrübelerle sabittir. Düşüncelerimizi onların arasında dinden tokat yemiş ilerici görüşlerin kafasına yerleştirmeliyiz.

Aksi takdirde onlar bozguna uğramış olsalar bile, tevhid inancı ile bizleri kovacaklar demektedir”.

……………..

Ezcümle:

Evet, Rus ve Çin araştırmacı zihniyetlilerinin aynısı, sadece orada değil, yıllardan beri bizdeki muhalefet cephesinde de mevcuttur. Tevhid birliğimiz olmazsa bizi de Türkistan’ın duruma düşüreceklerdi.

 


YORUMLARA GÖZAT (3)

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.