Hüseyin Öztürk

Hüseyin Öztürk

Kültür Emperyalizmi

-

Bu haftaki eserimiz, Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları arasından çıkan merhum Ahmet Kabaklı Hoca’nın kitaplarından biri olan “Kültür Emperyalizmi” isimli eser.

Rahmetli Kabaklı Hoca’yı sadece devrinde değil, bugünlerde daha çok okumak gerek. Düşüncelerini ve gözlemlerini o yıllar için yazmış olsa da esasında bugünleri ve yarınları işaret ederek yazmış.

Güncelliğini sürekli koruyan yazılar her devirde okunmalıdır. Çünkü dünü anlatırken, bugün yapılan yanlışlar daha net görülebilmektedir.

Kabaklı Hoca’nın yazıları bir nevi her seviyeden her insana danışman görevi yapmaktadır. Bu sebeple eserlerinin; memleketimiz ve milletimiz için aklını yerli ve milli değerler adına kullanan herkesin elinin altında bulunması lazım gelir düşüncesindeyim.

Şahsımın da elinin altındaki kitaplardan birisi “Kültür Emperyalizmi”, diğer adıyla “Manevi Sömürgecilik” isimli eseridir.

……………..

Hoca’nın yazılarını okuyup bugüne ayna olarak tuttuğumuzda görülür ki, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve hükümetin, milli kültür politikasına karşı direnen ihanet çevrelerinin, pirinç çuvalındaki beyaz taşlar gibi olduklarını fark edersiniz.

Devlet-millet bütünlüğüne karşı şiddetle muhalefet eden, sanki bu topraklara ait değiller de Haçlı Batı zihniyetinin has elamanları gibi davranan siyasiler ve düdükçüleri, Batı’dan ithal edilen Kültür Emperyalizminin tavizsiz şakşakçılarıdır.

Kabaklı Hoca kitabındaki yazılardan birinde şu uyarıyı yapmaktadır:

“Kültür Emperyalizmi kavramını, Marksistlerden tamamıyla başka bir anlamda, “Manevi sömürgecilik” yerine kullanıyoruz.

Kendi kültür ve özüne dönmekte geç bırakılmış, yabancı kültür hayranı veya o kültürlere angaje aydın(!) ve idarecilerin eline düşmüş milletlerin, şahsiyetsiz ve perişan kalmasının, kaçınılmaz olduğunu gösteriyoruz”.

……………..

Evet, bugün özellikle sosyal medyanın her türlüsünde ve televizyonların ekseriyetinde, bu topraklara ve bu millete ait kaç program içeriği ve ismi sayabiliriz?

İçeriğinden vazgeçelim, isim dahi bulumayız. Sömürülen zihniyetlerden yerli ve milli isim beklenebilir mi? Ayrıca sosyal medyada ve televizyonların pek çoğunda, yerli ve milli kültür karşıtı Batı orijinli programların masrafı, kuruluşların kasalarından değil, Batılı kuruluşlardan aktarılan bütçelerle yapılmaktadır.

Yine Hoca’nın ikazlarından birine yol verelim.

“Hülasa bugüne kadar bilinen tahakküm, istila ve katliam çeşitleri içinde en öldürücüsünün “Kültür Emperyalizmi” olduğuna dikkat çekmeye çalışıyoruz.

Nitekim başka kültür, din ve törelerin istilası ile yok olarak silinmiş milletler kaybedilmiş vatanlar çoktur.

Asuriler, Frikyalılar, Normanlar, Hunlar, Urartular, Berberiler, Hititler… Bunlar, zelzele ile düşman gücüyle veya sömüren emperyalizmle değil, başka kültürlerin eziciliği altına girerek tükenmişlerdir”.

………………..

Ezcümle:

Bir halk, milli şahsiyetinden uzaklaşırsa, elbet zamanla benimsediği ve yabancı hissetmediği kültürlerin esaretine gönüllü girer, savunuculuğunu yapar.

Her geçen gün sinsi bir kültür emperyalizminin derinliklerine dalmaktayız ve umursamamaktayız. Anadolu’da “semeleşmek” diye bir tabir vardır.

Kültür emperyalizmi altında semeleşiyoruz.

 


YORUMLARA GÖZAT (8)

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.