Hüseyin Öztürk

Hüseyin Öztürk

Urfa’da iyiler kendilerine şu soruyu soruyorlar...

-

“Ölümü, ruhların durmak dinlenmek bilmeden akan ırmak gibi görüyorum. Yarını da uzak bulmuyorum. Bugün yarına öyle yakın ki”…

Yukarıdaki ifade Doğu edebiyatından!

Kifayetsiz birtakım kimseler, nerede isimsiz bir söz bulsalar, hemen altına Batı’dan isim uydurup, kendilerini inkâr etmenin hazzını yaşıyorlar.

Oysa Doğu edebiyatından çalınıp Batı’ya yamanmış öyle hikmetli sözler var ki, Batıcı olmayı çağdaşlık sayıp akıllarını süngerleştirenler, Batı edebiyatına uşaklık etmekteler.

Neyse mevzuyu dağıtmayayım. Güzel icraat ve güzel insanlardan söz edeceğim.

¥

Hafta başında iki gün Urfa’daydım. Hayırlı insanların, hayırlı hizmetlerine şahitlik ettim. Memleketin gündeminden oldukça uzak ama insanlığa yakın hizmetlerdi.

Eğer iyilerden ve iyiliklerden yana olmak istiyorsak, öncelikle sosyal medyanın şeytan boyutunu temsil eden insan şeytanların her hareket ve sözlerinden uzak durmalıyız.

Ayrıca yine sosyal medyanın nereden ve kimler tarafından yönlendirdiği belli olmayan sitelerindeki haberlerden, yorumlardan, fotoğraflardan da uzak kalmalıyız. Geçelim.

¥

Urfa’da iyiler kendilerine şu soruyu soruyorlar:

“Ben kimim? Niye varım? Nereye gidiyorum? Sonumu nasıl hazırlamalıyım? Kime zararım, kime faydam var? Soruları çoğaltabilirsiniz.

Bu sorulara doğru cevap verenler, kendilerine geliyor ve asıl varmaları gereken tevekkül ve tefekkür kapısından içeri girerek, hayata oradan bakıyorlar.

Bu kapıdan içeri girenler; tüm inanç değerlerini nefislerine yüklediklerini, nefislerinin emrettiklerini imanın gereği saydıklarını, etrafındakilerin de kendisi gibi inanmaları için sarf ettiği çabaların esasında kendilerini perişan ettiğini görmüşler.

Urfa’dan bu intibalarla döndüm. Şimdi bir iyiliğe daha kapı aralayalım ve anlatalım.

¥

Şanlıurfa Sivil Toplum Kuruluşları İnsani Yardım Platformunun insani hizmetleri sadece gıda ve barınmayla ilgili değil elbet. Esas hizmetleri insana yatırım çerçeveli.

Platform üyeleri, Urfa’nın köy ve ilçelerinde yaptıkları araştırmalarda, ağırlıklı olarak kırsal kesimdeki hanımların ilmihal bilgilerinden yoksun olduklarını tespit etmişler.

Platformun tespit ettiği köylerde, “Haliliye Müftülüğüyle ortak bir proje geliştirerek, hanım vaizeler ve Kur’an Kursu hocalarından oluşan bir ekiple, köylerde ilmihal bilgileri eğitimlerine başlamışlar.

Öyle sanıyorum ki, bu vaziyet sadece Urfa köylerinde değil, yurdumuzdaki tüm köylerimizde, ilçelerimizde, vilayetlerimizde de mevcut.

Yalnız buradaki en büyük tehlike şudur:

İlmihal bilgileri ne köylerde, ne kasabalarda, ne şehirlerde, Diyanet İşleri Başkanlığı dışında her hangi bir kişi, kişiler yahut dini isimler altında bulunan çeşitli oluşumlara asla teslim edilmemelidir.

Onların pek çoğu, insanı dinden çıkaran ve kendi nefislerine göre ayarladıkları hurafelerle dolu bir din anlatmaktalar. Aman dikkat! Tek ilmihalsiz kalsınlar!.

Urfa Platformu gibi bu hayırlı hizmeti yapacak olanlar mutlaka Diyanet İşleri Başkanlığı ile işbirliği yapmalıdırlar.

Maalesef dini cehalet öyle boyutlardaki, hem dinlerini hem dünyalarını kaybediyorlar.

 


YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.