Hüseyin Öztürk

Hüseyin Öztürk

Kurban karşıtlığı bilinçaltı din düşmanlığıdır

-

Yıllardır Kurban Bayramlarında birileri çıkar ve toplumun çok büyük ekseriyetinin sahiplendiği dini vazifelerimize muhalefet eder.

Esasında bu hali gayet normal karşılamalıdır. Arif Nihat Asya’nın ifadesiyle, “Ebu Cehiller kıt’alar dolaşmaktadır”. İbrahimiler var oldukça Nemrudiler de var olacaktır elbet.

İslam’ın ilk yayılış ve kabul ediliş devirlerinde Ebu Cehil ve arkasındakiler neler yapmış ve söylemişlerse, bugün de onların inancını paylaşanlar aynı şeyi yapmaktadırlar.

Bilenler bilir, bilmeyenler için hatırlatalım. Ebu Cehil’e sorarlar derler ki:

-“Pek âlâ biliyorsun ki İslam Hak dinidir, akrabalarından ve çevrendeki pek çok kimse İslam’ı kabul ediyor ama sen direniyorsun. Direndikçe de kinin artıyor neden?

Bu soru üzerine Ebu Cehil’in cevabı şöyle olur:

-“Biliyorum, İslam Hak dindir lakin nefsim, malım, ticaretim, şanım, şöhretim ve bir de kadınlarım; ‘Sen nasıl olur da Muhammed’e uyarsın’ diye engel olmaktalar”.

¥

Günümüzde Ramazan yahut Kurban Bayramlarına karşı çıkanlara bakarsanız, onların önemli bir kesimin de Ebu Cehil ve Nemrut’taki bencilliği ve inatçılığı görebilirsiniz.

Sadece Müslüman toplumlarda değil, diğer tahrif edilmiş inançlarda da “Bilinçaltı din düşmanlıklarının” çaresi yoktur. Bizdeki de gayet normaldir.

En büyük hastalık, bilinçaltı kirliliklerinin temizlenememesidir. Bu hastalık kişinin ruhunu mahveder. Ebu Cehil de Nemrut da mucizelerle karşılaştıkları halde iman etmediler.

Bir insanın, Kurban ve manasını anlaması için öncelikle Müslüman olması lazımdır. Haliyle Müslüman olmanın ve kalmanın da belirli kuralları vardır.

Bu kuralların bütününe “amentü” denilir. Amentüye direnenlere; “Amentü sahibi ol” yahut “Amentüye davet etmek”, Papaza “ezan oku, namaz kıldır” demek gibi bir şey olur.

¥

Amentüsü olmayanların sığındıkları limanları nefret duygularıdır. Oraya sığınarak rahatlar ve büyük zevk alırlar.

İnkârcılık, iftiracılık; bunların kişilik ve kimliklerinin vazgeçilmezidir. Mizaçlarının ve karakterlerinin gereği şirk ve isyanlarını ancak bu şekilde anlatabilirler. 

Önlerine yılda birkaç kez çıkan bu tür fırsatlar, böyleleri için bulunmaz fırsatlardır. İçinde yaşadıkları Müslüman topluma karşı kendilerini ispat etmek zorundadırlar.

Neyse, kötülüklerin kötülüklerini çoğaltmak, iyiliklerin iyiliklerine zarar vermektir. İyilikleri yaymalı ve anlatmalıyız. Kötülerin kötülüklerinden iyilik örnekleri doğmaz.

Bayram münasebetiyle ülkemizin her köyünden beldesine, ilçesinden illerine kadar bayram coşkusu yaşanmaktadır. Bayramın gereklerinden olan ziyaretler yapılmaktadır.

Yahya Kemal’in; “Biz ölülerimizle yaşarız” dediği gibi mezarlıklarımız şenlenmekte, dini ve milli değerlerimiz öyle veya böyle yaşamaya ve hatırlanmaya devam etmektedir.

¥

Ezcümle:

Sözü Mahatma Ghandi’ye ait olduğu söylenen şu ifadelerle bitirelim:

“Söylediklerinize dikkat edin, düşüncelere dönüşür.

Düşüncelerinize dikkat edin duygularınıza dönüşür.

Duygularınıza dikkat edin davranışlara dönüşür.

Davranışlarınıza dikkat edin, alışkanlıklarınıza dönüşür.

Alışkanlıklarınıza dikkat edin değerlerinize dönüşür.

Değerlerinize dikkat edin karakterinize dönüşür”.

 


YORUMLARA GÖZAT (8)

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.