Hüseyin Öztürk

Hüseyin Öztürk

Sayın ÖSYM’ciler başka soru kalmadı mı

-

ÖSYM başkanı ve soruları hazırlayanlar kimdir bilmiyorum. Bilmem de gerekmiyor.

Devletimiz bu kimselere güvenmiş ve demiş ki:

“Üniversite sınavına girecek öğrencilere sorular hazırlayarak, onların eğitim seviyelerini tespit edip, hak edenin istediği üniversiteye girmesini sağlayın” demiş.

Anlaşılan o kimseler de oturup sorular hazırlamışlar ve hafta sonu bu sorular milyonlarca öğrencinin önüne konuldu.

Şahsım da iki gün boyunca öğrencilerle ve velilerle beraberdim.

Sınıflarda öğrenciler Türkçemizi ve dilbilgimizi hercümerç edecek derecede içinden çıkılmaz sorularla boğuşurken, anne-babalar da dışarıda dua kitaplarından dualar okumaktaydı.

Birinci gün sınavdan çıkan pek çok öğrencinin iki şeyden şikâyetçi olduklarına aileleri de çevredekiler de şahitlik ettiler.

Türkçe bölümünde dört soru varmış ki, “yaratmak” fiili üzerine kurulu soruları anlamak ve herhangi bir tuzağa düşmemek için çocuklar saatler kaybetmişler.

Diğer soru ise bırakın üniversite sınavında sorulmasını, hiçbir alanda hiçbir sınavda hiç kimseyi ilgilendirmeyecek bir soru imiş.

Yazının başlığına dönerek Sayın ÖSYM’cilere soralım:

- “Beyler yahut bayanlar! Bu ülkede sanat dalları adına bütün sanatçılar bitti, yer ile yeksan oldu, hiçbirisinin esamisi okunmaz oldu da bir tek “Velev ki bilmem neyim” pankartıyla LBGT’cilerin eylemlerine destek veren şahıs mı kaldı?

Bu milletin değer yargılarının hamurunu yoğuran halk ozanlarımız başta olmak üzere, yüzbinleri aşan türkülerimizi yazanlar, yorumlayanlar, sanat musikisi ve hafif müzik bestecileri-yorumcuları-güftecileri ve diğer tüm sanatçılarımız dururken, bu şahsı gündeme getirmek ve üniversite sınavı sorusuna katmak nasıl bir zihniyetin ürünüdür?

Tarihimizi, medeniyetimizi, kültürümüzü, milli birlik ve beraberliğimizi anlatan nice hikâyecilerimiz, romancılarımız, sinemacılarımız, oyuncularımız, şairlerimiz, ozanlarımız, sanatçılarımız varken, bunların hiçbir birinin LBGT’ci kişi kadar kıymeti yok mu?

Böyle bir soruyla öğrencilerin hangi kültürel seviyeleri ölçülmek istenmiş olabilir? Şimdi böyle bir sorunun hazırlanmasında iyi niyet aranabilir mi? 

Yapmayın yahu! Kendisiyle ilgili sorunun sorulmasına malum şahıs da çok şaşırdığını beyan etmiştir.

İlgili kimse bile şaşırırken, soruyu hazırlayan ve onaylayanların böyle bir iş yapmakla yahut deneme yapmakla neyi amaçladıklarını keşke öğrenebilsek.

Ezcümle:

Kimsenin cinsel tercihini sorgulama hakkımız yok. Toplum nezdinde kabul görmeyen ve cinselliklerini fütursuzca sergileyen kimseleri, sanki toplumun “kabullendiği bir değer” imiş gibi sormak ve lanse etmek, çok yakışıksız bir durum değil midir?

Cumhurbaşkanımız Erdoğan, hükümetimiz, milletimiz ve sağduyu sahibi siyasetin önemli kesimi nerenin türküsünü çığırıyor, bunlar kimi lanse ediyor.

Yerlileşelim, millileşelim, kendimize dönelim, değerlerimizle buluşalım, denildikçe nelerle karşılaşıyoruz.

Bizim bize ait bir eğitim politikamız olmayacak mı? Eğitimde hep böyle tökezlemek ve şarampole yuvarlanmaktan kurtulamayacak mıyız?

Maalesef bizim bize ettiğimizi kimse etmiyor!

 


YORUMLARA GÖZAT (4)

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.