Hüseyin Öztürk

Hüseyin Öztürk

Bu Topraklarda Nice Bağımsızlık Destanları Yazıldı

-

Söze başlarken yine bir bağımsızlık mücahidimiz, Mehmed Şevket Eygi ağabeyimizin ruhuna (isteyenlerle birlikte) bir Fatiha okuyalım.

Ruhunu ve bedenini sadece Allah’a hasretmiş bir İslam kahramanı ve beyefendisiydi. Ayrıca yazacağım için rahmet dileyerek mevzumuza geçelim.

Sultan Alparslan, hurdahaş olmuş Anadolu’yu, İslam topraklarına katmak ve ihya etmek üzere vatan ettiğinden bu yana, nice bağımsızlık destanları yazıldı.

Nesillerden nesillere yazılan destanların ortak noktası hep aynıydı. “Vatan, Bayrak, Millet, Devlet ve Din”.

Çünkü “Kur’an, İslam, Ezan”, kıyamete kadar bu topraklara ve üzerinde yaşayan Müslüman halkımıza emanet edilmiştir ve bu emanet ancak kıyametle son bulacaktır.

1071 tarihinden itibaren yani 948 yıldır neler görmedi ki bu coğrafya.

Çeşitli devir ve zamanlarda bağımsızlığımıza göz diken düşman cepheleri değişse de niyetleri hiç değişmedi ve aynı gayeyle memleketimize, milletimize, dinimize karşı hücumdan vazgeçmediler.

Batı, devletimizin ve milletimizin esareti için defalarca Haçlı seferleri düzenledi. Yıllardır milletimizi ve devletimizi birbirine kırdırmak isteyen binbir senaryo üretti.

İşte o senaryolardan birisi de 15 Temmuz 2016 yılında sahneye konuldu.

İstiklal Mücadelemizden sonra yine bizzat halkımızın “imani iradesiyle” durdurduğu son darbenin destanı, 15 Temmuz 2016’da yazıldı.

ABD’nin devreye soktuğu aktörler bu sefer değişmişti. FETÖ terör örgütü, devletimizi ve milletimizi dini ve milli değerlerimiz üzerinden yani en sağlam yerimizden vurmuştu.

Şükürler olsun ki, bize emanet edilen büyük emanetlerin esas sahibi Rabbimiz, Cumhurbaşkanımızdan itibaren hayatında hiç direksiyona geçmemiş ev hanımına kadar, vatansever halkımızın ferasetini güçlendirerek, yeniden bir milli mücadele destanı yazdırdı.

Haçlıların hevesi kursağında kalmıştı. 22 saatte büyük bir destanın yazılışına günlerce inanamadılar, kendilerine gelemediler, sersem tavuk gibi hâlâ dişlerini gıcırdatmaktalar.

Darbe kalkışmasının sponsoru Haçlılar, devlet-millet işbirliğiyle yazılan büyük destandan ancak bir ay sonra hık-mık türü açıklamalarda bulunabildiler.

Batılıların ve içimizdeki uşaklarının bir türlü anlayamadığı hakikat şudur.

Devletimizin bağımsızlığı, Müslüman milletimizin son nefesine kadar savunacağı ve direneceği imani karakteridir.

İşte Türkiye üzerine sahnelenen tüm ihanetlerin ana sebebi; bu karakterimiz, bu özelliğimizdir. Ve kıyamete dek bu halin değişmesi mümkün değildir.

Elbet Haçlı Batı duracak değildir, bugün de görüldüğü gibi ülkemize ve milletimize dair türlü ihanetlerini sergilemekten vazgeçmeyeceklerdir.

En sağlam yerimizden vurmaya devam edeceklerdir. Milletimizi bir arada tutan dini ve milli değerlerimizi hercümerç etmek isteyeceklerdir. Ve istekleriyle kalıp, kahrolacaklardır.

Ezcümle:

Esas mesele! Devlet ve milleti olarak; sadece 15 Temmuz kalkışmasını değil, tarihimiz boyunca derinliği gökyüzünü ürküten zorluklara rağmen, varlığımızı nasıl koruduğumuzu yediden yetmişe her vesileyle anlatarak ve sahiplendirerek bağımsızlığımızı korumayı sürdürebilmektir.

 


YORUMLARA GÖZAT (0)

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.