İlhan Oral

İlhan Oral

Fatiha suresinin mesajları 

-

Bir Müslüman çocuğu yedi yaşında namaz kılmaya başlar. Bu insan yetmiş yaşına erdiği zaman, yalnızca beş vakit namazlarda asgari bir milyon yirmi iki bin defa Fatiha suresini okumuş olur. Fakat bir defa dâhi merak edip “Ben bunca zaman namaz kıldım. Acaba bir milyon defa okuduğum bu ibare bana ne anlattı” diye merak edip düşünmez.

Elbette bu Müslüman Fatiha suresini boşu boşuna okumadı. Fakat alması gereken mesajları alamadı. Alması gereken mesajları alamadığı için bir milyon defa okuduğu Fatiha suresinden hiç yararlanamadı. Hele onu da bir görev savma tarzında okumuş ise Allah Teâlâ’nın bu muhteşem mesajlar yüklü ayetlerini hafife almış durumundadır. Fatiha suresinin verdiği mesajları Allah Teâlâ’nın muradına uygun olarak idrak etmek, Müslümanın imanı gereğidir. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin sünnetinin ihyasıdır. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Fatiha suresi kendisine ilka edilirken o sıralarda ileri düzeyde sıkıntı yaşıyordu. Her tür hamde layık Allah Teâlâ, O’na peygamberlik gibi bir görev vermişti.

Peygamberlik görevini bihakkın ifa etmek için insan eğitimine çok önem verecek ve fiilen uygulayacaktı. Bu görevine öylesine önem verecekti ki Fatiha suresinin mesajlarını anlamakta zorlanmayan tarihin en seçkin neslini yetiştirecekti ve onları insanlığın hizmetine hazırlayacaktı. Bunun için insanın pek zorlanmadan kabul etmesini sağlayacaktı. Hizmetin maya tutmasını sağlayacak temel değerleri, insanın fıtratına ve mantığına yükleyecekti. Bunun için de insanın fıtratını zedelemeden onu onure ederek yetiştirecekti.

Bu sistemle evlilik öncesinde, evlilik sürecinde ve çocukların doğum sonrasında Fatiha suresinin dolayısı ile bütün Kur’an’ın mesajlarını idrak edecek asırların en seçkin nesillerine kıvam vermişti. Öncelikle evlilik öncesinde eş olacak insanların denkliklerini ön plana almıştı. Evlilik sürecinde eşlerin birbirlerini, Allah rızası için sevmelerini, ahlâkî değerleri medeniyet çerçevesinde incelikle yaşamalarını, ana rahmindeki ceninin hafızasını kirletecek söz ve davranışlardan sakınmalarını, doğum sonrasında da ilim, merhamet ve adalet ilkelerini çocuklarının hafızalarına yerleştirmelerini emretmiştir. İnsan eğitimini öylesine işledi ki, daha çocuk konuşmaya başlayacağı zaman “çocuğunuzu, konuşacağı zaman onu “Allah” dedirterek dillendirin” buyurarak köklü, yaygın ve kapsamlı manevî ağırlıklı bir eğitim sistemi tesis etti. Tabii bunlar ilâhî iradenin tecellileri olarak görülmelidir.

Çocuğu, daha doğmadan nezahet ve letafet ile yetiştirecek kıvamında nesillerin yetişmesi hedefleniyordu. Yeni ve kalifiye nesillerin eğitimi için hazırlık yapıp her kademede insanın madde yapısını ve ruh alanını olgunlaştıran Kur’an sistemi insan unsurunu doğrularla ve helal rızıkla beslenerek ve ilmî değerlerle billur gibi insanın yetişmesi Fatiha’nın dolayısı ile Kur’an’ın mesajlarını anlayacak nitelikte bir ümmetin yetişmesine vesile olacaktı.

Hamd ile başlamada derin ve engin tefekkür vardır. Hamd, kulun zikir yapma alt yapısı, kulun Rabbine vefa borcu ve O’na olan sadakat tazelemesidir. Hamd ile kul, kendine verilen nimetlerin takdiri ve gelecekte verilecek nimetlerin umut hazinesidir. Sonsuza dek her tür büyük olayda ve her hâlükârda dayanacağı sahibin Allah Teâlâ gibi şaşmaz bir kudret olduğu şuurudur. Hem bunlar “âlemler” bütünü halinde iken korunma garanti belgesidir. İnsanın içinde bulunduğu “âlemler” beraberliğinin sevgi kaynağıdır. Böylece yalnızca Fatiha suresinde “hamd” kavramının hikmetleri derindir ve manidardır. “Rab” kavram olarak Allah; lafzatullahın açılımıdır. Doksan dokuz sıfatı ile tanıtılan Allah Teâlâ’nın birçok sıfatı “Rab” kavramında vardır. Allah zamandan mekândan münezzehtir. Fizik âleminde olanların hiçbiri O’na bezemez, O da hiçbir varlığa benzemez, eşi ve benzeri yoktur. O hiçbir şeye muhtaç değildir, her şey O’na muhtaçtır yani O Samed’dir. İlmi her şeyi kuşatmıştır, zerrelerden kürelere varıncaya kadar her şeyi eksiksiz bilen ve dilediği gibi yöneten O’dur.

İşte, bu bilgi, bu inanç ve bu şuur, Fatiha’nın mesajlarındandır. Kâinat mülkünün de, sorgulama gününün de sahibi de hâkimi de Allah Teâlâ’dır. İnsan olarak kulun, bilgi düzey, iman gücü, kişilik seviyesi Fatiha suresinin hikmetini idrak etme mertebesidir.

Ne mutlu idrak edip gereğini yapana! Esselamu aleykum.

 


YORUMLARA GÖZAT (1)

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.