Hüseyin Öztürk

Hüseyin Öztürk

İstanbul İslam’ın Emanetidir

-

Anadolu’nun fethi, İstanbul’un fethine giden yoldu. İlahi kaderin Anadolu’yu Müslümanlaştırmasındaki sır, İstanbul’un fethiyle yeni bir çağın açılmasındaydı.

İstanbul, İslam’ın Müslümanlara bir emanetidir. Bu emanete sahip çıkılmazsa, elden çıkacağı da meydandadır. Az zaman önce bunu gördük.

İman edenler için hatırlatalım ki, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) İstanbul’u hedef göstermiş ve bu hedefe gelmek için 90 yaşında yollara düşen Eba Eyyüp El-Ensari Hz.leri, emanete sahip çıkma adına İstanbul’a gelmiştir.

Hacı Bayram Veli Hz.leri, Akşemseddin Hz.leriyle, İstanbul’un fethini müjdelemek için Ankara’dan Edirne’ye boşa gelmemiştir.

Akşemseddin Hz.leri Fatih Sultan Mehmet’e hoca tayin edilirken, Fatih’in bir hocaya ihtiyacı olduğu için tayin edilmemiştir. Fatih’in yedi tane hocası vardı. Geçelim.

İstanbul bir İslam şehridir. Sanırım bu hakikatten, normal bir aileden dünyaya gelmiş ne doğulu ne batılı ne güneyli ne kuzeyli hiçbir insanın şüphesi yoktur.

İstanbul’un seçimi, Haçlı dünyalılarca siyasi bir seçim olmaktan çıkarılmış, Haç ve Hilal seçimi noktasına getirilmiştir.

Öyleyse bu şehre sahip çıkmak, ehli iman olduğuna inanan her insanın imani yükümlülüğüdür.

Hilal sancağı altında toplanılması gerektiğine inananlar gevşemedikçe, birbirlerine düşmedikçe, elbette bu topraklarda Haçlı zihniyetinin hâkim olması imkânsızdır.

Bu sebeple İstanbul’a;

- “Benim şehrim, medeniyetimin şehri, inancımın şehri, ülkemin medar-ı iftiharı, vatanımın bekçisi, aşımın, işimin, eşimin ocağı” diye sahip çıkarak, emin ellere teslim edilmesi, zerre iman nüvesi taşıyan her insanın idealidir.

Yurtiçinden ve dışından bütün dünya İstanbul seçimleriyle pek yakından ilgilenmekte ve ağırlıklı olarak da Haçlı zihniyetine sahip ülkelerin medyası ilgilenmektedir.

Haçlı medya ve onlara inanan kimseler haklı olarak bir şirk ve şirretlik içerisindedirler. Çünkü inançları böyle istemektedir.

Şirklerinin gereği şirretlik eden kimseleri ikna etmek, insanların amuda kalkarak da günlük hayatlarını yaşayabileceklerine ikna etmeye çalışmak gibi bir şeydir.

Şirk ve şirretlik içerisinde olan kimselerin uhrevi bir idealleri ve ideolojileri olmaz. Tüm ideal ve düşünceleri; “yemek, içmek, eğlenmek, nereden ve nasıl gelirse gelsin her şart ve şekilde sınırsızca ve sorumsuzca para kazanmak ve harcamaktır”.

Şirk ve isyan halinde olan kimselerin; asla haram, helal, hak-hukuk ve doğal olarak ahiret günü, hesap günü gibi değerler yargıları da yoktur.

Hıristiyan Avrupa asırlar boyunca bu zihniyetle İslam’la savaştı ve yine halen Amerika ve AB ülkeleri adına içeriden ve dışarıdan aynı mücadele çeşitli vasıtalarla sürmektedir.

Ezcümle:

Seçime dair olup bitenleri ve kimlerin kimlerle birlikte hareket ettiğini hepimiz görmekte ve şahitlik etmekteyiz. 

İstanbul bir İslam şehridir ve Müslümanlara emanettir. Emanet kavramına ise sadece ehli iman olan insanlar inanmaktadır. İnancını kaybeden her şeyini kaybeder. 

 


YORUMLARA GÖZAT (11)

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.