Hüseyin Öztürk

Hüseyin Öztürk

Kimmiş esas çete

-

Yüksek Seçim Kurulu, 31 Mart seçimlerinin 250 sayfalık iptal gerekçesini açıkladı. İptale sebep olan maddelerin hemen hepsi üzerinde ciddi çalışılmış ve karar verilmiş.

CHP adlı örgüt ile yandaş partililerin paniklemeleri zaten bir suçluluk haliydi. Akla hayale gelmedik ve asla olağan karşılanmayacak tepkiler göstermişlerdi.

Ak Parti yetkilileri ve Başkan Erdoğan ile MHP Lideri Bahçeli, Devlet ciddiyetini muhafaza ettikleri ve sahiplendikleri için, onların tahriklerine karşı sükûneti seçip, meseleyi hukuka havale etmeyi yeğlemişlerdi ve işte hak yerini bulmuş oldu.

Seçimin iptal sebeplerini tekrar etmenin anlamı yok. Neredeyse hemen her madde, ilgilenenler tarafından çoktan okunup geçti.

Yalnız bir husus var ki, onu hafızalara iyice yerleştirmek gerek. YSK şöyle diyor:

“Seçmen listesinde yapılan bütün maddi hatalar ve/veya kasti yanlışlıklar ve kanuna aykırılıklar sebebiyle, gerçek durumu tespit edilemeyen şüpheli oy sayısını 300.000’den fazla olduğu, bu sayının Adalet ve Kalkınma Partisi ve Cumhuriyet Halk Partisi adayları arasındaki fark olan 13.742 (Oy farkının yaklaşık 20 katı)’den fazla olduğu tespit edilmiştir”.

…………………

Şimdi Kızılay’da kim kimin yüzüne tükürmeli acaba? Kim ve kimler iş tutmuş?

Siyaset, küfretme ve iftira atma mesleği değildir. Siyaset, öncelikle halka karşı ahlaklı ve adaplı olma erdemliliğidir.

Yüksek Seçim Kurulu’nun 7 üyesine asla ve kat’a insani olmayan hakaretler edildi, iftiralar atıldı, haysiyetleri, onurları zedelendi.

Bu arada 7 üyeyi tebrik etmek lazım.

Devlet umuru görmüş olmalarının gereği midir başka bir sebepten midir bilemeyiz ama devlet adamına yakışır şekilde, hakaretçilere muhatap olmadılar.

………………..

Gelin bir an için malum kesimin iktidar olduğunu düşünelim. Hukuk başta olmak üzere memlekete ve millete neler yapmaz bunlar.

Rabbim şerlerinden sadece milletimizi ve devletimizi değil, dünyadaki bütün iyi insanları korusun! Amin!.

Rahmetli dedem:

-“Oğul, bunların yanında aldığın nefeslerin bile hesabını vereceksin! Sakın, bunlarla oturup kalkma” derdi.

Hamdolsun onlardan ve onlarla birlikte olanlardan ırağım. Şahsıma emanet edilen bu köşede, mümkün mertebe isimlerini dahi yazmam.

Çünkü bu köşenin de ahirette hesabı sorulacak. Zerre hayrın da zerre şerrin de hesabı verileceğine göre -zaten benim günahım bana yeter, bir de bunları günah galerime kaydettirmek- istemem. Allah şerlerinden muhafaza eylesin. Amin!.

…………………

Ezcümle:

Türkiye’de artık seçimler siyasi partilerin yarışı olmaktan çıkmış, “yönetecekler” seçimi olmaktan çıkmış, bir Batıl ve Hakk mücadelesi seçimidir.

Bu hakikati görmek için derinlemesine düşünmeye yahut araştırmaya gerek yoktur. Batı’dan kimlerin kimleri desteklediğine bakmak yeter.

Ve 23 Haziran İstanbul belediye başkanı seçimi değildir. Ülkemiz adına yerli ve milli duruş seçimidir.

 


YORUMLARA GÖZAT (8)

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.