İbrahim Karataş

İbrahim Karataş

S-400’leri almasak bile F-35’leri vermeyecekler

-

Rus S-400 füzelerinin teslim tarihi yaklaştıkça Amerikalıların saldırgan ve tehditkâr tutumları artıyor. Ruslara yönelmenin sebebi Amerika’nın ve diğer NATO üyelerinin Suriye iç savaşı devam ettiği bir hengâmda Patriotlarını çekmesiydi. Ayrıca, 15 Temmuz darbesinde halkı bombalayan FETÖ’cü hain pilotları hedefine kilitleyecek bir füze sisteminin yokluğu Türkiye’nin en acil sorununun hava savunma sistemini almak olduğunu gösterdi. 

Amerikalıların Patriot füzelerini vermeyeceği açık ve nettir. Önce ortak üretim fikrine soğuk baktılar. Sonra yüksek fiyat verdiler. Daha sonra kongre devreye girerek satışına engel olacak kararlar çıkardı. Kongre bugünlerde yine devrede ve bu sefer de S-400 alınırsa F-35’leri Türkiye’ye vermemek ve ambargo uygulamak için kolları sıvamış durumda.  

Türkiye güce tapan bir güruhun kıskacında. Hem S-400’ler NATO’nun radar sistemine uyumlu değil diye itiraz ederler, hem de Türkiye’nin başı derde girdiğinde sisteme uyumlu Patriotları çekerler. Hem NATO müttefikliğinden bahsederler, hem de Türkiye’nin karşısında terör örgütünü desteklerler. Rus uçağı düştüğünde sözde NATO müttefiklerinin demeçlerini unutmadık. Kimisi “Türkiye aşırı davrandı bu yüzden savunmayız” dedi, kimisi de Türkiye yüzünden Rusya ile karşı karşıya gelmek istemediğini açık açık beyan etti. Böylelikle kimsenin kimse için ölmeyeceğini kendi ağızlarıyla itiraf ettiler. 

Amerika ise gemi azıya almış durumda. S-400 bahanesiyle ellerinden gelen her şeyle tehdit ediyorlar. Mesela füzelerle ilgisi olmamasına rağmen Kıbrıs Rum Kesimine silah ambargosunu kaldırmayı düşünüyorlar. Belli ki Türkiye’nin tüm yaralarını kaşımaya niyet etmişler. Sorunun sadece Rus füzesi alımı olduğu zannedilmesin. Mevcut Amerikan yönetiminde çok etkili olan neo-con ve Siyonist çete Türkiye ağzıyla kuş tutsa silah sattırmaz. 

Örneğin F-35’leri daha önce de vermemekle tehdit etmişlerdi. O günlerde Papaz Brunson’u bahane etmişlerdi. Brunson gidince şimdi de S-400 füzelerini öne sürüyorlar. Zannedilmesin ki Türkiye füzeleri almaktan vazgeçerse F-35’leri (ve Patriotları) verecekler. Böyle bir ihtimal hiç olmayacak. Yeni nedenler bulacaklar. Ya Kıbrıs diyecekler, ya insan hakları diyecekler, ya da başka bir bahane bulacaklar. Çünkü bizzat kendileri Türkiye’nin artık bir müttefik olmadığını söylüyor. Yarın bir gün kendilerine boyun büken bir hükümet gelirse tekrar müttefik olduklarını söyleyecekler ama inşallah o günleri görmeyiz. 

Çünkü mevcut durum her ne kadar ülkemizi zorlasa da ilerisi için umut veriyor. Ambargolar olmasa kendi silahımızı üretemeyiz. Bir şeyler yapmak için bazen bîçare kalmak gerekiyor. Nasıl ki Amerikalıların gizli ambargoları sayesinde kendi İHA’larımızı ürettiysek yeni ambargolarla füze de uçak da üretebiliriz. Bizim böyle bir kapasitemiz var. Ama bu demek değildir ki Amerikan ambargosuna maruz kalalım. Türkiye her şekilde ambargolardan etkilenir ve zarar görür.

Fakat hem Ruslardan silah alımını engelleyen hem de silah satmayan Amerikan kibrine de boyun eğilemez. Böyle bir durum Türkiye’yi her türlü saldırıya karşı savunmasız bırakır. Bu ülke kendisini tavanda dövülen demir olarak görmeli. Vurdukça sertleşecek ve güçlenecektir. Canlı cansız her varlık ancak bu şekilde dayanaklı hale gelir. 

Ambargo demişken; lobilerin kontrolündeki Amerikan kongre ve senatosuyla onların kontrolündeki Trump yönetimi büyük ihtimalle ambargo uygulayacaktır. Ambargo ekonomiyi de kapsayacaktır. Tabiri caizse tavandaki demiri çekiçle dövmeye çalışacaklar. Onlar dövdüğünü zannedecek ve fakat günün sonunda ortaya keskin bir kılıç çıkacaktır. Mevzunun bu noktaya gelmesini Türkiye istemedi. Türkiye’yi savunmasız bırakıp boyun büktürmek isteyenler Amerikalılar. Fakat son sözü Türkiye söyleyecek. O güne kadar tedbirli ve tedarikli olmaya ve sabretmeye mecburuz. Tersi bir durumda ne Amerikan ne de Rus silahı alabileceğiz. 

 


YORUMLARA GÖZAT (6)

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.